Sarılmak (to hug) conjugation

Turkish
27 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
sarılırım
I hug
sarılırsın
you hug
sarılır
he/she/it hugs
sarılırız
we hug
sarılırsınız
you all hug
sarılırlar
they hug
Future tense
sarılacağım
I will hug
sarılacaksın
you will hug
sarılacak
he/she/it will hug
sarılacağız
we will hug
sarılacaksınız
you all will hug
sarılacaklar
they will hug
Present continuous tense
sarılıyorum
I am hugging
sarılıyorsun
you are hugging
sarılıyor
he/she/it is hugging
sarılıyoruz
we are hugging
sarılıyorsunuz
you all are hugging
sarılıyorlar
they are hugging
Past tense
sarıldım
I hugged
sarıldın
you hugged
sarıldı
he/she/it hugged
sarıldık
we hugged
sarıldınız
you all hugged
sarıldılar
they hugged
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
sarılıyordum
I was hugging
sarılıyordun
you were hugging
sarılıyordu
he/she/it was hugging
sarılıyorduk
we were hugging
sarılıyordunuz
you all were hugging
sarılıyorlardı
they were hugging
Present negative tense
sarılmam
I do not hug
sarılmazsın
you do not hug
sarılmaz
he/she/it do not hug
sarılmayız
we do not hug
sarılmazsınız
you all do not hug
sarılmazlar
they do not hug
Present continuous negative tense
sarılmıyorum
I am not hugging
sarılmıyorsun
you are not hugging
sarılmıyor
he/she/it is not hugging
sarılmıyoruz
we are not hugging
sarılmıyorsunuz
you all are not hugging
sarılmıyorlar
they are not hugging
Past negative tense
sarılmadım
I did not hug
sarılmadın
you did not hug
sarılmadı
he/she/it did not hug
sarılmadık
we did not hug
sarılmadınız
you all did not hug
sarılmadılar
they did not hug
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
sarılmıyordum
I was not hugging
sarılmıyordun
you were not hugging
sarılmıyordu
he/she/it was not hugging
sarılmıyorduk
we were not hugging
sarılmıyordunuz
you all were not hugging
sarılmıyordular
they were not hugging
Future negative tense
sarılmayacağım
I will not hug
sarılmayacaksın
you will not hug
sarılmayacak
he/she/it will not hug
sarılmayacağız
we will not hug
sarılmayacaksınız
you all will not hug
sarılmayacaklar
they will not hug
Present interrogative tense
sarılır mıyım?
do I hug?
sarılır mısın?
do you hug?
sarılır mı?
does he/she hug?
sarılır mıyız?
do we hug?
sarılır mısınız?
do you all hug?
sarılırlar mı?
do they hug?
Present continuous interrogative tense
sarılıyor muyum?
am I hugging?
sarılıyor musun?
are you hugging?
sarılıyor mu?
is he/she hugging?
sarılıyor muyuz?
are we hugging?
sarılıyor musunuz?
are you all hugging?
sarılıyorlar mı?
are they hugging?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
sarıldım mı?
did I hug?
sarıldın mı?
did you hug?
sarıldı mı?
did he/she hug?
sarıldık mı?
did we hug?
sarıldınız mı?
did you all hug?
sarıldılar mı?
did they hug?
Past continuous interrogative tense
sarılıyor muydum?
was I hugging?
sarılıyor muydun?
were you hugging?
sarılıyor muydu?
was he/she hugging?
sarılıyor muyduk?
were we hugging?
sarılıyor muydunuz?
were you all hugging?
sarılıyorlar mıydı?
were they hugging?
Future interrogative tense
sarılacak mıyım?
will I hug?
sarılacak mısın?
will you hug?
sarılacak mı?
will he/she hug?
sarılacak mıyız?
will we hug?
sarılacak mısınız?
will you all hug?
sarılacaklar mı?
will they hug?
Present negative interrogative tense
sarılmaz mıyım?
do I not hug?
sarılmaz mısın?
do you not hug?
sarılmaz mı?
does he/she not hug?
sarılmaz mıyız?
do we not hug?
sarılmaz mısınız?
do you all not hug?
sarılmazlar mı?
do they not hug?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
sarılmıyor muyum?
am I not hugging?
sarılmıyor musun?
are you not hugging?
sarılmıyor mu?
is he/she not hugging?
sarılmıyor muyuz?
are we not hugging?
sarılmıyor musunuz?
are you all not hugging?
sarılmıyorlar mı?
are they not hugging?
Past negative interrogative tense
sarılmadım mı?
did I not hug?
sarılmadın mı?
did you not hug?
sarılmadı mı?
did he/she not hug?
sarılmadık mı?
did we not hug?
sarılmadınız mı?
did you all not hug?
sarılmadılar mı?
did they not hug?
Past continuous negative interrogative tense
sarılmıyor muydum?
was I not hugging?
sarılmıyor muydun?
were you not hugging?
sarılmıyor muydu?
was he/she not hugging?
sarılmıyor muyduk?
were we not hugging?
sarılmıyor muydunuz?
were you all not hugging?
sarılmıyorlar mıydı?
were they not hugging?
Future negative interrogative tense
sarılmayacak mıyım?
will I not hug?
sarılmayacak mısın?
will you not hug?
sarılmayacak mı?
will he/she not hug?
sarılmayacak mıyız?
will we not hug?
sarılmayacak mısınız?
will you all not hug?
sarılmayacaklar mı?
will they not hug?

