Parıldamak (to shine) conjugation

Turkish
8 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
parıldarım
I shine
parıldarsın
you shine
parıldar
he/she/it shines
Future tense
parıldayacağım
I will shine
-
-
Past tense
parıldadım
I shone
-
-
Present continuous tense
parıldıyorum
I am shining
-
-

Examples of parıldamak

Example in TurkishTranslation in English
Bacaklarımı küçük bir yıldızmışçasına parıldamak için aralıyorum.l spread my legs to shine like a little star.
Orada parıldamak istemiyorum.I'd rather not shine a light up there, if you know what I mean?
Daima oradayımdır, ama sadece geceleri parıldarım.I'm always there, but I only shine at night.
"Büyük Ayna parıldar acele etmeden, ilânihaye yüzlerini birleştirerek nesillerin.""The Great Mirror shines without haste, timeless, joining the faces of the Generations."
"Büyük Ayna parıldar, acele etmeden, ilânihaye yüzlerini birleştirerek nesillerin."The Great Mirror shines without haste, timeless, joining the faces of the Generations.
# Soluk ay akşamında Yumuşak ışığı parıldar # Prensesim, sevgili prensesim Nazik bir bey bana şöyle derIn my big crystal palace, the sun shines freely and at night, the pale moon shines its soft light
Evin kalbinin tepesinde kuzey yıldızı parıldar.Above the heart of home shines the north star.
Güneş parıldar.The sun shines bright.

More Turkish verbs

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'shine':

None found.
Learning languages?