Doyurmak (to feed) conjugation

Turkish
26 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
doyururum
I feed
doyurursun
you feed
doyurur
he/she/it feeds
Future tense
doyuracağım
I will feed
-
-
Past tense
doyurdum
I fed
-
-
Present continuous tense
doyuruyorum
I am feeding
-
-

Examples of doyurmak

Example in TurkishTranslation in English
"Aç Restoranı" denmesinin sebebi açları doyurmak değil mi?To feed the hungry diner?
- Her yıl Şükran Gününde, kimsesizleri doyurmak için bağış yapardı.- She made a donation every year to feed the homeless on Thanksgiving.
- Mandalore halkını doyurmak için kaçakçılara ödeme yapmaya mecbur değildir.Mandalore should not need to pay smugglers to feed its people.
- Onu doyurmak için yeterince erzağımız yok. - Hallederiz.~ And we haven't got enough food to feed him. ~ We'll manage.
7 tane çocuğu doyurmak zorundaydı.She had to feed seven children.
Arkadaşlarını getirirsen, onların da karnını doyururum, demiş.She said if he bring his friends, she'll feed them too.
Kedinin karnını ben doyururum.I'll feed the cat. You just go, get yourself cleaned up.
Ona bakarım, karnını doyururum her ne gerekirse.l'll look after him and take care of him and feed him and everything!
Orada doyururum artık seni.I'll feed you there.
Tamam. Ben doyururum.Fine, I'll feed him!
Bir kıza pizza verirsen karnını bir günlük doyurursun.Give a girl a pizza and feed her for a day.
Birine balık verirsen, karnını bir günlüğüne doyurursun.Give a man a fish, you feed him for a day.
Burada tüm Montreal'i doyurursun.You should be feeding all of montreal
O saatten önce acıkırsan karnını doyurursun.If you get hungry before then, feed yourself.
Sonra beni doyurursun, sonra da gideriz.And then you will feed me, and then we will leave.
Derya turtası, bir kişiyi doyurur.Ocean pie, feeds one.
Dünyayı doyurur.It feeds off the earth.
Gökteki kuşlara bakın! Ne eker, ne biçer, ne de ambarlarda biriktirirler. Öyleyken semavî Babanız onları doyurur.Look at the birds of the air, they do not sow, or reap, or gather grain into barns, and yet your heavenly Father feeds them.
Tanrı yine de onları doyurur.And yet, God feeds them.
korkma ihtiyaç duyduğun şeylere sahibim açlığını doyuracağımBe not afraid I've got what you need Your hunger I will feed
Ülkemi ve ordumu doyuracağım.I will feed my army and my country.
- Ben Beethoven'ı doyurdum.- I fed Beethoven.
- Karnını doyurdum.- She's been fed.
- Liam'i doyurdum.- Oh, hey, I fed Liam.
- Onu doyurdum.- I fed him.
- Çocukları doyurdum.The kids are fed.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

buyurmak
prescribe
doyulmak
get enough to
doyunmak
do
doyuşmak
do
duyurmak
announce

Similar but longer

doyurulmak
do

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'feed':

None found.
Learning languages?