Vurmak (to hit) conjugation

Turkish
16 examples
This verb can also mean the following: pound, shoot, beat

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
vururum
I hit
vurursun
you hit
vurur
he/she/it hits
vururuz
we hit
vurursunuz
you all hit
vururlar
they hit
Future tense
vuracağım
I will hit
vuracaksın
you will hit
vuracak
he/she/it will hit
vuracağız
we will hit
vuracaksınız
you all will hit
vuracaklar
they will hit
Present continuous tense
vuruyorum
I am hitting
vuruyorsun
you are hitting
vuruyor
he/she/it is hitting
vuruyoruz
we are hitting
vuruyorsunuz
you all are hitting
vuruyorlar
they are hitting
Past tense
vurdum
I hit
vurdun
you hit
vurdu
he/she/it hit
vurduk
we hit
vurdunuz
you all hit
vurdular
they hit
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
vuruyordum
I was hitting
vuruyordun
you were hitting
vuruyordu
he/she/it was hitting
vuruyorduk
we were hitting
vuruyordunuz
you all were hitting
vuruyorlardı
they were hitting
Present negative tense
vurmam
I do not hit
vurmazsın
you do not hit
vurmaz
he/she/it do not hit
vurmayız
we do not hit
vurmazsınız
you all do not hit
vurmazlar
they do not hit
Present continuous negative tense
vurmuyorum
I am not hitting
vurmuyorsun
you are not hitting
vurmuyor
he/she/it is not hitting
vurmuyoruz
we are not hitting
vurmuyorsunuz
you all are not hitting
vurmuyorlar
they are not hitting
Past negative tense
vurmadım
I did not hit
vurmadın
you did not hit
vurmadı
he/she/it did not hit
vurmadık
we did not hit
vurmadınız
you all did not hit
vurmadılar
they did not hit
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
vurmuyordum
I was not hitting
vurmuyordun
you were not hitting
vurmuyordu
he/she/it was not hitting
vurmuyorduk
we were not hitting
vurmuyordunuz
you all were not hitting
vurmuyordular
they were not hitting
Future negative tense
vurmayacağım
I will not hit
vurmayacaksın
you will not hit
vurmayacak
he/she/it will not hit
vurmayacağız
we will not hit
vurmayacaksınız
you all will not hit
vurmayacaklar
they will not hit
Present interrogative tense
vurur muyum?
do I hit?
vurur musun?
do you hit?
vurur mu?
does he/she hit?
vurur muyuz?
do we hit?
vurur musunuz?
do you all hit?
vururlar mı?
do they hit?
Present continuous interrogative tense
vuruyor muyum?
am I hitting?
vuruyor musun?
are you hitting?
vuruyor mu?
is he/she hitting?
vuruyor muyuz?
are we hitting?
vuruyor musunuz?
are you all hitting?
vuruyorlar mı?
are they hitting?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
vurdum mu?
did I hit?
vurdun mu?
did you hit?
vurdu mu?
did he/she hit?
vurduk mu?
did we hit?
vurdunuz mu?
did you all hit?
vurdular mu?
did they hit?
Past continuous interrogative tense
vuruyor muydum?
was I hitting?
vuruyor muydun?
were you hitting?
vuruyor muydu?
was he/she hitting?
vuruyor muyduk?
were we hitting?
vuruyor muydunuz?
were you all hitting?
vuruyorlar mıydı?
were they hitting?
Future interrogative tense
vuracak mıyım?
will I hit?
vuracak mısın?
will you hit?
vuracak mı?
will he/she hit?
vuracak mıyız?
will we hit?
vuracak mısınız?
will you all hit?
vuracaklar mı?
will they hit?
Present negative interrogative tense
vurmaz mıyım?
do I not hit?
vurmaz mısın?
do you not hit?
vurmaz mı?
does he/she not hit?
vurmaz mıyız?
do we not hit?
vurmaz mısınız?
do you all not hit?
vurmazlar mı?
do they not hit?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
vurmuyor muyum?
am I not hitting?
vurmuyor musun?
are you not hitting?
vurmuyor mu?
is he/she not hitting?
vurmuyor muyuz?
are we not hitting?
vurmuyor musunuz?
are you all not hitting?
vurmuyorlar mı?
are they not hitting?
Past negative interrogative tense
vurmadım mı?
did I not hit?
vurmadın mı?
did you not hit?
vurmadı mı?
did he/she not hit?
vurmadık mı?
did we not hit?
vurmadınız mı?
did you all not hit?
vurmadılar mı?
did they not hit?
Past continuous negative interrogative tense
vurmuyor muydum?
was I not hitting?
vurmuyor muydun?
were you not hitting?
vurmuyor muydu?
was he/she not hitting?
vurmuyor muyduk?
were we not hitting?
vurmuyor muydunuz?
were you all not hitting?
vurmuyorlar mıydı?
were they not hitting?
Future negative interrogative tense
vurmayacak mıyım?
will I not hit?
vurmayacak mısın?
will you not hit?
vurmayacak mı?
will he/she not hit?
vurmayacak mıyız?
will we not hit?
vurmayacak mısınız?
will you all not hit?
vurmayacaklar mı?
will they not hit?

Examples of vurmak

Example in TurkishTranslation in English
"Baba, Ruslar bize vurmak istiyor.""Daddy, the Russians want to hit us".
"Bir hedefi indirmek için bir dostu vurmak, başarılması oldukça güç bir iştir."Shooting through a friendly to hit a target is a tricky thing to pull off.
"Bir kıza yerdeyken vurmak olmaz."Don't hit a girl when she's down.
"Durun haydutlar, başka birine vurmak istemiyorum" dedim.I said, 'Stop, you banditos! I don't want to have to hit anyone else. '
"Kaldırım taşı" çünkü park ettiğin zaman kaldırım kenarındaki taşa vurmak istemezsin.because when you park, you don't want to hit the curb.
Bankayı kalbinden vuracağım, emanet dolabına gireceğim.l will hit the heart of the bank, the safe deposit vaults
Bir çocuğa vuracağım.I will hit a child.
Bundan sonra her zamankinden daha fazla vuracağım.I will hit you more often than usual from now on.
Büyük ihtimalle bunu yaptığıma pişman olacağım ama bunu yapmamak için kendimi zor tutuyorum. Hatta bana bir tokat da yetmeyecek yanakların kızarana kadar bir sağdan bir soldan vuracağım.And I naturally won't content myself with a slap, but will hit to the right and left until your cheeks swell up.
Craig, evet vuracağım, uh, müzik, gadgetler.Craig, y and I will hit, uh, music, gadgets.
Denemediğin için sana vuruyorum.I am hitting you because you didn't try.
"Balığımı ısıran köpekbalığını vurdum ama; ..."diye düşündü."But I killed the shark that hit my fish, " he thought.
"Bana bira ver." veya "Evet, ona da sağlam vurdum." gibi anlamsız şeyler konuşmak.To say inane stuff, like "beer me," or, "yeah, I'd totally hit that."
"Bir yabancı bana dayak attı" Ben sana vurdum!"A stranger beat you up"? I hit you.
"Haydi, Leon. Sana dört kez vurdum"I hit you four times."
"Ona keskin tarafıyla vurdum."I hit him with the blade.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'hit':

None found.
Learning languages?