Bırakmak (to leave) conjugation

Turkish
16 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
bırakarım
I leave
bırakarsın
you leave
bırakar
he/she/it leaves
Future tense
bırakacağım
I will leave
-
-
Past tense
bıraktım
I left
-
-
Present continuous tense
bırakıyorum
I am leaving
-
-

Examples of bırakmak

Example in TurkishTranslation in English
"...vefatımdan sonra tüm servetimi ona miras bırakmak istiyorum."and bequeath her at my death whatever I may have to leave.
"Ama bununla birlikte, seni bırakmak niyetinde de değildi... "...öldü...""But after all, he did not mean to leave you - -- he is dead --"
"Ay'da ayak izi bırakmak, onu kaybetmeye değer miydi?""Was it worth losing her to leave a footprint on the moon?".
"Ben, Woodrow Ricks, aklımın ve vücudumun sesi olarak öldüğüm zaman en az 5 milyon doları en iyi arkadaşım Donnell Lewis'e bırakmak istiyorum."I, Woodrow Ricks, being of sound mind and body, wish to leave at least $5 million to my best friend Donnell Lewis if and when I ever die."
"Bir polis işinden ayrıldığında, herşeyi geride bırakmak zorundadır""When a policeman quits his job, he has to leave eVerything behind"
Mesaj bırakarsın.You can leave a message.
"Bana göz kulak olup bakanlara... tüm malımı mülkümü bırakacağım."'The ones who put their hands in mine and looked after me, 'I will leave them my property.
"Yaşadığı her ay bırakacağım altınlarla ödeyeceğim bakım masraflarını.""I shall pay for her upkeep with gold which I will leave every month that she lives. "
- Kanıtı bulma işini Craven'a bırakacağım. Tabi eğer varsa.I will leave it to Kraven to collect the proof if there is any.
- Seçeneksiz bırakacağım da ondan.I will leave them with no other choice.
- Sizi yalnız bırakacağım.- I will leave you alone.
"Arka kapımı dostum borcunu getirip versin diye açık bıraktım."ı olabilir."I left the back door open so my buddy could drop off that dime bag he owed me."
"Bugün bana gelmek istememene üzgünüm, sana yemeğe sosisli bıraktım."Sorry you didn't wanna join me tonight. I left you hot dogs for dinner.
"Eğer bir şeyler yanlış giderse, sana masanın üstünde 20 bin dolar bıraktım. "Sözleşme için.If something goes wrong, I left you 20 grand on the table.
"Eşim Chuck öldükten sonra beni herkesten çok destekledi ama buna karşın Adsız Alkolikleri bıraktım yemek masamın altından hiç çıkmadım bile."She supported me when no one else did, right after my husband Chuck died and I left the Alcoholics Anonymous and I almost never left from under my dining room table."
"Görevdeki elemanlara pizza alsınlar diye biraz para bıraktım."I left the boys at the mission some cash for pizzas.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

bırakılmak
do
bırakışmak
you drop to

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'leave':

None found.
Learning languages?