Ders vermek (to teach) conjugation

Turkish
28 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
ders veririm
I teach
ders verirsin
you teach
ders verir
he/she/it teaches
Future tense
ders vereceğim
I will teach
-
-
Past tense
ders verdim
I taught
-
-
Present continuous tense
ders veriyorum
I am teaching
-
-

Examples of ders vermek

Example in TurkishTranslation in English
"Bu yüzden, ona bir ders vermek için koridorda kafasını kestik." desek?"So we cut his head off in the corridor to teach him a lesson".
"Washington'daki sağırlar üniversitesinde ders vermek üzere çok gururlandırıcı bir öneri aldım!""A very flattering offer has been made to me to teach at a university for the deaf in Washington DC"!
- ...ders vermek istediğimi biliyorsun.- you've known that I wanted to teach.
- Baban mı? - Kabul et, her zaman ona iyi bir ders vermek istedin.Admit you'd love to teach him a lesson!
- Bana ders vermek için mi?- To teach me a lesson?
- Evet, her perşembe 7:00'ye kadar ders veririm.Yes, I teach until 7:00 every Thursday.
Ama bana bulaşırsan sana öyle bir ders veririm ki, asla unutamazsın!But if you ever mess with me I'll teach you a lesson you won't forget
Hey! Sana öyle bir ders veririm ki, asla unutamazsın!I'll teach you a lesson you won't forget
Ve iyi bir ders veririm."And teach him a lesson."
Yoğun bir şekilde seyahat ederim, ders veririm.I travel extensively, teaching.
Belki onlara sen ders verirsin dedim.I am thinking maybe you could teach them.
Hastamı görmeye gel, bana bir ders verirsin, sonra müzik çalar, di mi ama?You come see my patient, you teach me a lesson, and then the music plays, right?
Kendi kendine ders verirsin artık.Hope you like teaching by yourself.
Koro yönetirsin, ders verirsin.You can direct. You can teach.
Ona bu akşam iyi bir ders verirsin.Then teach him a lesson.
Biz uslu durunca, o bize memnuniyetle ders verir.When we sit still, she teaches us gladly.
Ve o bana ders verir.And she teaches my lessons.
Ben ona bir ders vereceğim.I will teach him a lesson.
Ben, Maymun Kral, sana bir ders vereceğim.I, Monkey King, will teach you a lesson.
Enişte sana bir ders vereceğim.Brother-in-law, I will teach you a lesson.
Ona iyi bir ders vereceğimI will teach that manager a good lesson
Şimdi izle, baba, Mala'ya bir ders vereceğim..Now watch, Dad, l will teach Mala a lesson.
- Hayır. Ben sana bir ders verdim.l taught you a lesson.
2 yıl ders verdim.I taught down here for two years.
Anaokulunda ders verdim ve Ron'unu yaptığından 3 kez yaptım.I taught kindergarten and made three times what ron did.
Arabuluculuk biriminin çoğuna ders verdim.I taught most of the hostage negotiation unit.
Ben, uh... Merkezde onlara ders verdim.l, uh-- l taught them at the center.
Sana diğer kızları aşağılaman konusunda ders veriyorum sanmıştım.Thought I was teaching you a lesson about all the girls you dominate and then ignore.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

ders görmek
see course

Similar but longer

elvermek
permit
evermek
marry
gövermek
do
güvermek
do
üvermek
do
verilmek
do

Random

deliliği tutmak
keep the madness
demlenmek
infuse
denklemi çözmek
solve the equation
denmek
you called
derecelemek
do
ders görmek
see course
ders yapmak
mak course
devinimsiz kalmak
do
devirmek
overthrow
devleşmek
well placed to

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'teach':

None found.
Learning languages?