Katmak (to add) conjugation

Turkish
22 examples
This verb can also mean the following: bring together, mix, join, annex

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
katarım
I add
katarsın
you add
katar
he/she/it adds
katarız
we add
katarsınız
you all add
katarlar
they add
Future tense
katacağım
I will add
katacaksın
you will add
katacak
he/she/it will add
katacağız
we will add
katacaksınız
you all will add
katacaklar
they will add
Present continuous tense
katıyorum
I am adding
katıyorsun
you are adding
katıyor
he/she/it is adding
katıyoruz
we are adding
katıyorsunuz
you all are adding
katıyorlar
they are adding
Past tense
kattım
I added
kattın
you added
kattı
he/she/it added
kattık
we added
kattınız
you all added
kattılar
they added
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
katıyordum
I was adding
katıyordun
you were adding
katıyordu
he/she/it was adding
katıyorduk
we were adding
katıyordunuz
you all were adding
katıyorlardı
they were adding
Present negative tense
katmam
I do not add
katmazsın
you do not add
katmaz
he/she/it do not add
katmayız
we do not add
katmazsınız
you all do not add
katmazlar
they do not add
Present continuous negative tense
katmıyorum
I am not adding
katmıyorsun
you are not adding
katmıyor
he/she/it is not adding
katmıyoruz
we are not adding
katmıyorsunuz
you all are not adding
katmıyorlar
they are not adding
Past negative tense
katmadım
I did not add
katmadın
you did not add
katmadı
he/she/it did not add
katmadık
we did not add
katmadınız
you all did not add
katmadılar
they did not add
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
katmıyordum
I was not adding
katmıyordun
you were not adding
katmıyordu
he/she/it was not adding
katmıyorduk
we were not adding
katmıyordunuz
you all were not adding
katmıyordular
they were not adding
Future negative tense
katmayacağım
I will not add
katmayacaksın
you will not add
katmayacak
he/she/it will not add
katmayacağız
we will not add
katmayacaksınız
you all will not add
katmayacaklar
they will not add
Present interrogative tense
katar mıyım?
do I add?
katar mısın?
do you add?
katar mı?
does he/she add?
katar mıyız?
do we add?
katar mısınız?
do you all add?
katarlar mı?
do they add?
Present continuous interrogative tense
katıyor muyum?
am I adding?
katıyor musun?
are you adding?
katıyor mu?
is he/she adding?
katıyor muyuz?
are we adding?
katıyor musunuz?
are you all adding?
katıyorlar mı?
are they adding?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
kattım mı?
did I add?
kattın mı?
did you add?
kattı mı?
did he/she add?
kattık mı?
did we add?
kattınız mı?
did you all add?
kattılar mı?
did they add?
Past continuous interrogative tense
katıyor muydum?
was I adding?
katıyor muydun?
were you adding?
katıyor muydu?
was he/she adding?
katıyor muyduk?
were we adding?
katıyor muydunuz?
were you all adding?
katıyorlar mıydı?
were they adding?
Future interrogative tense
katacak mıyım?
will I add?
katacak mısın?
will you add?
katacak mı?
will he/she add?
katacak mıyız?
will we add?
katacak mısınız?
will you all add?
katacaklar mı?
will they add?
Present negative interrogative tense
katmaz mıyım?
do I not add?
katmaz mısın?
do you not add?
katmaz mı?
does he/she not add?
katmaz mıyız?
do we not add?
katmaz mısınız?
do you all not add?
katmazlar mı?
do they not add?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
katmıyor muyum?
am I not adding?
katmıyor musun?
are you not adding?
katmıyor mu?
is he/she not adding?
katmıyor muyuz?
are we not adding?
katmıyor musunuz?
are you all not adding?
katmıyorlar mı?
are they not adding?
Past negative interrogative tense
katmadım mı?
did I not add?
katmadın mı?
did you not add?
katmadı mı?
did he/she not add?
katmadık mı?
did we not add?
katmadınız mı?
did you all not add?
katmadılar mı?
did they not add?
Past continuous negative interrogative tense
katmıyor muydum?
was I not adding?
katmıyor muydun?
were you not adding?
katmıyor muydu?
was he/she not adding?
katmıyor muyduk?
were we not adding?
katmıyor muydunuz?
were you all not adding?
katmıyorlar mıydı?
were they not adding?
Future negative interrogative tense
katmayacak mıyım?
will I not add?
katmayacak mısın?
will you not add?
katmayacak mı?
will he/she not add?
katmayacak mıyız?
will we not add?
katmayacak mısınız?
will you all not add?
katmayacaklar mı?
will they not add?

