Satmak conjugation

Conjugate satmak - sell

Present tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satarım I sell
Sen
satarsın you sell
O
satar he/she/it sells
Biz
satarız we sell
Siz
satarsınız you all sell
Onlar
satarlar they sell

Present continuous tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satıyorum I am selling
Sen
satıyorsun you are selling
O
satıyor he/she/it is selling
Biz
satıyoruz we are selling
Siz
satıyorsunuz you all are selling
Onlar
satıyorlar they are selling

Past tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
sattım I sold
Sen
sattın you sold
O
sattı he/she/it sold
Biz
sattık we sold
Siz
sattınız you all sold
Onlar
sattılar they sold

Past continuous tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satıyordum I was selling
Sen
satıyordun you were selling
O
satıyordu he/she/it was selling
Biz
satıyorduk we were selling
Siz
satıyordunuz you all were selling
Onlar
satıyorlardı they were selling

Future tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satacağım I will sell
Sen
satacaksın you will sell
O
satacak he/she/it will sell
Biz
satacağız we will sell
Siz
satacaksınız you all will sell
Onlar
satacaklar they will sell

Present negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satmam I do not sell
Sen
satmazsın you do not sell
O
satmaz he/she/it do not sell
Biz
satmayız we do not sell
Siz
satmazsınız you all do not sell
Onlar
satmazlar they do not sell

Present continuous negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satmıyorum I am not selling
Sen
satmıyorsun you are not selling
O
satmıyor he/she/it is not selling
Biz
satmıyoruz we are not selling
Siz
satmıyorsunuz you all are not selling
Onlar
satmıyorlar they are not selling

Past negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satmadım I did not sell
Sen
satmadın you did not sell
O
satmadı he/she/it did not sell
Biz
satmadık we did not sell
Siz
satmadınız you all did not sell
Onlar
satmadılar they did not sell

Past continuous negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satmıyordum I was not selling
Sen
satmıyordun you were not selling
O
satmıyordu he/she/it was not selling
Biz
satmıyorduk we were not selling
Siz
satmıyordunuz you all were not selling
Onlar
satmıyordular they were not selling

Future negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satmayacağım I will not sell
Sen
satmayacaksın you will not sell
O
satmayacak he/she/it will not sell
Biz
satmayacağız we will not sell
Siz
satmayacaksınız you all will not sell
Onlar
satmayacaklar they will not sell

Present interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satar mıyım? do I sell?
Sen
satar mısın? do you sell?
O
satar mı? does he/she sell?
Biz
satar mıyız? do we sell?
Siz
satar mısınız? do you all sell?
Onlar
satarlar mı? do they sell?

Present continuous interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satıyor muyum? am I selling?
Sen
satıyor musun? are you selling?
O
satıyor mu? is he/she selling?
Biz
satıyor muyuz? are we selling?
Siz
satıyor musunuz? are you all selling?
Onlar
satıyorlar mı? are they selling?

Past interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
sattım mı? did I sell?
Sen
sattın mı? did you sell?
O
sattı mı? did he/she sell?
Biz
sattık mı? did we sell?
Siz
sattınız mı? did you all sell?
Onlar
sattılar mı? did they sell?

Past continuous interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satıyor muydum? was I selling?
Sen
satıyor muydun? were you selling?
O
satıyor muydu? was he/she selling?
Biz
satıyor muyduk? were we selling?
Siz
satıyor muydunuz? were you all selling?
Onlar
satıyorlar mıydı? were they selling?

Future interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satacak mıyım? will I sell?
Sen
satacak mısın? will you sell?
O
satacak mı? will he/she sell?
Biz
satacak mıyız? will we sell?
Siz
satacak mısınız? will you all sell?
Onlar
satacaklar mı? will they sell?

Present negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satmaz mıyım? do I not sell?
Sen
satmaz mısın? do you not sell?
O
satmaz mı? does he/she not sell?
Biz
satmaz mıyız? do we not sell?
Siz
satmaz mısınız? do you all not sell?
Onlar
satmazlar mı? do they not sell?

Present continuous negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satmıyor muyum? am I not selling?
Sen
satmıyor musun? are you not selling?
O
satmıyor mu? is he/she not selling?
Biz
satmıyor muyuz? are we not selling?
Siz
satmıyor musunuz? are you all not selling?
Onlar
satmıyorlar mı? are they not selling?

Past negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satmadım mı? did I not sell?
Sen
satmadın mı? did you not sell?
O
satmadı mı? did he/she not sell?
Biz
satmadık mı? did we not sell?
Siz
satmadınız mı? did you all not sell?
Onlar
satmadılar mı? did they not sell?

Past continuous negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satmıyor muydum? was I not selling?
Sen
satmıyor muydun? were you not selling?
O
satmıyor muydu? was he/she not selling?
Biz
satmıyor muyduk? were we not selling?
Siz
satmıyor muydunuz? were you all not selling?
Onlar
satmıyorlar mıydı? were they not selling?

Future negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
satmayacak mıyım? will I not sell?
Sen
satmayacak mısın? will you not sell?
O
satmayacak mı? will he/she not sell?
Biz
satmayacak mıyız? will we not sell?
Siz
satmayacak mısınız? will you all not sell?
Onlar
satmayacaklar mı? will they not sell?

Feedback: Noticed a mistake? Have a suggestion?

Have you noticed a mistake or a bug here somewhere on this page? Have ideas how we can improve our content? Submit a request for us and we will do our best to take your feedback into account!

