Ilgilenmek (to do) conjugation

Turkish
25 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
ilgilenirim
I do
ilgilenirsin
you do
ilgilenir
he/she/it does
Future tense
ilgileneceğim
I will do
-
-
Past tense
ilgilendim
I did
-
-
Present continuous tense
ilgileniyorum
I am doing
-
-

Examples of ilgilenmek

Example in TurkishTranslation in English
- Anlaşılan bu eleman benimle ilgilenmek istemiyor.- This person does not want to deal with me.
- Bebekle de benimle de ilgilenmek istemiyor.He wants nothing to do with me or the baby.
- Cumartesi, gelemem çünkü Sammy'le ilgilenmek için Silver buralarda olmayacak.Oh,saturday,I can't do it because silver's not going to be around to help me with sammy.
- Gerçek şu ki tüm yaptığım senin ayak işlerine koşturmak, telefonlarına cevap vermek, ve bebeğinle ilgilenmek ve ben bundan sıkıldım!- The fact is all I do is run your errands, answer your phone calls, and take care of your baby and I'm sick of it!
- Kendimi öldürmek zorunda olmadığım. Ben sadece kafamdan atmak için, Bilirsin,farklı şeylerle ilgilenmek gibi halterle çalışmak veya koşmak gibi. veya saçları kesmek falan tabi ilgilenen bir kadın varsa.I see a stiff, one I didn't have to kill myself, I just get the urge to you know, do stuff, like work out or run around maybe get some trim, if there's a willing woman about.
- Ben ilgilenirim, eğer sıkıntı olmazsa.- I'll take care of it, if you don't mind.
- Ben ilgilenirim.- I can do it.
- Bununla ben ilgilenirim.Hang them in the windows!
- Hayır merak etme, ben ilgilenirim bununla!- No, don't worry, I'll take care of it!
Ayrıca, ilgileneceğin evraklar nerede bilmiyorum ama eğer bulursan, bizim için ilgilenirsin değil mi?Secondly, I don't know where the paperwork is, but when you find it, can you take care of it for us?
Belki de yapı içini başka bir ürünle takas yapmakla ilgilenirsin. Belki de.So maybe you'd be interested in some merchandise in exchange for the indoor?
Belki de yapı içini başka bir ürünle takas yapmakla ilgilenirsin.So maybe you'd be interested in some merchandise in exchange for the indoor?
Ben melek işleriyle, sen de insan işleriyle ilgilenirsin.I do the angel stuff. You do the people stuff.
Bir proje üzerinde çalışıyorum, umarım sen de ilgilenirsin.I'm doing a project, maybe you'll be interested.
- Adamım okadar rahat davranmayıp olan bitenleri bana da anlatmazsa ilerideki 10 yılda kendisiyle ilgilenir.- My man is gonna be handling himself for the next decade if he doesn't stop playing it so cool and tell me what he's up to.
- Jeffries sadece soruların cevabı ile ilgilenir, nasıl yaptığımızla değil.- Jeffries doesn't care how we get the answers, as long we do.
- Marlin Mueller ilgilenir.- Marlin Mueller does.
- Sizin şu sendikacınız antikalarla falan ilgilenir mi?- So your union rep... Does he, uh, does he collect anything antique-y?
Bakın, bayan. Vergilerle karım ilgilenir.Look, lady, my wife does the taxes.
- Elbette ilgilendim.- Of course I did.
- Ne yapacağımı bilemedim, kızla ilgilendim.It's okay. Come on out there. I didn't know what to do.
-Onlarla ilgilenmemi söyledi ben de ilgilendim.- He said to take care of 'em and I did.
Annem öldüğünden bu yana onunla tek başıma ilgilendimWell, it got you here, didn't it? I've been dealing with him all by myself ever since Mom died.
Başka ne yapabilirdim ki... beni eğitmeye başladığında 16 yaşındaydım, Bruce... hareketli bir çocukken potansiyelim vardı ve şüphelenmedim bile... başka türlüymüş gibi yapabilirdim, ama seninle ilgilendim... endişelendim,I am 16 years old when you started training me, Bruce. A punk kid with a smart mouth and potential I didn't even suspect. I may have pretended otherwise, but I looked up to you, worshiped you.
Ben daha çok onun deniz üssümde ne yaptığı ile ilgileniyorum, Tobias.I am more interested in what he was doing on my Marine base, Tobias.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

ezgilenmek
do
iliklenmek
button to

Similar but longer

bilgilenmek
do

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'do':

None found.
Learning languages?