Kızdırmak (to anger) conjugation

Turkish
17 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
kızdırırım
I anger
kızdırırsın
you anger
kızdırır
he/she/it angers
Future tense
kızdıracağım
I will anger
-
-
Past tense
kızdırdım
I angered
-
-
Present continuous tense
kızdırıyorum
I am angering
-
-

Examples of kızdırmak

Example in TurkishTranslation in English
- Tanrıyı iki dinde kızdırmak istemezsin.You don't want to anger God in two religions.
Beni neden kızdırmak istiyorsunuz?Why do you wish to anger me?
Bu adeti edinmenin nedeni geç kalıp, müstakbel aşık olmamak, ya da Onu kızdırmak için yapıyor olabilirsin.It could be that you perform this ritual in order to be late to avoid a prospective lover, or anger him.
Bu ödlekleri kızdırmak istiyorum.I want to anger these cowards.
Fransa hükümetini kızdırmak ister mi?Will he want to anger the French government?
Bunu yaparak, Fransa'nın bütün asillerini kızdırırım, buraya gelmelerine ve taç giyme törenine bu kadar az kalmışken olmaz.And in taking it, I would anger every French nobleman two days before they gather here to help put the crown on my head.
Toprağına bitki ekersen, tanrıyı kızdırırsın.(Radio Static) (Radio Evangelist) When you plant seed into your own kin, you anger God.
Bedenin kutsallığını bozan her şey, ruhu kızdırır ve sürekli bu dünyaya gelmesine neden olur.Any desecration of the body angers the spirit and keeps it haunting this world.
Ondan ancak ahlaksız serseriler hoşlanır. Çünkü insanları, hem eğlendirir hem de kızdırır. Sonra ona hem gülerler hem de döverler.None but libertines delight in him, for he both pleases men and angers them and then they laugh at him and beat him.
Onu görmek bile insanları kızdırır.The sight of it angers people.
Sadece ahlaksızlar ondan hoşlanır, onlar da zekasına değil rezilliklerine düşkündür. İnsanları hem eğlendirir hem kızdırır, onlar da önce güler sonra döverler.None but libertines delight in him, and his commendation is not in his wit, but in his villainy, for he both pleases men and angers them, and then they laugh at him and beat him.
Sevgililerini de öyle kızdırır.That's how he angers his girlfriends.
Bir tişört aldım, oğlumu kızdırdım. Başarılı bir gezinti oldu.Bought a shirt, angered my son -- another successful outing.
Eyvahlar olsun, baba! Büyük Bastı Bacağı kızdırdım.Oh, father, I have angered the Grand Bastard.
Kurbağa Kralı'nı kızdırdım.Great, I've angered the Frog King.
Onu kızdırdım.I angered her.
Seni kızdırdım.I've angered you.

More Turkish verbs

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'anger':

None found.
Learning languages?