Artırmak (to increase) conjugation

Turkish
19 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
artırırım
I increase
artırırsın
you increase
artırır
he/she/it increases
Future tense
artıracağım
I will increase
-
-
Past tense
artırdım
I increased
-
-
Present continuous tense
artırıyorum
I am increasing
-
-

Examples of artırmak

Example in TurkishTranslation in English
"İşin sırrı müşteriyi artırmak için menüyü çeşitlendirmektir.""The trick is to vary the menu to increase the clientele."
- Genel kültürümü artırmak için...To increase my general knowledge...
- Yoğunluğu artırmak gerek.- Have to increase the density.
- yapımcı ya da yönetmen olarak kendi ağ sitenize veya başka sitelere koyup görünürlüğünü artırmak istediğiniz için-- because you have it on your own website as a producer or director, or on other websites to increase its reach-
Aklımda doğru kalmışsa köpek gücünü artırmak için meteor taşını steroidle karıştırıyorlardı.If I remember well, they had... mixed meteorites with a steroid to increase the strength of the dogs.
Ben de dozajı artırırım.I'll increase the dosage.
Payını artırırım.I'll increase your cut.
Yani eğer bir kasımı yarım cm artırırsam vücudunum diğer taraflarınıda artırırım.Which means if I want to increase one muscle a half inch... the rest of the body has to increase.
Geri hizmetteki insanları ve gazeteleri çıkar, gelirini artırırsın.Cut back people and pages, you increase revenue.
"ayrıca kan akışını hızlandırır ve prostat sağlığını artırır."but it also improves blood flow and increases prostate health.
"mesanenin iltihaplanarak, rahmin tahriş olma riskini artırır..."increases the risk that your inflamed bladder may irritate the uterus
Akciğer keseciklerine giden kan akışını artırır, daha fazla oksijen almasını sağlar.Selectively increases blood flow to the alveoli allowing for more oxygenation.
Ayrıca, iyileşme sürecini hızlandırmak için vücudunuzun doğal endorfinini artırır.It increases endorphin production to help the healing process.
Bombacıyı bekleyen araba olabilir, ancak bir işbirlikçi yakalanma riskini artırır.The bomber could have had a car waiting for him, but a co-conspirator, it increases the odds of capture.
Aşısının yoğunluğunu artırdım. Biraz da epinephrine verdim. Ama yine de çok umutlu olduğumu söyleyemem.I increased the concentration of her vaccine and gave her some epinephrine, though I can't say that I am altogether hopeful.
Dilaudid dozajını artırdım.I increased the Dilaudid.
Dofaminenin dozunu artırdım... LR den takip edin.Doctor I already increased the Dofamine dose... and the Plain LR is next for follow-up.
Gazı kestim ve oksijeni artırdım.I've cut down the gas and increased the oxygen.
Görünüşü hoşuma gitmediği için nitroz oksidi kestim ve oksijeni artırdım.I didn't like the look of him, so I cut down the nitrous oxide and increased the oxygen.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

ağdırmak
do
aksırmak
sneeze
andırmak
remind
astırmak
do
aştırmak
have your head
azdırmak
excite
batırmak
immerse
ıhtırmak
patent to
yatırmak
deposit

Similar but longer

araştırmak
search
artırılmak
increase
arttırmak
increase

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'increase':

None found.
Learning languages?