Tetiklemek (to trigger) conjugation

Turkish
17 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
tetiklerim
I trigger
tetiklersin
you trigger
tetikler
he/she/it triggers
Future tense
tetikleyeceğim
I will trigger
-
-
Past tense
tetikledim
I triggered
-
-
Present continuous tense
tetikliyorum
I am triggering
-
-

Examples of tetiklemek

Example in TurkishTranslation in English
- Sorunluların sorununu tetiklemek.To trigger a person's trouble.
Ama nanitleri tetiklemek için... yakında olmaları gerekir.But the nanites, they just have to be in the vicinity to be triggered.
Ancak bu çürümüş kalıntılar dahi, bir karşılaşmayı tetiklemek için yeterli.But even these decaying remains are enough to trigger a confrontation.
Arabanı bara doğru sürüp bir patlamayı tetiklemek için kendini havaya uçurduğunu duydum.I heard that you drove your car into the grill and then blew yourself up so that you could trigger some explosion.
Aramanın cep telefonundan cep telefonuna olması lazım. Ama nanitleri tetiklemek için yakında olmaları gerekir.The call would have to be cellphone to cellphone, but the nanites, they just have to be in the vicinity To be triggered.
Alex'e ulaşmaya çalışan olursa telefondan tetiklerim ve araç havaya uçar.If anyone tries to get to Alex I hit the trigger on this phone and the car explodes.
Haberi yayabilirim sandım. Başkalarının zihnini tetiklerim sandım.I thought I could circulate it, an effort to trigger someone...
# Acil yaşamsal tepkileri tetikler... #...öyle ki, bu tepkiler olmasa hiçbir hayvan canlı kalamaz.It triggers Immediate survival responses, without which no animal could survive.
- Her hareket bir karşı hareketi tetikler.Every move triggers a countermove. Adapt.
- İkisi de migreni tetikler.- Both triggers for migraines.
...bombayı uzaktan tetikler.It triggers the bomb remotely.
Arizona'da, bir çöl fırtınası üstünlük uğruna acımasız bir seferberliği tetikler.In Arizona, a desert storm triggers a ruthless campaign for dominance.
- Lanetimi tetikledim.- I triggered my curse.
Ah, aklının derinliklerine baktım ve onun için eşsiz olan bir hatırayı tetikledim.I looked into the depths of his mind and triggered a memory that am unique to him.
Bastım ve aleti tetikledim.I got low and triggered the device.
Ben onda bir şeyi tetikledim bu diğerlerine de sıçramış olmalı ki onlar da...I triggered something in him and that must have sparked something in all of them...
Evet, Onu hackledim ve alarmı tetikledim.Yeah, I hacked in and triggered the alarm.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

tepiklemek
do
teveklemek
do

Similar but longer

tetikleşmek
do

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'trigger':

None found.
Learning languages?