Almak (to take) conjugation

Turkish
35 examples
This verb can also mean the following: buy

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
alırım
I take
alırsın
you take
alır
he/she/it takes
alırız
we take
alırsınız
you all take
alırlar
they take
Future tense
alacağım
I will take
alacaksın
you will take
alacak
he/she/it will take
alacağız
we will take
alacaksınız
you all will take
alacaklar
they will take
Present continuous tense
alıyorum
I am taking
alıyorsun
you are taking
alıyor
he/she/it is taking
alıyoruz
we are taking
alıyorsunuz
you all are taking
alıyorlar
they are taking
Past tense
aldım
I took
aldın
you took
aldı
he/she/it took
aldık
we took
aldınız
you all took
aldılar
they took
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
alıyordum
I was taking
alıyordun
you were taking
alıyordu
he/she/it was taking
alıyorduk
we were taking
alıyordunuz
you all were taking
alıyorlardı
they were taking
Present negative tense
almam
I do not take
almazsın
you do not take
almaz
he/she/it do not take
almayız
we do not take
almazsınız
you all do not take
almazlar
they do not take
Present continuous negative tense
almıyorum
I am not taking
almıyorsun
you are not taking
almıyor
he/she/it is not taking
almıyoruz
we are not taking
almıyorsunuz
you all are not taking
almıyorlar
they are not taking
Past negative tense
almadım
I did not take
almadın
you did not take
almadı
he/she/it did not take
almadık
we did not take
almadınız
you all did not take
almadılar
they did not take
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
almıyordum
I was not taking
almıyordun
you were not taking
almıyordu
he/she/it was not taking
almıyorduk
we were not taking
almıyordunuz
you all were not taking
almıyordular
they were not taking
Future negative tense
almayacağım
I will not take
almayacaksın
you will not take
almayacak
he/she/it will not take
almayacağız
we will not take
almayacaksınız
you all will not take
almayacaklar
they will not take
Present interrogative tense
alır mıyım?
do I take?
alır mısın?
do you take?
alır mı?
does he/she take?
alır mıyız?
do we take?
alır mısınız?
do you all take?
alırlar mı?
do they take?
Present continuous interrogative tense
alıyor muyum?
am I taking?
alıyor musun?
are you taking?
alıyor mu?
is he/she taking?
alıyor muyuz?
are we taking?
alıyor musunuz?
are you all taking?
alıyorlar mı?
are they taking?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
aldım mı?
did I take?
aldın mı?
did you take?
aldı mı?
did he/she take?
aldık mı?
did we take?
aldınız mı?
did you all take?
aldılar mı?
did they take?
Past continuous interrogative tense
alıyor muydum?
was I taking?
alıyor muydun?
were you taking?
alıyor muydu?
was he/she taking?
alıyor muyduk?
were we taking?
alıyor muydunuz?
were you all taking?
alıyorlar mıydı?
were they taking?
Future interrogative tense
alacak mıyım?
will I take?
alacak mısın?
will you take?
alacak mı?
will he/she take?
alacak mıyız?
will we take?
alacak mısınız?
will you all take?
alacaklar mı?
will they take?
Present negative interrogative tense
almaz mıyım?
do I not take?
almaz mısın?
do you not take?
almaz mı?
does he/she not take?
almaz mıyız?
do we not take?
almaz mısınız?
do you all not take?
almazlar mı?
do they not take?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
almıyor muyum?
am I not taking?
almıyor musun?
are you not taking?
almıyor mu?
is he/she not taking?
almıyor muyuz?
are we not taking?
almıyor musunuz?
are you all not taking?
almıyorlar mı?
are they not taking?
Past negative interrogative tense
almadım mı?
did I not take?
almadın mı?
did you not take?
almadı mı?
did he/she not take?
almadık mı?
did we not take?
almadınız mı?
did you all not take?
almadılar mı?
did they not take?
Past continuous negative interrogative tense
almıyor muydum?
was I not taking?
almıyor muydun?
were you not taking?
almıyor muydu?
was he/she not taking?
almıyor muyduk?
were we not taking?
almıyor muydunuz?
were you all not taking?
almıyorlar mıydı?
were they not taking?
Future negative interrogative tense
almayacak mıyım?
will I not take?
almayacak mısın?
will you not take?
almayacak mı?
will he/she not take?
almayacak mıyız?
will we not take?
almayacak mısınız?
will you all not take?
almayacaklar mı?
will they not take?

