Ovalamak (to rub) conjugation

Turkish
19 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
ovalarım
I rub
ovalarsın
you rub
ovalar
he/she/it rubs
Future tense
ovalayacağım
I will rub
-
-
Past tense
ovaladım
I rubbed
-
-
Present continuous tense
ovalıyorum
I am rubbing
-
-

Examples of ovalamak

Example in TurkishTranslation in English
- Hayır, sadece ovalamak hoşuma gidiyor.- No, I just like to rub it.
-"Safinaz'la yeniden bir araya gelirseniz artık tuvaletini ovalamak zorunda kalmayacağım.- Lf you hook back up with Olive Oyl I won't have to scrub your toilet anymore.
Ayağımı ovalamak için 500 papel veriyorsa kim olduğundan bana ne.I don't care who he is if he pays me 500 bucks to rub my feet.
Başını sıvazlayıp karnını ovalamak gibi bir şey.It,s Like Patting yOur head and rubbing yOur stOmaCh.
Belki biz jakuzideyken, sırtımı ovalamak istersin.Maybe when we're out there you could give me a back rub.
Her sabah parmaklarımı onunla ovalarım.I rub my fingers with it every morning.
Seni yağlar ve ovalarım aşağıya kadarI'll oil you up and rub you down
Temizler ve ovalarım.I am cleaner and scrubber.
Yarın gelip her şeyi boşaltıp, içlerini iyice bir ovalarım.I'll come in tomorrow... clear everything out, and give them a good scrub.
Belinin üstünü ovalarsın altını nereye ulaşabiliyorsan.You just rub it all over your upper back, lower, wherever you can reach.
Böyle tutarsın, başlarını geri itersin ve enselerini ovalarsın.You hold them like that. You push their head back, and you start rubbing the neck.
Diş etlerini onunla ovalarsın.You rub it on their gums.
Orada göbeği ovalarsın... ve rahibeler sana domuz eti ve ekmek verecektir.Why, you rub your stomach up there... and those nuns'll give you a slice of sow belly and a crust of bread.
İşe zamanında gelirsin, işini düzgün yaparsın iyice ovalarsın değil mi?And you show up to work on time, and you do your job properly, and you scrub hard and all that?
Annem gibi, iki elimde tuzla, hindinin kalın göğsünü ovaladım.Following mother, with salt on both hands I rubbed the turkey's thick chest.
Ben de onun gözlerini ovaladım ve kendime de bulaştırdım.I rubbed her eye and infected myself.
Bir diş fırçasıyla banyodaki fayansları ovaladım ve bütün lekeleri temizledim.Well, I took a toothbrush to the grout and the bathroom tile and scrubbed out all the stains.
Her gün yarım saat ovaladım ve böyle oldu...And I rubbed it for a half hour every day and I've got those...
Her şeyi çamaşır suyuyla ovaladım, kenar tahtalarını bile.I scrubbed everything with bleach, even the baseboards,

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

alalamak
take
aralamak
do
ıralamak
do
otalamak
do
ufalamak
crumble

Similar but longer

kovalamak
chase
ovalanmak
rub
ovalatmak
do

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'rub':

None found.
Learning languages?