Duyabilmek (to hear) conjugation

Turkish
25 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
duyabilirim
I hear
duyabilirsin
you hear
duyabilir
he/she/it hears
Future tense
duyabileceğim
I will hear
-
-
Past tense
duyabildim
I heard
-
-
Present continuous tense
duyabiliyorum
I am hearing
-
-

Examples of duyabilmek

Example in TurkishTranslation in English
"Seni daha iyi duyabilmek için tatlım.""The better to hear you with, my dear."
"Seni daha iyi duyabilmek için yavrum"'All the better to hear you with, my dear."'
# Kendi sesimi duyabilmek için #Just to hear my own voice
- Senin eleştirilerini daha iyi duyabilmek için!- All the better to hear your many criticisms!
- Şu sesi duyabilmek için beş gün bekledim.- Five days I've waited to hear that bell.
"Çok gergin olursan, bunu duyabilirim. hissedebilirim.""If you're so restless, then hear this, I confess"
- Ama ritmi duyabilirim.But I can hear the beat.
- Yüksek sesle okursan ben de duyabilirim.And if you could read it out loud, just so I can hear it.
- İnan bana, bebeği buradan duyabilirim.believe me, i can hear him down here. okay.
-böylece seni duyabilirim?-so l can hear you?
"Her şeyi olduğundan farklı duyabilirsin...""You may hear everything completely differently...
# Bu şarkıyı söylerken beni duyabilirsin #♪ you can always hear me singing this song. ♪
# Günün her saati sesimi duyabilirsin. #For every hour in the day you can hear me say
#Ve günün birinde gökten bir ağlayış duyabilirsin#And if one night you hear crying from above
- Bağırınca onu duyabilirsin.- He shouts so loud you can hear him.
- Oh bu hiç iyi değil, amcamız bunu duyabilir.It's me. - This is not good. If Uncle hears it, we're for it.
Bizi duyabilir.He hears .
Dostum, seni duyamaz sadece Cigolini'nin sesini duyabilir.My friend, she cannot hear you she only hears the voice of The Cigolini.
Onunla konuşabilirsin. Seni duyabilir.You can talk, he hears.
Tamam, Tanrı seni heryerden duyabilir.Right. Well, God hears you, wherever you are.
Bir kulüpteydim, bazı kelimeleri duyabildim.I am at the club, I heard every third word.
Bir tanesi hariç, net olarak bir onu duyabildim:No, not really. Except for one, which I heard clearly which was,
En azından senden duyabildim.At least I've heard you say it.
Güzel, sonunda seni duyabildim.Well, I finally heard you.
Konuştuklarını yarım yamalak duyabildim.Only heard bits and pieces.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'hear':

None found.
Learning languages?