Saplamak (to stick) conjugation

Turkish
15 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
saplarım
I stick
saplarsın
you stick
saplar
he/she/it sticks
Future tense
saplayacağım
I will stick
-
-
Past tense
sapladım
I sticked
-
-
Present continuous tense
saplıyorum
I am sticking
-
-

Examples of saplamak

Example in TurkishTranslation in English
"İçinizden hiç o makası boynuna saplamak geçmedi mi?"'Weren't you ever tempted to stick the scissors in his neck?
- Ben sana bir şey saplamak istemiyorum.- I... Don't wanna stick you with anything.
Ben sadece mecbur kalmadıkça sana iğneler saplamak istemiyorum.I don't want to stick you with needles if I don't have to.
Beni eve götürüp, mum yakıp, üstüme iğne saplamak istiyormuş!Wanted to take me to his house and stick pins in me.
Benim tek yaptığım, sana bir şey saplamak oldu.All I did am stick something in you.
- Eğer bu konuda birine bir şey söylersen, bir gece seni yatağında uyandırıp karnına bir bıçak saplarım."if you tell anybody about this, "I will wake you in your bed one night and stick a knife into your belly."
- Gözüme çatal saplarım daha iyi!I'd as lief stick a fork in my eye!
- Yaklaşma yoksa saplarım!- I'll stick this in you!
Bir daha bana öyle dokunursan suratına bıçağı saplarım.If you ever grab me like that again, I will stick a knife in your face.
Bir daha küçük kızlara yanaşmak yok, yoksa geri döner ve onu kalbine saplarım.No more little girls, or I'll be back, and I'll stick that in your heart.
Bıçağı karnına saplarsın ve açarsın.You stick a knife in its belly and zip.
Gece olduğunda çıkmak istediğin kızın evinin önüne saplarsın ve kız da senden hoşlanıyorsa mızrağı yerden çıkarır.Then at night, you stick that into the house of the girl you want to date, and... If it's the spear of the boy she likes, she pulls it in.
Sana dedim aşağı bastır ortasından, yoksa kendine saplarsın.I told you to press down on the shank, and then you won't stick yourself.
Saçını topuz yapıp, bunu da dağılmasın diye topuza saplarsın.Where you twist it in a bun and stick this through to hold it in place.
Sonra da vudu bebeğine bir kaç iğne saplar.Then she sticks a pin in a voodoo doll.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

coplamak
cosh
çaplamak
do
hoplamak
hop
kaplamak
line
sağlamak
ensure
sallamak
shake
sapılmak
turn off
sapıtmak
go haywire
saptamak
fix
savlamak
do
savsamak
do
saylamak
do
sırlamak
glaze
sızlamak
tingle
sollamak
overtake

Similar but longer

saplanmak
stall

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'stick':

None found.
Learning languages?