Yaratmak (to create) conjugation

Turkish
20 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
yaratırım
I create
yaratırsın
you create
yaratır
he/she/it creates
yaratırız
we create
yaratırsınız
you all create
yaratırlar
they create
Future tense
yaratacağım
I will create
yaratacaksın
you will create
yaratacak
he/she/it will create
yaratacağız
we will create
yaratacaksınız
you all will create
yaratacaklar
they will create
Present continuous tense
yaratıyorum
I am creating
yaratıyorsun
you are creating
yaratıyor
he/she/it is creating
yaratıyoruz
we are creating
yaratıyorsunuz
you all are creating
yaratıyorlar
they are creating
Past tense
yarattım
I created
yarattın
you created
yarattı
he/she/it created
yarattık
we created
yarattınız
you all created
yarattılar
they created
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
yaratıyordum
I was creating
yaratıyordun
you were creating
yaratıyordu
he/she/it was creating
yaratıyorduk
we were creating
yaratıyordunuz
you all were creating
yaratıyorlardı
they were creating
Present negative tense
yaratmam
I do not create
yaratmazsın
you do not create
yaratmaz
he/she/it do not create
yaratmayız
we do not create
yaratmazsınız
you all do not create
yaratmazlar
they do not create
Present continuous negative tense
yaratmıyorum
I am not creating
yaratmıyorsun
you are not creating
yaratmıyor
he/she/it is not creating
yaratmıyoruz
we are not creating
yaratmıyorsunuz
you all are not creating
yaratmıyorlar
they are not creating
Past negative tense
yaratmadım
I did not create
yaratmadın
you did not create
yaratmadı
he/she/it did not create
yaratmadık
we did not create
yaratmadınız
you all did not create
yaratmadılar
they did not create
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
yaratmıyordum
I was not creating
yaratmıyordun
you were not creating
yaratmıyordu
he/she/it was not creating
yaratmıyorduk
we were not creating
yaratmıyordunuz
you all were not creating
yaratmıyordular
they were not creating
Future negative tense
yaratmayacağım
I will not create
yaratmayacaksın
you will not create
yaratmayacak
he/she/it will not create
yaratmayacağız
we will not create
yaratmayacaksınız
you all will not create
yaratmayacaklar
they will not create
Present interrogative tense
yaratır mıyım?
do I create?
yaratır mısın?
do you create?
yaratır mı?
does he/she create?
yaratır mıyız?
do we create?
yaratır mısınız?
do you all create?
yaratırlar mı?
do they create?
Present continuous interrogative tense
yaratıyor muyum?
am I creating?
yaratıyor musun?
are you creating?
yaratıyor mu?
is he/she creating?
yaratıyor muyuz?
are we creating?
yaratıyor musunuz?
are you all creating?
yaratıyorlar mı?
are they creating?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
yarattım mı?
did I create?
yarattın mı?
did you create?
yarattı mı?
did he/she create?
yarattık mı?
did we create?
yarattınız mı?
did you all create?
yarattılar mı?
did they create?
Past continuous interrogative tense
yaratıyor muydum?
was I creating?
yaratıyor muydun?
were you creating?
yaratıyor muydu?
was he/she creating?
yaratıyor muyduk?
were we creating?
yaratıyor muydunuz?
were you all creating?
yaratıyorlar mıydı?
were they creating?
Future interrogative tense
yaratacak mıyım?
will I create?
yaratacak mısın?
will you create?
yaratacak mı?
will he/she create?
yaratacak mıyız?
will we create?
yaratacak mısınız?
will you all create?
yaratacaklar mı?
will they create?
Present negative interrogative tense
yaratmaz mıyım?
do I not create?
yaratmaz mısın?
do you not create?
yaratmaz mı?
does he/she not create?
yaratmaz mıyız?
do we not create?
yaratmaz mısınız?
do you all not create?
yaratmazlar mı?
do they not create?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
yaratmıyor muyum?
am I not creating?
yaratmıyor musun?
are you not creating?
yaratmıyor mu?
is he/she not creating?
yaratmıyor muyuz?
are we not creating?
yaratmıyor musunuz?
are you all not creating?
yaratmıyorlar mı?
are they not creating?
Past negative interrogative tense
yaratmadım mı?
did I not create?
yaratmadın mı?
did you not create?
yaratmadı mı?
did he/she not create?
yaratmadık mı?
did we not create?
yaratmadınız mı?
did you all not create?
yaratmadılar mı?
did they not create?
Past continuous negative interrogative tense
yaratmıyor muydum?
was I not creating?
yaratmıyor muydun?
were you not creating?
yaratmıyor muydu?
was he/she not creating?
yaratmıyor muyduk?
were we not creating?
yaratmıyor muydunuz?
were you all not creating?
yaratmıyorlar mıydı?
were they not creating?
Future negative interrogative tense
yaratmayacak mıyım?
will I not create?
yaratmayacak mısın?
will you not create?
yaratmayacak mı?
will he/she not create?
yaratmayacak mıyız?
will we not create?
yaratmayacak mısınız?
will you all not create?
yaratmayacaklar mı?
will they not create?

Examples of yaratmak

Example in TurkishTranslation in English
"..eğer bir yazar veya sanatçı birşeyler yaratmak isterse.. ..önce içindeki yaratıcı ruhu bulmalıdır.""...that every writer or artist must experience in the creative mood if he is to create anything at all,"
"Ben de bir çift yaratmak istiyorum""I too want to create a pair"
"Birlikte kusursuz dünyayı yaratmak için...""To create an ideal world together,"
"Sıradan bir hayat yaratmak için çaba sarfettik.""We made efforts to create some kind of ordinary life.
"oyunu düşünüp karakterlerini yaratmak için." diye düşünürdüm."To think up the game and to create the characters."
Bir daha bu gücü kullanmamı gerektirmeyecek bir gelecek yaratacağım.I will create a future where I won't have to use this power ever again.
Bir sonraki seviyede "kendim bir şey yaratacağım" fikrini ekelim.Then the next level down, we feed him, "I will create something for myself."
Daha çok dünya yaratacağım.I will create more worlds.
Günün birinde bir kadın yaratacağım ve her şey daha kolay olacak.Someday I will create a woman and it will be easier.
Hakikaten... doğum sürecinin en harika taklidini yaratacağım.Indeed... I will create the greatest mockery of the birthing process.
- Bu özel vitrinde - bir tablo yaratıyorum.In this particular window, I am creating a... a picture.
...Sağdan ve soldan düşmanlar yaratıyorum.I am creating enemies left and right.
Ayrılıkçı İttifaktaki şefkatli dostlarımın yardımı sayesinde canlı yaratıyorum.Thanks to the support of my compassionate friends in the Separatist Alliance, I am creating life.
Bir şeyler yaratıyorum.I am creating something.
Kendi tarzımı yaratıyorum.I am creating my own signature journalistic style, Louis.
"Minotor Bulmaca" oyununu ben yarattım.I created the "Riddle of the Minotaur" game.
"İnsanları öldüren birşey" yarattım.I have created "something that kills people".
'Yeni bir hayat yarattım.''So I created a new life.'
- "Onu ben yarattım!"- "I created her."
- Ama ben yarattım sizi.- But I created you!

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'create':

None found.
Learning languages?