Yayılmak (to spread) conjugation

Turkish
11 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
yayılırım
I spread
yayılırsın
you spread
yayılır
he/she/it spreads
Future tense
yayılacağım
I will spread
-
-
Past tense
yayıldım
I spread
-
-
Present continuous tense
yayılıyorum
I am spreading
-
-

Examples of yayılmak

Example in TurkishTranslation in English
- Böyle yayılmak, parlak bir fikir.Good idea, spreading out like that.
Ama bu şeyin Scott'u enfekte etme nedeninin yayılmak olduğunu varsaymalıyız.But we have to assume That this thing has infected scott In order to spread.
Ama yayılmak benim en sevdiğim şey.But spreading is my favorite thing.
Basarının kanıtı bu. Dedikodunun doğasında koşmak, yayılmak vardır.The nature of rumour is to spread, it's unstoppable.
Buz, yayılmak için petro-teknolojiyi dayanak olarak kullanıyor. Binanın yapısal bütünlüğünü riske atmaya başladı.Well, the ice is using the petrotech as a base to spread everywhere... it's started to compromise the structural integrity of the building.
İlk diş fırçasıyla başlar sonra rujla. Sonra banyoya yayılırsın ve ardından da çekmeceye ihtiyacın olur.First it's a toothbrush, then your lipstick, then it spreads out of the bathroom, and you need a drawer.
" ne zaman 2 kalp birleşirse, orada positifliği etrafında yayılır.""When two hearts connect there spreads positivity around. "
"Buz her yerde ve her şeydedir, geometrik zorlukta, tezat beyazlığın... sınırları olmayan boşluğunda her yana yayılır.The Ice is everywhere and everything It spreads to all sides unbounded void of alien whiteness in geometric rigor
- Dedikodular etrafa çabuk yayılır.- Word spreads quick around here.
- Küf dipten yukarı yayılır.Mold spreads from the bottom up.
- Sevgi, şifalı bir merhem gibi yayılır.Love spreads like a sweet healing balm.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

kıyılmak
do
sayılmak
do
yakılmak
do
yamalmak
do
yamulmak
warp
yanılmak
stumble
yarılmak
yawn
yatılmak
board
yaylamak
do
yazılmak
sign up
yığılmak
slump
yıkılmak
collapse

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'spread':

None found.
Learning languages?