Odaklamak (to focus) conjugation

Turkish
15 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
odaklarım
I focus
odaklarsın
you focus
odaklar
he/she/it focuses
Future tense
odaklayacağım
I will focus
-
-
Past tense
odakladım
I focused
-
-
Present continuous tense
odaklıyorum
I am focusing
-
-

Examples of odaklamak

Example in TurkishTranslation in English
- Kendimi odaklamak ve saçmalamak için.To keep myself focused and stuff.
Aslına bakarsanız, bu mağara uzay-zaman sapmasını odaklamak için yapılmış. Aynı bir lens gibi.In fact, if I'm right this entire cavern has been configured to focus the space-time distortion just like a lens.
Bir filmde rol alıp konsantrasyonumu oraya odaklamak istiyorum.I just want to get a movie and have some focus.
Bir çember etrafında şekle girmiş yedi tane anahtar vardı... ...onların elinde evrenin enerjisini odaklamak için... ta ki tanrı gelip...And they had seven keys formed into a circle... to focus the power of the cosmos into their hands... until God stepped forth and said,
Bu odaklamak içindi değil mi?This one's for focus, right?
-Sen bak, ben odaklarım.- You look, and I'll focus.
Hedefi seni reddetmeye o kadar odaklarsın ki otel kayıtlarını indirdiğini fark etmez bile.You get the target so focused on rejecting you, she doesn't realize you just downloaded the hotel registry.
Camın kavisi kırılır ve ışık dalgalarını karanlık alanlardan o kör noktaya odaklar.You see that there? The curvature of the glass bends and focuses the light waves away from the dark areas into that one blinding point.
Kan ölümsüzlerin ruhunu çağırır, çember ise ayini yapan kişinin gücünü odaklar ve onu... çağırdığı ruhlara karşı korur.The blood attracts the spirits of the undead, while the circle focuses the necromancer's power... while protecting him from the spirits that he's conjuring.
Zihni odaklar.It focuses the mind.
Bütün enerjimi acıdan bağırmamaya odakladım.All my energy's focused on not screaming in agony.
Enerjilerini yeniden odakladım.I refocused his energies.
Lisedeki son senemde, üniversite için Indiana ve Amherst arasında kalmışken tüm enerjimi baloyu planlamaya odakladım ve muhteşem bir balo oldu.In my senior year, when I couldn't decide between Indiana and Amherst, I focused all my energy on planning my prom. And it am the best prom ever.
Tüm enerjimi onu iyileştirmeye odakladım.I focused all of my energy to revive her.
Şimdi ise, gelecekte olacaklara odakladım.And right now, I'm more focused on what comes next than what's passed.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

adaklamak
do
araklamak
pilfer
ayaklamak
foot to

Similar but longer

odaklanmak
focus
odaklaşmak
focus to

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'focus':

None found.
Learning languages?