Durdurmak (to stop) conjugation

Turkish
30 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
durdururum
I stop
durdurursun
you stop
durdurur
he/she/it stops
Future tense
durduracağım
I will stop
-
-
Past tense
durdurdum
I stopped
-
-
Present continuous tense
durduruyorum
I am stopping
-
-

Examples of durdurmak

Example in TurkishTranslation in English
! - Onu durdurmak için elimden geleni yaptım.- I did everything I could to stop her.
"Arkadaşım kalbimi 6 dakika durdurmak için büyü kullandı."My friend used magic to stop my heart "for 6 minutes.
"Bay Franklin, bunu durdurmak için heyecan verici bir fikri olduğunda ısrar etmişse de... İnsanların kötülük dolu zihinlerine nasıl güvenmiyorsam uçurtmalara da güvenmem."Although Mr. Franklin insisted he had an electrifying way to stop it I trust not kites over the evil minds of men.
"Belfour onları durdurmak herşeyi denedi"Belfour tried everything in his power to stop them.
"Beni durdurmak için hiçbir şey yapamayacaksınız." dedikten sonra çok utanç verici olurdu.That'd be embarrassing. "Nothing can stop the destruction l bring upon you."
- "O" nedir ve onu nasıl durdururum?- What is "it" and how do I stop it?
- Başka nasıl durdururum bilmiyorum.I don't know how else to stop it.
- Ben durdururum.Oh, I'll stop him.
- Ben hep verandaya gelmeden onu durdururum.Boyd: My play's always to stop him before he gets on the front porch.
- Bir boğayı bile çıplak elle durdururum.I could stop a bull with my two hands.
- Bu sen beni durdurursun demek mi?This is you stopping me?
- Onları nasıl durdurursun?How do you stop them?
- Raylan. - Bak, ya sen durdurursun, yoksa ben durduracağım.Look, either you stop him, or I will.
- Ya arabayı durdurursun ya da hepimizi öldürürüm.Okay, stop it, or I'll crash the car. Don't do that. [tires squeal]
-Sam, bir devrimi nasıl durdurursun?Sam, how would you like to stop a revolution?
"Eğer bir suç varsa FBI onu durdurur.""If there is a crime, the FBI stops it.
- (Motoru durdurur)- (engine stops)
- Jane, siyanür zehirlenmesi, vücut hücrelerinin oksijen kullanımını durdurur.- Jane, cyanide poisoning stops the cells of the body from being able to use oxygen.
- Yüksek dozlarda kalbi ve akciğerleri durdurur.- In high doses, it stops the heart and lungs.
Alanı kontrol eder ve telefonu bulunca çalmayı durdurur.It checks each area and when it finds the phone, it stops ringing.
"Geçen günkü saldırıyı yapan bu üç kişiyi ben öldürdüm." "Cuma günü bir patlama olacağını çok iyi biliyorum." "Onu da durduracağım." "VELAYUDHAM"l've killed these 3 people who've killed the innocent people ...by blasting the bomb yesterday l know that they will blast a bomb on coming Friday l will stop that too VELAYUDHAM
"Lütfen dur. Yoksa seni ben durduracağım."Please stop, or I will stop you!"
"Onu da durduracağım."I will stop that too
- Ne? Arabayı durduracağım!l will stop the car!
- Seni durduracağım.- I will stop you.
"Onları durdurdum." Ne demek bu?"I stopped them." What do you mean?
'Bu yüzden seremoniyi durdurdum.''That's why I stopped this marriage.'
(Casey) Peki, bu durumda onların çalmalarını durdurdum, değil mi?(Casey) Well, I stopped them from stealing this case, didn't I?
- ...tetiği çekmek istedi ama onu durdurdum.- Don't. - ...and he wanted to do it and I stopped him.
- Ama o şeyi durdurdum. - Evet, durdurdun.- But I stopped that thing, didn't I?

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

burdurmak
do
doğdurmak
do
doldurmak
fill
kurdurmak
establish what
sordurmak
do
vurdurmak
do
yordurmak
do

Similar but longer

durdurulmak
do

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'stop':

None found.
Learning languages?