Batmak (to sink) conjugation

Turkish
25 examples
This verb can also mean the following: become dirty, bankrupt, submerge, collapse, set, fall, become, do

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
batarım
I sink
batarsın
you sink
batar
he/she/it sinks
batarız
we sink
batarsınız
you all sink
batarlar
they sink
Future tense
batacağım
I will sink
batacaksın
you will sink
batacak
he/she/it will sink
batacağız
we will sink
batacaksınız
you all will sink
batacaklar
they will sink
Present continuous tense
batıyorum
I am sinking
batıyorsun
you are sinking
batıyor
he/she/it is sinking
batıyoruz
we are sinking
batıyorsunuz
you all are sinking
batıyorlar
they are sinking
Past tense
battım
I sank
battın
you sank
battı
he/she/it sank
battık
we sank
battınız
you all sank
battılar
they sank
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
batıyordum
I was sinking
batıyordun
you were sinking
batıyordu
he/she/it was sinking
batıyorduk
we were sinking
batıyordunuz
you all were sinking
batıyorlardı
they were sinking
Present negative tense
batmam
I do not sink
batmazsın
you do not sink
batmaz
he/she/it do not sink
batmayız
we do not sink
batmazsınız
you all do not sink
batmazlar
they do not sink
Present continuous negative tense
batmıyorum
I am not sinking
batmıyorsun
you are not sinking
batmıyor
he/she/it is not sinking
batmıyoruz
we are not sinking
batmıyorsunuz
you all are not sinking
batmıyorlar
they are not sinking
Past negative tense
batmadım
I did not sink
batmadın
you did not sink
batmadı
he/she/it did not sink
batmadık
we did not sink
batmadınız
you all did not sink
batmadılar
they did not sink
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
batmıyordum
I was not sinking
batmıyordun
you were not sinking
batmıyordu
he/she/it was not sinking
batmıyorduk
we were not sinking
batmıyordunuz
you all were not sinking
batmıyordular
they were not sinking
Future negative tense
batmayacağım
I will not sink
batmayacaksın
you will not sink
batmayacak
he/she/it will not sink
batmayacağız
we will not sink
batmayacaksınız
you all will not sink
batmayacaklar
they will not sink
Present interrogative tense
batar mıyım?
do I sink?
batar mısın?
do you sink?
batar mı?
does he/she sink?
batar mıyız?
do we sink?
batar mısınız?
do you all sink?
batarlar mı?
do they sink?
Present continuous interrogative tense
batıyor muyum?
am I sinking?
batıyor musun?
are you sinking?
batıyor mu?
is he/she sinking?
batıyor muyuz?
are we sinking?
batıyor musunuz?
are you all sinking?
batıyorlar mı?
are they sinking?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
battım mı?
did I sink?
battın mı?
did you sink?
battı mı?
did he/she sink?
battık mı?
did we sink?
battınız mı?
did you all sink?
battılar mı?
did they sink?
Past continuous interrogative tense
batıyor muydum?
was I sinking?
batıyor muydun?
were you sinking?
batıyor muydu?
was he/she sinking?
batıyor muyduk?
were we sinking?
batıyor muydunuz?
were you all sinking?
batıyorlar mıydı?
were they sinking?
Future interrogative tense
batacak mıyım?
will I sink?
batacak mısın?
will you sink?
batacak mı?
will he/she sink?
batacak mıyız?
will we sink?
batacak mısınız?
will you all sink?
batacaklar mı?
will they sink?
Present negative interrogative tense
batmaz mıyım?
do I not sink?
batmaz mısın?
do you not sink?
batmaz mı?
does he/she not sink?
batmaz mıyız?
do we not sink?
batmaz mısınız?
do you all not sink?
batmazlar mı?
do they not sink?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
batmıyor muyum?
am I not sinking?
batmıyor musun?
are you not sinking?
batmıyor mu?
is he/she not sinking?
batmıyor muyuz?
are we not sinking?
batmıyor musunuz?
are you all not sinking?
batmıyorlar mı?
are they not sinking?
Past negative interrogative tense
batmadım mı?
did I not sink?
batmadın mı?
did you not sink?
batmadı mı?
did he/she not sink?
batmadık mı?
did we not sink?
batmadınız mı?
did you all not sink?
batmadılar mı?
did they not sink?
Past continuous negative interrogative tense
batmıyor muydum?
was I not sinking?
batmıyor muydun?
were you not sinking?
batmıyor muydu?
was he/she not sinking?
batmıyor muyduk?
were we not sinking?
batmıyor muydunuz?
were you all not sinking?
batmıyorlar mıydı?
were they not sinking?
Future negative interrogative tense
batmayacak mıyım?
will I not sink?
batmayacak mısın?
will you not sink?
batmayacak mı?
will he/she not sink?
batmayacak mıyız?
will we not sink?
batmayacak mısınız?
will you all not sink?
batmayacaklar mı?
will they not sink?

Examples of batmak

Example in TurkishTranslation in English
# Yelkenler fora, batmak yok sana #Stand fast, sink not
- Bu film batmak üzere olan bir kayık gibi.This movie has a canoe that slowly sinks.
Bazıları, batmak için doğarlar...Some men were born to sink.
Bence, Mekagodzilla, Godzilla'yla birlikte batmak istiyor.I think Mecha G wants to sink itself with Godzilla.
Bir de senato üyelerine benzetilerek, daha da dibe batmak istemiyorum. Bay Cage.I refuse to sink deeper and be likened to a member of Congress.
Durursam batarım ben ama...If I stop, I sink down, but...
Hep dibe batarım.I sink to the bottom.
Taş gibi batarım ben.No, I would just sink like a stone.
Çünkü krize girersem taş gibi batarım.Because I'll get a seizure and sink like a stone.
"Akıntıda ya batarsın ya yüzersin""ln the current you will sink or sail"
"Onun sınıfında ya düşünürsün ya batarsın.""ln his class you either think or sink."
- Bağırıp durma yoksa daha fazla batarsın.- Don't breathe or you'll sink.
Ama buralarda kanıtlara göre ya çıkarsın ya batarsın.But you sink or swim around here on the evidence.
Ayrıca eğer ceplerine taş doldurursan dibe batarsın. Yani taşsız daha iyi olur.Also, if you put stones in your pockets, you'll sink, so...better to not have the stones, really.
"Namazu balığı derinliklere batar."The fish Namazu sinks to the depths.
"Yelkenlerini açan gemi ya ilerler, ya da batar."A ship that goes out to sea either goes on sailing or sinks.
#Uzun sürecek ilişki İskelede batar gider#.\ The lasting relationship sinks right off the pier.\
-Umarım batar!I hope it sinks.
Batarsa batar.- If it sinks, it sinks.
Hızla para tuzağına batıyorum. Seni de sürüklemek istemiyorum.l am sinking fast into the money pit... and l don't want to drag you down with me.
Fakat mucizenin içerisine o kadar çok battım ki şimdi beni ancak gerçek bir şeyler, bu mucizeden kurtarabilir.But I sank so deep into this miracle that only the reality could set me free from the miracle.
Sessizliğe battım.I sank into silence.
Sonra ben de battımThen I sank.
İçine battım.I sank into it.
Şurdaki patron için değersiz bir fedai oldum ve en dibe battım.I sank to being a two-bit bodyguard for the boss here.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'sink':

None found.
Learning languages?