Kurtarmak (to save) conjugation

Turkish
34 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
kurtarırım
I save
kurtarırsın
you save
kurtarır
he/she/it saves
kurtarırız
we save
kurtarırsınız
you all save
kurtarırlar
they save
Future tense
kurtaracağım
I will save
kurtaracaksın
you will save
kurtaracak
he/she/it will save
kurtaracağız
we will save
kurtaracaksınız
you all will save
kurtaracaklar
they will save
Present continuous tense
kurtarıyorum
I am saving
kurtarıyorsun
you are saving
kurtarıyor
he/she/it is saving
kurtarıyoruz
we are saving
kurtarıyorsunuz
you all are saving
kurtarıyorlar
they are saving
Past tense
kurtardım
I saved
kurtardın
you saved
kurtardı
he/she/it saved
kurtardık
we saved
kurtardınız
you all saved
kurtardılar
they saved
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
kurtarıyordum
I was saving
kurtarıyordun
you were saving
kurtarıyordu
he/she/it was saving
kurtarıyorduk
we were saving
kurtarıyordunuz
you all were saving
kurtarıyorlardı
they were saving
Present negative tense
kurtarmam
I do not save
kurtarmazsın
you do not save
kurtarmaz
he/she/it do not save
kurtarmayız
we do not save
kurtarmazsınız
you all do not save
kurtarmazlar
they do not save
Present continuous negative tense
kurtarmıyorum
I am not saving
kurtarmıyorsun
you are not saving
kurtarmıyor
he/she/it is not saving
kurtarmıyoruz
we are not saving
kurtarmıyorsunuz
you all are not saving
kurtarmıyorlar
they are not saving
Past negative tense
kurtarmadım
I did not save
kurtarmadın
you did not save
kurtarmadı
he/she/it did not save
kurtarmadık
we did not save
kurtarmadınız
you all did not save
kurtarmadılar
they did not save
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
kurtarmıyordum
I was not saving
kurtarmıyordun
you were not saving
kurtarmıyordu
he/she/it was not saving
kurtarmıyorduk
we were not saving
kurtarmıyordunuz
you all were not saving
kurtarmıyordular
they were not saving
Future negative tense
kurtarmayacağım
I will not save
kurtarmayacaksın
you will not save
kurtarmayacak
he/she/it will not save
kurtarmayacağız
we will not save
kurtarmayacaksınız
you all will not save
kurtarmayacaklar
they will not save
Present interrogative tense
kurtarır mıyım?
do I save?
kurtarır mısın?
do you save?
kurtarır mı?
does he/she save?
kurtarır mıyız?
do we save?
kurtarır mısınız?
do you all save?
kurtarırlar mı?
do they save?
Present continuous interrogative tense
kurtarıyor muyum?
am I saving?
kurtarıyor musun?
are you saving?
kurtarıyor mu?
is he/she saving?
kurtarıyor muyuz?
are we saving?
kurtarıyor musunuz?
are you all saving?
kurtarıyorlar mı?
are they saving?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
kurtardım mı?
did I save?
kurtardın mı?
did you save?
kurtardı mı?
did he/she save?
kurtardık mı?
did we save?
kurtardınız mı?
did you all save?
kurtardılar mı?
did they save?
Past continuous interrogative tense
kurtarıyor muydum?
was I saving?
kurtarıyor muydun?
were you saving?
kurtarıyor muydu?
was he/she saving?
kurtarıyor muyduk?
were we saving?
kurtarıyor muydunuz?
were you all saving?
kurtarıyorlar mıydı?
were they saving?
Future interrogative tense
kurtaracak mıyım?
will I save?
kurtaracak mısın?
will you save?
kurtaracak mı?
will he/she save?
kurtaracak mıyız?
will we save?
kurtaracak mısınız?
will you all save?
kurtaracaklar mı?
will they save?
Present negative interrogative tense
kurtarmaz mıyım?
do I not save?
kurtarmaz mısın?
do you not save?
kurtarmaz mı?
does he/she not save?
kurtarmaz mıyız?
do we not save?
kurtarmaz mısınız?
do you all not save?
kurtarmazlar mı?
do they not save?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
kurtarmıyor muyum?
am I not saving?
kurtarmıyor musun?
are you not saving?
kurtarmıyor mu?
is he/she not saving?
kurtarmıyor muyuz?
are we not saving?
kurtarmıyor musunuz?
are you all not saving?
kurtarmıyorlar mı?
are they not saving?
Past negative interrogative tense
kurtarmadım mı?
did I not save?
kurtarmadın mı?
did you not save?
kurtarmadı mı?
did he/she not save?
kurtarmadık mı?
did we not save?
kurtarmadınız mı?
did you all not save?
kurtarmadılar mı?
did they not save?
Past continuous negative interrogative tense
kurtarmıyor muydum?
was I not saving?
kurtarmıyor muydun?
were you not saving?
kurtarmıyor muydu?
was he/she not saving?
kurtarmıyor muyduk?
were we not saving?
kurtarmıyor muydunuz?
were you all not saving?
kurtarmıyorlar mıydı?
were they not saving?
Future negative interrogative tense
kurtarmayacak mıyım?
will I not save?
kurtarmayacak mısın?
will you not save?
kurtarmayacak mı?
will he/she not save?
kurtarmayacak mıyız?
will we not save?
kurtarmayacak mısınız?
will you all not save?
kurtarmayacaklar mı?
will they not save?

