Tutunmak (to hold) conjugation

Turkish
19 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
tutunurum
I hold
tutunursun
you hold
tutunur
he/she/it holds
Future tense
tutunacağım
I will hold
-
-
Past tense
tutundum
I held
-
-
Present continuous tense
tutunuyorum
I am holding
-
-

Examples of tutunmak

Example in TurkishTranslation in English
- Bir şeylere tutunmak insanın doğasında vardır.It's human nature to try and hold on to things.
- Daima bir şeye tutunmak zorundasın.- You always have to hold onto something.
- Çantama tutunmak ister misin?- I'm not. Want to hold on to my purse?
Ama aynı zamanda kültürüne tutunmak ve bunun ne kadar özel olduğunun farkına varmak da önemli.But it's also important for you to hold on to your culture And realize how special it is.
Ama işin içine kalp girince mantık falan kalmıyor. Sonra birini yakalayıp ona tutunmak istiyorsun.Everything that I said am 100% logical, but logic, it goes out the window when your heart becomes involved, and then you just wanna, like, grab someone and hold onto them.
- Ben sana tutunurum.-l'll hold on to you.
Ama eğer buna tutunursam geçmişe de tutunurum ama geçmişi bırakmalıyım.But if I hold onto it, I'm just holding onto the past... and I have to let it go.
Belki sadece bununla tutunurum.Maybe I'll just hold on to it.
Ben ayağına tutunurum veI'd hold your leg and then...
Dur, ben sana tutunurum!No, I'll hold you!
Belki bir daha ki sefere... lanet duvara tutunursun!Well next time... hold on to the frelling wall!
Bir şeylere tutunursun, Senden başka kimseyi incitmez.You hold on to stuff, it doesn't hurt anybody but you.
Tamam, bana tutunursun.OK, hold on to me.
Öyle bir kadın bulursan... Hayatın boyunca ona tutunursun.You find a woman like that... you hold onto her for dear life.
Ama ben yine de sana tutundum. Peki sen neden yapmadın?But I held onto you, and it wasn't reasonable, and it wasn't logical, but I did it, so...
Bir çengel uzattılar, ben de ona tutundum.They held out a hook and I grabbed it.
Bu düşünceye tutundum.I held onto that.
Bu soğuk sular üstümüze geldiğinde bile sımsıkı tutundum.Even as that cold water rushed over us, I held on tight.
Buna tutundum.It's what I held on to.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

tutulmak
do
tutuşmak
ignite

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'hold':

None found.
Learning languages?