Saklanmak (to hide) conjugation

Turkish
30 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
saklanırım
I hide
saklanırsın
you hide
saklanır
he/she/it hides
saklanırız
we hide
saklanırsınız
you all hide
saklanırlar
they hide
Future tense
saklanacağım
I will hide
saklanacaksın
you will hide
saklanacak
he/she/it will hide
saklanacağız
we will hide
saklanacaksınız
you all will hide
saklanacaklar
they will hide
Present continuous tense
saklanıyorum
I am hiding
saklanıyorsun
you are hiding
saklanıyor
he/she/it is hiding
saklanıyoruz
we are hiding
saklanıyorsunuz
you all are hiding
saklanıyorlar
they are hiding
Past tense
saklandım
I hid
saklandın
you hid
saklandı
he/she/it hid
saklandık
we hid
saklandınız
you all hid
saklandılar
they hid
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
saklanıyordum
I was hiding
saklanıyordun
you were hiding
saklanıyordu
he/she/it was hiding
saklanıyorduk
we were hiding
saklanıyordunuz
you all were hiding
saklanıyorlardı
they were hiding
Present negative tense
saklanmam
I do not hide
saklanmazsın
you do not hide
saklanmaz
he/she/it do not hide
saklanmayız
we do not hide
saklanmazsınız
you all do not hide
saklanmazlar
they do not hide
Present continuous negative tense
saklanmıyorum
I am not hiding
saklanmıyorsun
you are not hiding
saklanmıyor
he/she/it is not hiding
saklanmıyoruz
we are not hiding
saklanmıyorsunuz
you all are not hiding
saklanmıyorlar
they are not hiding
Past negative tense
saklanmadım
I did not hide
saklanmadın
you did not hide
saklanmadı
he/she/it did not hide
saklanmadık
we did not hide
saklanmadınız
you all did not hide
saklanmadılar
they did not hide
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
saklanmıyordum
I was not hiding
saklanmıyordun
you were not hiding
saklanmıyordu
he/she/it was not hiding
saklanmıyorduk
we were not hiding
saklanmıyordunuz
you all were not hiding
saklanmıyordular
they were not hiding
Future negative tense
saklanmayacağım
I will not hide
saklanmayacaksın
you will not hide
saklanmayacak
he/she/it will not hide
saklanmayacağız
we will not hide
saklanmayacaksınız
you all will not hide
saklanmayacaklar
they will not hide
Present interrogative tense
saklanır mıyım?
do I hide?
saklanır mısın?
do you hide?
saklanır mı?
does he/she hide?
saklanır mıyız?
do we hide?
saklanır mısınız?
do you all hide?
saklanırlar mı?
do they hide?
Present continuous interrogative tense
saklanıyor muyum?
am I hiding?
saklanıyor musun?
are you hiding?
saklanıyor mu?
is he/she hiding?
saklanıyor muyuz?
are we hiding?
saklanıyor musunuz?
are you all hiding?
saklanıyorlar mı?
are they hiding?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
saklandım mı?
did I hide?
saklandın mı?
did you hide?
saklandı mı?
did he/she hide?
saklandık mı?
did we hide?
saklandınız mı?
did you all hide?
saklandılar mı?
did they hide?
Past continuous interrogative tense
saklanıyor muydum?
was I hiding?
saklanıyor muydun?
were you hiding?
saklanıyor muydu?
was he/she hiding?
saklanıyor muyduk?
were we hiding?
saklanıyor muydunuz?
were you all hiding?
saklanıyorlar mıydı?
were they hiding?
Future interrogative tense
saklanacak mıyım?
will I hide?
saklanacak mısın?
will you hide?
saklanacak mı?
will he/she hide?
saklanacak mıyız?
will we hide?
saklanacak mısınız?
will you all hide?
saklanacaklar mı?
will they hide?
Present negative interrogative tense
saklanmaz mıyım?
do I not hide?
saklanmaz mısın?
do you not hide?
saklanmaz mı?
does he/she not hide?
saklanmaz mıyız?
do we not hide?
saklanmaz mısınız?
do you all not hide?
saklanmazlar mı?
do they not hide?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
saklanmıyor muyum?
am I not hiding?
saklanmıyor musun?
are you not hiding?
saklanmıyor mu?
is he/she not hiding?
saklanmıyor muyuz?
are we not hiding?
saklanmıyor musunuz?
are you all not hiding?
saklanmıyorlar mı?
are they not hiding?
Past negative interrogative tense
saklanmadım mı?
did I not hide?
saklanmadın mı?
did you not hide?
saklanmadı mı?
did he/she not hide?
saklanmadık mı?
did we not hide?
saklanmadınız mı?
did you all not hide?
saklanmadılar mı?
did they not hide?
Past continuous negative interrogative tense
saklanmıyor muydum?
was I not hiding?
saklanmıyor muydun?
were you not hiding?
saklanmıyor muydu?
was he/she not hiding?
saklanmıyor muyduk?
were we not hiding?
saklanmıyor muydunuz?
were you all not hiding?
saklanmıyorlar mıydı?
were they not hiding?
Future negative interrogative tense
saklanmayacak mıyım?
will I not hide?
saklanmayacak mısın?
will you not hide?
saklanmayacak mı?
will he/she not hide?
saklanmayacak mıyız?
will we not hide?
saklanmayacak mısınız?
will you all not hide?
saklanmayacaklar mı?
will they not hide?