Examples of katmak

Example in TurkishTranslation in English
"Bu adamı hizmetli kadroma katmak istiyorum" dedi hatta."I would like to add this man to the ranks of our retainers," he said.
- Sırf görünümüne korkunçluk katmak için, dişlerini bileylettirmişti.He had filed his teeth down to sharp points... to add to the ferocity of his appearance.
- Yalnızca merak ediyordum da, acaba yaşadığımız bozuşmalara ilaveten hayatına yaptığım olumlu etkilerden de biraz katmak isteyebilir miydin?I was just wondering if, in addition to the dust-ups we've had, you might want to include some of the positive effects I've had on your life.
...yemeğinize farklı tat ve kıvam katmak amacıyla değişik şekillerde dolma biber ilave edebilirsiniz....red bell pepper, you can add it at various points in your cooking to give your dish a slightly different flavor and texture.
Ama Dutch'ın hareketlerine biraz enerji katmak için gösteriyi daha tehlikeli hale getiriyor. Dolayısıyla Dutch daha fazla iş alıyor.But he's making the stunts more dangerous to add a little pizzazz to dutch's act.
İçine biraz Worcestershire sosu, sarmısak, azıcık da kekik katarım.And I rub in a little Worcestershire and add a little garlic, a little thyme.
Şaraba bolca şeker katarım.I add a lot of sugar to the wine.
- Sadece Duble G tarzı katarsın.- You can just add that double G style.
Evet bizimle 2 sentlik değer katarsın.So add your 2 cents' worth with us.
Ve azıcık tatlandırıcı katarsın.And you add a little sweetener;
Önce bir fıçı Missouri nehir suyu alırsın, bir kaç galon alkol, onları çıldırtmak için biraz kargabüken özü ve midelerini bulandırmak için biraz tütün katarsın.Well, take a barrel of Missouri river water, a couple of gallons of alcohol add some strychnine to make them crazy and tobacco to make them sick.
- Ölüm hayata değer katar.- Death adds to the bounty on the living.
...hayat dünyaya biraz güzellik ve mucize katar.the life... It adds a little beauty and wonder to the world.
Bence biraz güvensizlik ilişkiye gizem katar.Well, I think a little mistrust adds mystery to a relationship.
Bu da geceye zarafet katar. Böyle şeylere... biraz zaafım olduğu doğrudur.It adds elegance, for which I confess a weakness now and then.
Dedikodu kaynağı olmak kişinin itibarına ihtişam katar, haksız mıyım?Oh, to be the source of gossip adds a certain... lustre to one's reputation, don't you think?
Hikayemize biraz renk katıyorum.I am adding color to our story.
Altı adet daha emlağı Phoenix Emlak protfolyosuna kattım, ikisi sahilde.I got six more properties added to the Phoenix Land Trust portfolio, two of which are beachfront.
Aslında, şekeri üçe katladım ve biraz daha kafein kattım.Well, actually, I tripled the sugar and added a little bit more caffeine.
Bazı üretim hatalarımı giderip senin bir takım özelliklerini kattım.I`ve removed a few of my flaws... and added a little of you.
Biraz renk kattım.I added a little colour.
Biraz yumuşatmak için içine su kattım.Ate all his chow. At least he did after I added some water to give it a kind of a gravy texture.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'add':

None found.
Learning languages?