Ayarlamak (to set) conjugation

Turkish
29 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
ayarlarım
I set
ayarlarsın
you set
ayarlar
he/she/it sets
Future tense
ayarlayacağım
I will set
-
-
Past tense
ayarladım
I set
-
-
Present continuous tense
ayarlıyorum
I am setting
-
-

Examples of ayarlamak

Example in TurkishTranslation in English
"Dedikoducu Kız" da ki resmimi görmüş ve benimle bir buluşma ayarlamak istiyor.She saw my photo on "Gossip Girl" and wants to set up a meeting with me.
- Becca. Buluşma ayarlamak için bağlantıya geçince, onun yalnız gelmesi gerektiğini söyledi.When he contacted us to set the meet, he said she has to go alone.
- Biliyor musun bunu ayarlamak çok kolay.- You know that set-up's too easy.
- Bizi niye ayarlamak istesinler ki?- You being set up. - He said we're being set up.
- Ciobella elbiselerinde risk almaktan korkmazdı elektrik ışıklarıyla Paris'i ayarlamak- Never afraid to take risks, Ciobella's dress of electric lights, set the paris - fashion world ablaze...
"Onunla yatarım" derecesinde komik değil, daha çok "onu şişko arkadaşlarımdan birine ayarlarım" derecesinde.Not like ""l"m gonna sleep with him"" funny, but like, ""l"d set him up with one of my fat friends"" funny.
- Ben ayarlarım. Süper. Evet.I'll--I'll set it up, bro.
- Ben ayarlarım...- I'll set it up and...
- Ben ayarlarım.- So I'll set it up.
"Kıçımı öp"ün yedisi, yarın da "kendi randevularını kendin ayarlarsın"ın sekizi.It's the seventh of kiss my ass, and tomorrow is the eighth of set your own goddamn meetings.
Belki de sen bana birini ayarlarsın, kardeşin mesela.Well, maybe you could set me up with someone, like your brother.
Belki sen benim için yüksek bahisli bir poker masası ayarlarsın diye umuyordum.- No. But I am hoping that maybe you could set me up in a good high-stakes game of poker.
Beni nasıl böyle korkunç birine ayarlarsın?How could you set me up with this creep?
Bunu ayarlarsın, değil mi Nat?You could set that up, couldn't you, Nat?
( klasörü aşağı ayarlar )(sets down folder)
Ama ayarlar ne söyleyemem Hareket bu iplik plazma ilk etapta girdap.But I can't tell you what sets in motion that spinning plasma vortex in the first place.
Annemin kalp alevler ayarlar Yani bu çocuk.So this is the boy who sets my mother's heart ablaze.
Bunu o ayarlar ancak.He sets this up.
Cougan, büyük paralı oyun serisi ayarlar ve Philcox'ı ona şantaj yapabilecek kadar derine sokar.Cougan sets up a series of big money games, and gets Philcox in so deep that he can blackmail him.
- Pekala ben ayarlayacağım.I will set it up.
Ben de sana bir antrenman maçı ayarlayacağım.So I will set you up a sparring session.
Dekyon yayınındaki sesi düzgün şekilde ayarlayabilirsek... İkincil işlemci elektronlarımı sesi yansıtacak şekilde ayarlayacağım ve bilgiyi bilinçaltı seviyede almış olacağım.If the dekyon emission is modulated correctly, it will set up resonance's in my positronic subprocessors.
Meclisle buluşmanızı ayarlayacağım.I will set... the meeting with the council.
Onunla bir yemek ayarlayacağım, Ama hiç birşey için söz veremem.I will set up a lunch, but I can't promise anything.
"Atımın hızını ayarladım ona göre""I set her on my pacing steed
"Hey hadi, bir oda ayarladım" der.He'll say, "hey, come on, I got a room set aside.
- 8'deki randevunuzu ayarladım....and your 8:00 appointment's all set.
- Anneme multimilyoner birini ayarladım.Just set the multi-gajillionaire up with mom.
- Ben ayarladım da ondan!Because I set it up!

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

ağırlamak
entertain
aharlamak
do
ahırlamak
do
ayaklamak
foot to
ayazlamak
do
ayıklamak
extract
ayıplamak
blame
ayıtlamak
do
azarlamak
rebuke
uyarlamak
adapt

Similar but longer

ayarlatmak
let something adjust

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'set':

None found.
Learning languages?