Examples of almak

Example in TurkishTranslation in English
! Onun yerini... almak mı istiyorsun? Belle, hayır!You would take his place?
"...seni kollarıma almak."- "To take you in my arms. "
"Adolfo'su, onu bıraktığı için mi," "Kendi canını almak istedi?"'Because this Adolfo abandoned her, and then she tried to take her own life?
"Bilinmedik tehlikeler içinden bir sürü zorluk çekerek Cin Şehir'i aşarak bu kaleye ulaştım çaldığın çocuğu geri almak için.""Through dangers untold... and hardships unnumbered... I fought my way here to the castle... beyond the Goblin City... to take back the child that you have stolen."
"Bu olay ve yıllar boyu süren korkaklığım için... sorumluluğu almak zorundayım.""I have to take responsibility for it and for my cowardice hiding all these years." I caught her sneaking out one night.
"300,000'e bırakırsanız alırım!""300,000 and I'll take it."
"Ben Raymond'u alacağım." dedi. "Pekala, ben de Sheila'yı alırım." dedim.She said, "l'll take Raymond." l said, "All right, l'll take Sheila."
"Ben yaparım", "Diğerini alırım", "Ben bağlarım" diyor."I'll do this", he says, "I'll take the other". "I'll tie that".
"Bu adam gibi görünmek istiyorum." Senin gibi görüneceğimi düşündüğüm için Hydroxycut ya da benzeri bir destek satın alırım.I wanna look like that guy." so I go and take Hydroxycut or some supplement because I think that I'm gonna look like you.
"Dinle Erez, ya MAG'i bana verirsin ya da zorla alırım!" dedim."Listen, Erez, give me the MAG, or I'll take it by force!"
"Bir adam arkadaş edindiğinde sorumluluk alırsın" demişti.Amanonce said, "When you make a friend, you take on a responsibility."
"Eğer birisi pantolonunu alırsa sen de onunkileri alırsın" yazıyor.It says "if somebody takes your pants, you take theirs."
"ikisini de alırsın, Ve işte hayatın gerçekleri.""you take them both and there you have the facts of life."
- "Peki nasıl alırsın?" - "Her şekilde alırım, koca çocuk.""And how do you take it?" "Any way I find it, big boy.
- ...sen de kardeşimi alırsın?I'll take Navarro, - you take my brother?
"...ama profesyonel büyü biraz zaman alır.""but a professional curse takes longer."
"...bir hasta aradığında, gece bile olsa, çantasını alır..."When a patient calls, even at night, he takes his bag -"
"Alex," dedim, "bir insan paranı alır sonra da elimde 138 sayfa var derse, ve sayfalar yoksa, o adam yalancı ve hırsızdır!"I said, "Alex, any man who takes your money and tells you he's got 138 pages in front of him and doesn't is nothing but a liar and a thief!"
"Gerçek, zaman alır.""The truth takes time".
"Geç olsun güç olmasın" zaman alır.Slow and steady takes time.
"Benim olanı alacağım" demek."l will take what is mine."
"Olmaz, seni de alacağım.""Nay, I will take thee too."
"Senden hiper gerçekçi bir yüz kalıbı alacağım... " ve galaksinin imparatoru yapacağım... öldürülmekten çok korkuyor, ve bir robotu var.I said, "I will take a mold of you, hyper-realistic and I will make the emperor of the galaxy he is so afraid to be killed, he have a robot.
"bir düğün alayının başında, gelip seni kapından alacağım""Leading a wedding procession' l will take you from your doorstep"
"Öç alacağım, kimseyi esirgemeyeceğim.""I will take vengeance and will not meet thee as a man."
"Paketleyin, hemen alıyorum" dedim.I am taking it right now.
- Bu dairede para harcadığım herşeyi alıyorum.- I am taking everything I ever spent a penny on Out of this apartment.
- Kontrolü elime alıyorum zaten.I am taking control.
- Seni müvekkilim olarak alıyorum ve muayenehaneni sana geri kazandırıyorum.I am taking you on as a client and getting your practice back.
- İdareyi ele alıyorum.- I am taking charge!
! Gardiyanlık sınavından 55 aldım.- I took the guard test and got 55 "percents. "
" Acıyı aldım ve onu başka bir şeye dönüştürdüm. ""I took the pain and made it into something."
"Alacağımı aldım..."You know, l took what l had ...
"Beden dersleri aldım çünkü sevdiğim kız zayıf biri olduğumu düşünüyor.""I took up athletics because the girl I love thinks I'm a weakling."
"Ben de dışarı çıkıp baltamı aldım ve ağaçları kestim diyordu."So l went out and took my saw and cut the trees down

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'take':

None found.
Learning languages?