Examples of saklanmak

Example in TurkishTranslation in English
"Işıkta saklanmak" ya da "ışıkta saklanan"..."To hide in the light" or "hiding in the light"-
"Kasım, saklanmak için kaçtı, ama ayağı takıldı ve altınlar etrafa dağıldı."Kasim ran to hide, but tripped, sending coins spilling in every direction.
"O yalnızlığımı doldurmak için mi içiyorum yoksa dönüştüğüm o tiksindirici şeyden saklanmak için mi?""Do I drink to fill the loneliness, or to hide from the horror I've become?"
# (etrafındaki herkes kaçıp saklanmak istediğinde)♪ When everyone around you wants to run and hide
# Ve ben sadece saklanmak istiyorum... #♪ and I just want to hide away ♪
- Belki masanın altına saklanırım.- Maybe hide under a table.
- Ben saklanırım.I'll hide.
- Yine saklanırım.- I'll just hide again.
-Yine saklanırım- I can hide again.
6:30'da Manastır kapanıyor. Ben içeride saklanırım.At 6:30, the Abbey closes and I hide here.
# Kollarımda saklanırsın #"in my arms you will hide"
* Dünyan yıkılır, saklanırsın bir maskenin ardına *♪ You'll wind up like the wreck you hide ♪ ♪ Behind that mask you use
Ben saklan deyince, saklanırsın.When I say so, stop breathing and hide.
Benim geldiğim yerde çocuklara öğrettiğimiz oyunda birisi "tak-tak" dediği zaman çeneni kapatıp saklanırsın.Where I am from, the game we teach our children is, when someone says, "Knock-knock," you shut (bleep) and hide.
Gidip bir sinir hücresi ya da öyle bir şeyin içine saklanırsın.Go hide in the neural cluster or something.
- Bir asteroitin arkasına ya da bir sürü zararsız kaya parçası gibi göründüğü için önem vermediğin enkaz sahasına saklanır.- He hides... - He hides behind an asteroid, or the debris field that you've ignored because it looked like a bunch of harmless rocks.
Aletim mi? Bir gösterirsem, Rocco Siffredi utancından saklanır!My club when I go out, Rocco Siffredi hides his.
Ama onu göremiyorlar çünkü ışıkta saklanır.But they can't see it because it hides in the light.
Andy sevişmek istediğinde hep oraya saklanır.That's where she hides from andy
Bazen bir tanesi tüm gün burada saklanır.Sometimes one hides in here during the day.
- Yani şimdi de pediatri cerrahından saklanıyorum.- So now I am hiding from the peds surgeon.
Aslına bakarsan saklanıyorum.Actually, I am hiding.
Dentsuin Tapınağı yakınlarındaki eski bakıcımın evinde saklanıyorum.I am hiding in the home of my old nurse near the Dentsuin Temple
Eski maden kuyusunda saklanıyorum."I am hiding in the old mine shaft.
Hayır, sanırım ben senin veya bizim arkamıza saklanıyorum.No, I think I am hiding behind you or us.
- Askerler geldiğinde saklandım.- I hid when the soldiers came.
- Aşçıyla saklandım.I hid.
- Beş ay lağımda saklandım.-I hid in the sewers for five months.
- Eğer ben bir kadının banyosuna saklandım diye kovulmuyorsam, bence işin için endişelenmene gerek yok.- If I didn't get fired... for hiding' in some woman's shower, I think your job's secure.
- Geldiğinizi duyunca burada saklandım.- I hid here when I heard you coming.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'hide':

None found.
Learning languages?