Sergilemek (to exhibit) conjugation

Turkish
13 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
sergilerim
I exhibit
sergilersin
you exhibit
sergiler
he/she/it exhibits
Future tense
sergileyeceğim
I will exhibit
-
-
Past tense
sergiledim
I exhibited
-
-
Present continuous tense
sergiliyorum
I am exhibiting
-
-

Examples of sergilemek

Example in TurkishTranslation in English
'İyi' kategorisi altında değerlendirilebilecek bütün davranışları sergilemek.To exhibiting all the traits that might Commonly be grouped under the heading "nice."
Bu arada Henry'e teşekkür ettiğini hiç duymadım. O şey ne - sergilemek için harika döküman.By the way I haven't heard you thank Henry for, what am it - the awesome infusion to your exhibit.
Bunları her zaman sergilemek istemişimdir.I've always wanted to exhibit them.
Cellini Venüs'ümüzü bir sergide sergilemek üzere.... ...ödünç almak istiyorlar.Fransız Koleksiyonu'nun Şaheserleri sergisi.Our Cellini Venus is to be the outstanding feature... of a great loan exhibition, Masterpieces of French Collections.
Disiplin, yetkililere saygı, kurallara uymakta iyi niyet sergilemek zorunda kalacaksınız, ki bunların hiç birisi iyi olduğun alan değil.You're gonna have to exhibit discipline, a respect for authority, a willingness to follow the rules, none of which are your strong suit.
Hatta sergilerim bile vardı.I even had some exhibitions.
Beni bir kez daha hayal kırıklığına uğratırsan kreş çocuklarının parmak boyamalarını sergilersinDisappoint me again and you'll be curating finger-painting exhibitions for preschoolers.
"Enteller" kimsenin görmek istemediği sergiler için birbirini öldürüyor.Eggheads killing each other over exhibits no one really wants to see.
-Onları sergiler gibi sıraya dizmeniz gerekmez.That doesn't mean you parade them around like exhibits.
Bu odadaki sergiler an be an... işlenmiş çeşitli suçlar olarak eklenecek.The exhibits in this room will be added to... from time to time as various crimes are committed.
Edvard Munch tekrar halkla yüzleşir ve tam olarak nerede durduğunu ve neyi temsil ettiğini gösterir. Şimdiye kadar yarattığı her şeyi sergiler:Edvard Munch again faces the public... and to show exactly where he stands and what he stands for exhibits everything he has ever created:
Evet, sergiler o kadar etkileyiciydi ki bütün gece orada kaldı.Yeah, the exhibits were so fascinating he stayed there all night.
Profosyonel olmayan davranış sergiledim.I exhibited unprofessional behavior.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

serinlemek
cool
serpelemek
do
vergilemek
do

Similar but longer

sergilenmek
do

Random

semerlemek
saddleback to
semtine uğramamak
undergo the neighborhood
sendelemek
totter
sepet havası çalmak
basket air play
serbestlemek
liberate the
sergi sermek
lay exhibition
sergilenmek
do
sermek
spread
seslenmek
call
set çekmek
dam

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'exhibit':

None found.
Learning languages?