Tırmanmak (to climb) conjugation

Turkish
27 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
tırmanırım
I climb
tırmanırsın
you climb
tırmanır
he/she/it climbs
Future tense
tırmanacağım
I will climb
-
-
Past tense
tırmandım
I climbed
-
-
Present continuous tense
tırmanıyorum
I am climbing
-
-

Examples of tırmanmak

Example in TurkishTranslation in English
"Bağışlayın beni ekselansları, ben yalnızca bir maymunum... "...ve tırmanmak benim kanımda var...Forgive me,your highness,for I am but a monkey, and it is in my nature to climb
"Bir dağa tırmanmak istemiyorum, tek bir gün daha yaşamak istiyorum.""I don't want to climb a mountain, I just want to live another day."
"Spirit" her şey için çalışmak zorundaydı, Mars'ta, kelimenin tam anlamıyla, bir dağa tırmanmak zorunda kaldı.Spirit had to work for everything, literally had to climb a mountain on Mars.
"Tekrar geri tırmanmak, işte asıl zorluk bu.""To climb back out again, that's the difficulty."
# İlk kim tırmanmak ister?¶ Who wanna climb first ¶
"Dağa tırmanırım"And I'll climb the mountain
- Belki de artık yer değiştirip ben senin pencerene tırmanırım ha?- Maybe it's time I started climbing in your window for a change, huh?
- Ben tırmanırım.I'm the climber.
- O zaman yeniden tırmanırım.- I'd just have to climb right back up.
- Pencereden tırmanırım.-I'd climb out that window.
- Belki yine tırmanırsın.Maybe you'll climb again someday.
Bana bak, ya tırmanırsın, ya boğulursun asker.Now look, you climb or you drown, soldier.
Basamakları tırmanırsın.Start climbing up in the ranks.
Beni dinlersen, merdivenin basamaklarını çabucak tırmanırsın.You stick with me and you're going to be climbing the ladder very quickly.
Duvara bile tırmanırsın. Yolu tutarlar.You can even climb walls, man, because they grip.
(Haşere yukarı tırmanır)(Vermin climbs up)
- Bakmadığımız zamanlarda ağaçlara tırmanır.She climbs trees when we are not looking.
Bazen Ash kâbus gördüğünde bizim yatağımıza bile tırmanır.Sometimes when Ash has a nightmare, he even climbs into bed with us.
Belirsizlik aleminin loş ışığında, büyücü, sonsuz gücün koruyucusu Celestia'yı aramak için, Voldrini'nin donmuş şelalesine tırmanır.By the dim light of the dream realm's black sun, the wizard climbs the frozen waterfall of voldrini in search of celestia, the guardian of infinite power...
Billy herkesten iyi ağaç tırmanır.Billy climbs a tree better than anyone.
Eğer hareketsiz bir aziz istiyorlarsa, bir heykelin tepesine tırmanacağım ve kılımı dahi kıpırdatmayacağım.If they want a plaster saint, I will climb on a plinth and I will not move a muscle.
¤'Dağların en yükseğine tırmanacağım. ¤'¤'I will climb the highest of mountains ¤'
! Bir ağaca tırmandım?I climbed up a tree?
"Camden Çöplüğü'ne tırmandım.""I climbed the Camden landfill. "
# Başka bir ağaca daha tırmandım♪ l have climbed another tree
# Dağa tırmandım ve arkama dönüp baktığımda # # kar kaplı bir tepede # # kendi yansımamı gördüm #♪ I climbed a mountain and I turned around ♪ ♪ and I saw my reflection ♪ ♪ in a snow-covered hill ♪
# En yüksek zirveye tırmandım# I've climbed the highest peaks

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

tırmalanmak
scratch the

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'climb':

None found.
Learning languages?