Yarmak (to split) conjugation

Turkish
16 examples
This verb can also mean the following: cleave, slit, hack, breach, chop, tear, rend

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
yararım
I split
yararsın
you split
yarar
he/she/it splits
yararız
we split
yararsınız
you all split
yararlar
they split
Future tense
yaracağım
I will split
yaracaksın
you will split
yaracak
he/she/it will split
yaracağız
we will split
yaracaksınız
you all will split
yaracaklar
they will split
Present continuous tense
yarıyorum
I am splitting
yarıyorsun
you are splitting
yarıyor
he/she/it is splitting
yarıyoruz
we are splitting
yarıyorsunuz
you all are splitting
yarıyorlar
they are splitting
Past tense
yardım
I split
yardın
you split
yardı
he/she/it split
yardık
we split
yardınız
you all split
yardılar
they split
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
yarıyordum
I was splitting
yarıyordun
you were splitting
yarıyordu
he/she/it was splitting
yarıyorduk
we were splitting
yarıyordunuz
you all were splitting
yarıyorlardı
they were splitting
Present negative tense
yarmam
I do not split
yarmazsın
you do not split
yarmaz
he/she/it do not split
yarmayız
we do not split
yarmazsınız
you all do not split
yarmazlar
they do not split
Present continuous negative tense
yarmıyorum
I am not splitting
yarmıyorsun
you are not splitting
yarmıyor
he/she/it is not splitting
yarmıyoruz
we are not splitting
yarmıyorsunuz
you all are not splitting
yarmıyorlar
they are not splitting
Past negative tense
yarmadım
I did not split
yarmadın
you did not split
yarmadı
he/she/it did not split
yarmadık
we did not split
yarmadınız
you all did not split
yarmadılar
they did not split
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
yarmıyordum
I was not splitting
yarmıyordun
you were not splitting
yarmıyordu
he/she/it was not splitting
yarmıyorduk
we were not splitting
yarmıyordunuz
you all were not splitting
yarmıyordular
they were not splitting
Future negative tense
yarmayacağım
I will not split
yarmayacaksın
you will not split
yarmayacak
he/she/it will not split
yarmayacağız
we will not split
yarmayacaksınız
you all will not split
yarmayacaklar
they will not split
Present interrogative tense
yarar mıyım?
do I split?
yarar mısın?
do you split?
yarar mı?
does he/she split?
yarar mıyız?
do we split?
yarar mısınız?
do you all split?
yararlar mı?
do they split?
Present continuous interrogative tense
yarıyor muyum?
am I splitting?
yarıyor musun?
are you splitting?
yarıyor mu?
is he/she splitting?
yarıyor muyuz?
are we splitting?
yarıyor musunuz?
are you all splitting?
yarıyorlar mı?
are they splitting?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
yardım mı?
did I split?
yardın mı?
did you split?
yardı mı?
did he/she split?
yardık mı?
did we split?
yardınız mı?
did you all split?
yardılar mı?
did they split?
Past continuous interrogative tense
yarıyor muydum?
was I splitting?
yarıyor muydun?
were you splitting?
yarıyor muydu?
was he/she splitting?
yarıyor muyduk?
were we splitting?
yarıyor muydunuz?
were you all splitting?
yarıyorlar mıydı?
were they splitting?
Future interrogative tense
yaracak mıyım?
will I split?
yaracak mısın?
will you split?
yaracak mı?
will he/she split?
yaracak mıyız?
will we split?
yaracak mısınız?
will you all split?
yaracaklar mı?
will they split?
Present negative interrogative tense
yarmaz mıyım?
do I not split?
yarmaz mısın?
do you not split?
yarmaz mı?
does he/she not split?
yarmaz mıyız?
do we not split?
yarmaz mısınız?
do you all not split?
yarmazlar mı?
do they not split?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
yarmıyor muyum?
am I not splitting?
yarmıyor musun?
are you not splitting?
yarmıyor mu?
is he/she not splitting?
yarmıyor muyuz?
are we not splitting?
yarmıyor musunuz?
are you all not splitting?
yarmıyorlar mı?
are they not splitting?
Past negative interrogative tense
yarmadım mı?
did I not split?
yarmadın mı?
did you not split?
yarmadı mı?
did he/she not split?
yarmadık mı?
did we not split?
yarmadınız mı?
did you all not split?
yarmadılar mı?
did they not split?
Past continuous negative interrogative tense
yarmıyor muydum?
was I not splitting?
yarmıyor muydun?
were you not splitting?
yarmıyor muydu?
was he/she not splitting?
yarmıyor muyduk?
were we not splitting?
yarmıyor muydunuz?
were you all not splitting?
yarmıyorlar mıydı?
were they not splitting?
Future negative interrogative tense
yarmayacak mıyım?
will I not split?
yarmayacak mısın?
will you not split?
yarmayacak mı?
will he/she not split?
yarmayacak mıyız?
will we not split?
yarmayacak mısınız?
will you all not split?
yarmayacaklar mı?
will they not split?

Examples of yarmak

Example in TurkishTranslation in English
- Yine de buna kılı kırk yarmak denir!Stop splitting hairs!
Kılı kırk yarmak istemem ama bir oda hem spor salonu hem de ev sineması olarak kullanılamaz.Look, I don't mean to split hairs, but a room can't really be both a gym and a home theater.
Kılı kırk yarmak istemem, Kardeş, ama aslında umuda inanmam.I don't mean to split hairs, Sister, but I don't believe in hope exactly.
Kılı kırk yarmak istemiyorum baba.l don't want to split hairs, Dad.
Kılı kırk yarmak istiyorsan, o çocuk sana karar verdiremez. Rumspringa bitene kadar o bir Amish.If you want to split hairs, her kid won't decide if he's Amish till after rumspringa.
"Bir daha eski güzel günlerden bahsedersen o aptal kafanı ortadan ikiye yararım." dedim."Say anything else about the 'good old days', as you call them and I'll split your stupid head open".
Bununla kafanı var ya ortadan ikiye yararım ha!I'll just split your head in two, like this.
Hafif bir baskı uyguladığım an boğazını yararım.Drop the knife, or I'll shoot. Just an ounce of pressure, and she'll split right open.
Sürekli kılı kırk yararsın, değil mi?You always have to split hairs, don't you?
Para üç yerine iki kişiye daha çok yarar değil mi?Money splits better two ways instead of three.
Ve kıçını ikiye yaracağım.And I will split your ass in two.
"Bize yardım edersen ganimeti paylaşırız.""We'll split the swag if you'll help."
- Ve bu bir yardım için- We'll split the profits.
Artı, tamir parasında da yardım etti yani...Plus, he's split the car service with me, so...
Bana yardım edin!Help me out! 45-2 split!
Ben ayrılmadan önce tanıştığım şarkıcılar. ve bana çok yardım ettiler.They're singers I met before we split and they helped me a lot.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'split':

None found.
Learning languages?