Kurmak (to establish) conjugation

Turkish
16 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
kurarım
I establish
kurarsın
you establish
kurar
he/she/it establishes
Future tense
kuracağım
I will establish
-
-
Past tense
kurdum
I established
-
-
Present continuous tense
kuruyorum
I am establishing
-
-

Examples of kurmak

Example in TurkishTranslation in English
"Biz Birleşik Devletler halkı, daha mükemmel bir birlik kurmak adına, "adaleti, iç huzurunu, "savunmayı ve toplum refahını sağlamak,"We, the people of the United States, in order to form a more perfect union, establish justice, insure domestic tranquillity, provide for the common defence, promote the general welfare, and secure the blessings of liberty,
"onu kurmak ve toplum ile uyum içine sokmak.""establishing it and harmonizing it with society. "
...Büyük Doğu Asya Refah Dünyası'nı kurmak için imparatorluğumuzun geleceği sizlersiniz.establish the Greater East Asia Co-prosperity Sphere You are the hope of our Empire,
1950'lerde hükümet, düşük bütçeli bir büro kurdu. Gülünç bir amacı vardı: Bu gezegenden olmayan bir ırkla bağlantı kurmak.In the 1950s, the government started an underfunded agency with the laughable purpose of establishing contact with a race not of this planet.
1998'de Başkan Stanwick Finnegan yürütme emri 1451'i imzaladı. Clockwork kod adında bir pilot program kurmak için.In 1998, president Stanwick Finnegan signed executive order 1451, establishing a pilot program code-named "Clockwork."
Bu iyiydi çünkü nasıl bir tekke kurarsın.That's good because that's how you establish a cult.
Kişiliğini tespit edersin ortak bir nokta hakkında saygıdeğer bir iletişim kurarsın.Okay. Um, you establish a personal, respectful connection based on a common interest.
Arap Yarımadası'nın çoğunu... ele geçirdikten sonra, Suudi Arabistan Krallığı'nı kurar.#With the help of the Wahhabi Islamic warriors,# #Ibn Saud establishes the Kingdom of Saudi Arabia.#
Saat 23'ü geçtikten az sonra, Savaş Bakanı Edwin Stanton evin arka salonunda bir karargah kurar ve Savaş Bakanlığının telgrafçılarıyla bağlantı kurar.Shortly after 11 p.m., Secretary of War, Edwin Stanton, sets up a headquarters in the back parlor of the house, and establishes relays between there and the War Department telegraph operators.
Çok yakın dostluk ilişkileri kurar ve sıkıntı olduğunda kaçıp gider.He consistently establishes intimate relationships, and then flees when there are consequences.
Kendi ülkemi kuracağım Balhae'nin şimdiki arazisine, Georan'ın yardımıyla.I will establish my own country on the territory of current Balhae with a help of Georan.
- Bağlantıyı kurdum bile.I've already established contact.
- Bir adım daha ileri giderek düşmüş kadınlar için bir ev kurdum, efendim.I have taken it one step further. I have established a House Of Fallen Women, sir.
- Bir haberleşme bağlantısı kurdum.I've established a com link.
Az önce George Jefferson Kilisesini kurdum.I've just established the Church of George Jefferson.
Bağlantı kurdum.I have established contact.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

burmak
twirl
kıpmak
crop
koçmak
coach
koğmak
do

Similar but longer

kavurmak
roast
kubarmak
do
kudurmak
rage
kuğurmak
coo
kurulmak
do

Random

körletmek
blunt
kulak yavsımak
ear to speedwell
kulaklarına kadar kızarmak
blush to the ears
kulp takmak
attach the handle
kurban kesmek
sacrifice
kurgulanmak
do
kurnazlaşmak
do
kurumlanmak
soot to
kurutmak
do
kusmak
vomit

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'establish':

None found.
Learning languages?