Examples of sarılmak

Example in TurkishTranslation in English
'Şimdiye dek topluca sarılmak için hiçbir sebebim olmadı.'I've never been the reason for a group hug.
- ...attığın son adım olur, sarılmak yok!No hugs. In the car I go.
- Ben sadece sana sarılmak istiyorum.- l just wanna give you a hug, man!
- Ben... Sana sarılmak istiyorum Metropolis, ve gerçek bir Metropolisli olmak istiyorum.I wanna hug you, Metropolis, and become a true Metropolean myself.
- Beşinci kural: Bisiklet sürerken sarılmak yok.Rule number five, no hugging while riding.
- Ben gelir sana sarılırım.-I'll come hug you.
- Uyuşturucu istesem birine sarılırım.You know hugs are my drug of choice.
-Biraz oturursan sana sarılırım. -Seninki çıkmıştı.I would give you a hug if you would sit still for one second.
Ama çok iyi sarılırım.But I hug very well...
Ardından birkaç yılana sarılırım.Then I will hug some snakes.
Başka bir gün yunuslara sarılırsın, tamam mı?- Hey, hug a dolphin another day, all right?
Belki bana sarılırsın?You think maybe I can... have a little hug?
Evet, sen özür dilersin, sen de sarılırsın.Uh, you apologize, you hug.
Eğer o bir kızsa sarılırsın biter. Bu kadar basit.If he's a girl You hugged him That's gross
Eğer partileri sevmeyi öğrenemezen, bitersin,duvarlara sarılırsın,garip olursun, ve bir parti adamı olamazsın ve sevişemezsin.If you don't learn to love parties, you'll end up being some wall-hugging, weird, no party guy and you'll never get laid.
- Kim sıkmadan sarılır ki?Well, who hugs without squeezing?
-Kim böyle sarılır ki?- Who hugs like that?
Beni Disneyland'e götürür, bana kitap okur sıcak çikolata yapar kesiklerime yara bandı yapıştırır, bana sarılır ve...She takes me to Disneyland, and she reads to me, and she makes me hot chocolate, and she puts bandages on my cuts, and she hugs me and she...
Her dünyada, insanlar nerede olurlarsa olsunlar, ...kış mevsiminin en kara olduğu yerde, tam orta noktada herkes durur, birbirine dönüp sarılır.'On every world, wherever people are, 'in the deepest part of the winter, at the exact mid-point... 'everybody stops and turns and hugs.
Herkes sarılır... bu çok normal!Everybody hugs... it's normal!
Sen, sana sarılacağım.You, I will hug.
Aslında zihnimde sana sarılıyorum. Ayrıca tesisatçılara da 10, 12 ve 15 numaralı odalarda da suyun tazyikli akmadığını söylüyorum.In fact, in my mind, I am hugging you, and also, I'm telling the plumbers that there's no water pressure in rooms 10, 12, and 15.
"Deli gibi gövdesine sarıldım"."Like one gone mad I hugged the ground;
# Ben ona sarıldım, o da bana. #♪ I hugged her and she hugged back
- Evet, sarıldım çünkü sana.- Yeah, I hugged you.
Az önce bir kardanadama sarıldım.I just hugged a snowman.
Başını omzuma yasladım ve ona sarıldım.I made her lean her head on my shoulder and hugged her.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'hug':

None found.
Learning languages?