Examples of kurtarmak

Example in TurkishTranslation in English
"...kurtarmak için kendini."# To save himself #
"Baba kızını kurtarmak için kendini ateşe atar, hastaneye kaldırılır."Father crawls through fire to save daughter, father rushed to hospital.
"Beni kurtarmak için başkalarının hayatını mahvetmene göz yumamam."I can't let you ruin anyone's life to save mine.
"Beni kurtarmak için çok cesurmuşun".You're awfully brave to have saved me.
"Bu adama çok şey borçluyuz insanları şer güçlerden kurtarmak için hayatını feda etti Onu liderliğe dürüst olan getirdi görevini hata yapmadan tamamladı ve asla unutulmayacak.""To this man, much is owed. "He gave his life to save us, we, the people, from evil forces. "Appointed to lead by the honest one, he did not fail in his mission and shall never be forgotten."
'Ben MİN-CHUL'u kurtarırım.'I save Min-chul.
- Ben kendimi kurtarırım!- I'll save me!
- Ben seni kurtarırım.I'll save you.
- Birkaç çocuk falan kurtarırım.Maybe save some kids or something?
- Kadının adını söylersen seni bu durumdan kurtarırım.Tell me her name and I'll save you. Diana.
"Düşmanlarımın öfkesine karşı elini kaldırırsın... "...ve sağ elinle beni kurtarırsın.You stretch out your hand against the anger of my foes, and with your right hand, you save me.
"Sen boğulmaktan kurtarırsın""You've saved men from drowning"
'Sen de şerefini kurtarırsın.'And you save your honor.
* Öpücüklerin beni umutlandırdı beni kurtarırsın diye şimdi *~~ your kiss got me hopin' you save me right now ~~
- ...ya da kendini kurtarırsın.Or you can save yourself.
"Bozulma olmadığından bozulmuş" "Lakin kurtarır bizleri bir rüyadan""Deformed because there is no deformity But saves us from a dream."
"D-Money, Pitman'ı kurtarır. " mı?"D Money saves Pitman"?
"İçkiden uzak durmak hayat kurtarır.""Abstinence saves lives."
- Kira'yı kurtarmak seni de kurtarır.Saving Kira saves you.
- İkinci yarı biraz daha- Gavroche ölür, Marius onu kurtarır.- The second half is a bit much.. Gavroche dies, Marius saves him.
"Ama her şeyden iki tanesini kurtaracağım, çünkü aşağı yukarı hareket ederken çok güzel gözüküyor."But I will save two of everything because it looks good on a seesaw photo."
- Evet, seni kurtaracağım hayatım.Yes, I will save you, darling.
- Seni kurtaracağım.- I will save you.
Ailemi kurtaracağım.I will save my family.
-Onu kurtarıyorum.I am saving him.
Ama seni kurtarıyorum.But I am saving you.
Aslında teşhis ediyorum. Teknik olarak onu öldürecek şeyi teşhis ediyorum ama bundan başka hayatını da kurtarıyorum.Technically I'm diagnosing her with something that's gonna kill her, but other than that I am saving her life.
Ben hayat kurtarıyorum.I am saving lives.
Böceklerin hayatını kurtarıyorum.I am saving the lives of insects.
! Onu ben kurtardım!I saved her!
"Kediyi kurtardım ama kedi aslında bendim.""I saved the cat, and yet I am the cat."
"Kesinlikle" hayatını kurtardım.I definitely saved your life.
"Oğlumu kurtardım"!"I have saved my son.
"Oğlunu kurtardım ve sen bana nasıl teşekkür ediyorsun?""I have saved yourson, and this is how you thank me?

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'save':

None found.
Learning languages?