Usage information for satmak

This verb can also mean the following: market, betray

Examples of satmak

Example in TurkishTranslation in EnglishFm.
"Annem gözlerimi satmak istedi!""My mother wanted to sell my eyes!"
"Bay Carson, kaçmaya karar verdim... "...ve acaba satmak için birkaç gümüş alabilir miyim?" dedi.She said, 'Mr Carson, I've decided to run away and I wonder if I might take some of the silver to sell. '
"Bir bilet bile satmak zor!""It's hard to sell even one ticket"
"Eğer bir yalanı satmak istiyorsan gazetecileri buna ikna etmelisin" derdi.If you want to sell a lie... get the press to sell it for you.
"Hayatının geri kalanında şekerli su mu satmak istersin yoksa tarih yazmak mı?""Do you wanna sell sugared water for the rest of your life or do you wanna make history?"
- Arabayı satarım.- I'd sell the car.
- Babua'nın mutluluğu için herşeyi satarım.- I'll sell anything for his joy.
- Balık satarım.- I sell fish.
- Bana verirsin ben burada satarım. Kârı da paylaşırız..Give it to me,I'll sell it here,and we'll share the profit.
- Belki taksiyi satarım, sonra da ev benim olur.Perhaps I sell taxi, then... Little house be all mine.
- Ah, boşver, bu kadar emlak satarken, işler bu kadar iyi giderken, herhalde sen de bir sabah satarsın.- Oon't gripe to me. With that big piece of real estate and this thriving business, you could just sell an acre.
- Arkadaşlarını nasıl satarsın?How could you sell out your friends? !
- Ben yaparım, sen satarsın.- Yeah! I cook, you sell.
- Bir araba satarsın...- You'd sell a car...
- Hepsini satarsın.- You can sell it all.
"Drama satar."Drama sells.
"Favori mağazam ayrıca düdük de satar" değil.Not "my favorite clothing store also sells bongs."
"Güzellik uzmanıdır ve gıda satar" diyor. Uyuşturucu satıyor."He says he's a beautician and sells you nutrition." He sells drugs.
"Ruhunu Şeytan'a satar.""He sells his soul to the Devil."
"Topal çoban çatal sapan yapar satar" diyebiliyorum ama.Although I have no problem with "Sally sells seashells by the seashore."
"Güvence satıyorum."I am selling security.
"Okumaya devam edebilmek için şeker satıyorum, böylece sokaklara düşüp uyuşturucu satmayacağım."I am selling candy so I can stay in school and not end up on the street selling drugs."
- Benzin istasyonunu satıyorum.- I am selling the gas station.
Araba satıyorum, yünleri boyuyorum Obadiah öğretmenlik gibi bir iş bulmamı istiyor. Çünkü kıtlık var ve mısır bu sene bizi kurtarmayacak.I am selling cars, I'm dyeing wool, obadiah wants me to take a job as a schoolteacher, because there's a drought, and the corn isn't gonna save us this year.
Aynı dükkanda on beş yıldır içki satıyorum.Fifteen years I am selling liquor out of the same store.
" Zamanı " Mutiny adlı bir şirkete sattım.I retrofitted the mainframe. I sold the time to an exciting company called Mutiny.
"Ben seni sattım, sen beni sattın.""I sold you, you sold me. "
"Ben seni sattım..."I sold you...
"Bir sürü genç kadını istememelerine rağmen hapsettim." "Onları köle gibi çalıştırdım ve bebeklerini en yüksek fiyat verenlere sattım."I incarcerated a load of young women against their will, used them as slave labour, then sold their babies to the highest bidder."
"Bir zamanlar dünya kadar büyü kitabım vardı ama maalesef hepsini Yorkshireli bir bilgeye sattım.""I did have a great many magical books at one time, "but, alas, I sold them all to a learned man of Yorkshire."
"Eğer arılara bakmayacaksan onları mecburen satacağım.""If you keep on avoiding bees, I will sell them."
"Sinematografı bana verirsen tüm ordumu sana satacağım.""I will sell you my entire army if you give me the cinematograph."
- Malzemelerimi satacağım.I will sell some of my equipment.
Aşkımı ve yeteneğimi satacağım.I will sell my talent and love.
Belirli bir miktar için Hindistan'a satacağım.l will sell India for any amount.
- Yayımcıya Heidi'nin öyküsünü satmışım.Apparently I just sold my publisher Heidi.
Aileyi satmışım ben.Who needs parents?
Bazen bana ruhumu satmışım gibi geliyor.Sometimes it feels as if I've traded my soul.
Ben, elli tane satmışım.So I sold 50 rolls. Veronica sold... 20 rolls.
Ben... dokuz kopya satmışım.I've, um... sold nine copies.

Questions and answers about satmak conjugation

Still don't understand something? Ask and receive a reply!

Ask us a question about this word and get it replied to here. Questions are answered by experienced language speakers.

Ask question about satmak
Work in progress

Help us become the best conjugation resource. Find out more.

Play Turkish conjugation game!

Practice Turkish verb conjugation with real sentences in our free game. Try now!

Tip: CTRL + M for navigation!

You can access a quick navigation menu with the shortcut 'CTRL + M'.

Learn languages with our Interlinear books!

Check out our new product - novel subtitled books in many languages to get reading practice!

Try out

Receive most useful verbs, tips and other info free!

Select the language(s) you're interested in

Do you know these verbs?

VerbTranslation
saklatmakswish
sapıtmakgo haywire
sardırmakconstrain
sarkmaksag
sarsmakshake
sası kokmakdo
satıp savmaksell up
satıya çıkarmakremove sati
sattırmaklet somebody sell something
savrulmakskid