Listelemek (to list) conjugation

Turkish
17 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
listelerim
I list
listelersin
you list
listeler
he/she/it lists
Future tense
listeleyeceğim
I will list
-
-
Past tense
listeledim
I listed
-
-
Present continuous tense
listeliyorum
I am listing
-
-

Examples of listelemek

Example in TurkishTranslation in English
- Olabilecekleri listelemek çok kolay.The list is easy to pare down.
Arkadaşlarının menfaati için sanırım, benim niçin bu kadar kötü bir baba olduğumun sebeplerini listelemek istersin.I suppose for the benefit of your friends, you're gonna want to list all the reasons why I am such a bad father.
Asıl amacım bilinen herşeyi listelemek.My ultimate aim is to list all known things known to man.
Floransa'daki konumu hassas kişiler için onları açıkça yasağı delen kişiler olarak listelemek yerine, isimlerini bu sembollerle gösteriyoruz.With certain sensitive subjects of Florence, their names are indicated with symbols, rather than list them clearly as violators of the curfew.
Gerçekten sinir bozucu alışkanlıklarımızı listelemek mi istiyorsun?Do you really want to start listing annoying habits?
Bilirsin, bir dakika içinde "püre" ile kafiyeli kelimeleri listelersin ve I.Q'n 20 puan yükselir.You know, list how many words that rhyme with "mash" in under a minute, and your I.Q. goes up 20 points.
Sen her şeyi listelersin planlarsın.You're a list-maker, a planner.
- Bu listeler harika, iyi de kaynaşma aracısı ama sırf ikimiz de spagetti bolonez'i seviyoruz diye buna bel bağlanmaz. Sonuçta kurduğumuz ilişkiyi sonsuza kadar sürdüreceğiz, değil mi?These lists are great and they're a brilliant ice-breaker, but you don't really believe that just because we both like spag bol, we're gonna wind up together forever, right?
- Evet, listeler de burada biter.That's the lists done. - Yeah!
- Evet, listeler. Listelerimiz.- Yes, the lists, the lists.
- Joan, listeler sende mi?Joan, you got the lists?
-aklımdaki listeler.- mental lists.
Bak, her şeyi öncelik sırasına göre listeledim.You see, l've listed everything in order of priority.
Bana söylemeden Fransa'ya gidersin diye seni aranan suçlu olarak listeledim.Just in case you try to flee back to France without me knowing. I had you listed as a wanted criminal.
En kötü ürünlerimizi listeledim.I've listed some of the worst products that we carry.
En kötüsünden, en az kötüsüne kadar listeledim.I listed them out from most evil to least evil.
Morelli'yi silahlı ve tehlikeli kişiler sınıfına listeledim.I listed morelli as armed and dangerous.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

bestelemek
compose
destelemek
stack

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'list':

None found.
Learning languages?