Koklamak (to smell) conjugation

Turkish
23 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
koklarım
I smell
koklarsın
you smell
koklar
he/she/it smells
koklarız
we smell
koklarsınız
you all smell
koklarlar
they smell
Future tense
koklayacağım
I will smell
koklayacaksın
you will smell
koklayacak
he/she/it will smell
koklayacağız
we will smell
koklayacaksınız
you all will smell
koklayacaklar
they will smell
Present continuous tense
kokluyorum
I am smelling
kokluyorsun
you are smelling
kokluyor
he/she/it is smelling
kokluyoruz
we are smelling
kokluyorsunuz
you all are smelling
kokluyorlar
they are smelling
Past tense
kokladım
I smelled
kokladın
you smelled
kokladı
he/she/it smelled
kokladık
we smelled
kokladınız
you all smelled
kokladılar
they smelled
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
kokluyordum
I was smelling
kokluyordun
you were smelling
kokluyordu
he/she/it was smelling
kokluyorduk
we were smelling
kokluyordunuz
you all were smelling
kokluyorlardı
they were smelling
Present negative tense
koklamam
I do not smell
koklamazsın
you do not smell
koklamaz
he/she/it do not smell
koklamayız
we do not smell
koklamazsınız
you all do not smell
koklamazlar
they do not smell
Present continuous negative tense
koklamıyorum
I am not smelling
koklamıyorsun
you are not smelling
koklamıyor
he/she/it is not smelling
koklamıyoruz
we are not smelling
koklamıyorsunuz
you all are not smelling
koklamıyorlar
they are not smelling
Past negative tense
koklamadım
I did not smell
koklamadın
you did not smell
koklamadı
he/she/it did not smell
koklamadık
we did not smell
koklamadınız
you all did not smell
koklamadılar
they did not smell
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
koklamıyordum
I was not smelling
koklamıyordun
you were not smelling
koklamıyordu
he/she/it was not smelling
koklamıyorduk
we were not smelling
koklamıyordunuz
you all were not smelling
koklamıyordular
they were not smelling
Future negative tense
koklamayacağım
I will not smell
koklamayacaksın
you will not smell
koklamayacak
he/she/it will not smell
koklamayacağız
we will not smell
koklamayacaksınız
you all will not smell
koklamayacaklar
they will not smell
Present interrogative tense
koklar mıyım?
do I smell?
koklar mısın?
do you smell?
koklar mı?
does he/she smell?
koklar mıyız?
do we smell?
koklar mısınız?
do you all smell?
koklarlar mı?
do they smell?
Present continuous interrogative tense
kokluyor muyum?
am I smelling?
kokluyor musun?
are you smelling?
kokluyor mu?
is he/she smelling?
kokluyor muyuz?
are we smelling?
kokluyor musunuz?
are you all smelling?
kokluyorlar mı?
are they smelling?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
kokladım mı?
did I smell?
kokladın mı?
did you smell?
kokladı mı?
did he/she smell?
kokladık mı?
did we smell?
kokladınız mı?
did you all smell?
kokladılar mı?
did they smell?
Past continuous interrogative tense
kokluyor muydum?
was I smelling?
kokluyor muydun?
were you smelling?
kokluyor muydu?
was he/she smelling?
kokluyor muyduk?
were we smelling?
kokluyor muydunuz?
were you all smelling?
kokluyorlar mıydı?
were they smelling?
Future interrogative tense
koklayacak mıyım?
will I smell?
koklayacak mısın?
will you smell?
koklayacak mı?
will he/she smell?
koklayacak mıyız?
will we smell?
koklayacak mısınız?
will you all smell?
koklayacaklar mı?
will they smell?
Present negative interrogative tense
koklamaz mıyım?
do I not smell?
koklamaz mısın?
do you not smell?
koklamaz mı?
does he/she not smell?
koklamaz mıyız?
do we not smell?
koklamaz mısınız?
do you all not smell?
koklamazlar mı?
do they not smell?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
koklamıyor muyum?
am I not smelling?
koklamıyor musun?
are you not smelling?
koklamıyor mu?
is he/she not smelling?
koklamıyor muyuz?
are we not smelling?
koklamıyor musunuz?
are you all not smelling?
koklamıyorlar mı?
are they not smelling?
Past negative interrogative tense
koklamadım mı?
did I not smell?
koklamadın mı?
did you not smell?
koklamadı mı?
did he/she not smell?
koklamadık mı?
did we not smell?
koklamadınız mı?
did you all not smell?
koklamadılar mı?
did they not smell?
Past continuous negative interrogative tense
koklamıyor muydum?
was I not smelling?
koklamıyor muydun?
were you not smelling?
koklamıyor muydu?
was he/she not smelling?
koklamıyor muyduk?
were we not smelling?
koklamıyor muydunuz?
were you all not smelling?
koklamıyorlar mıydı?
were they not smelling?
Future negative interrogative tense
koklamayacak mıyım?
will I not smell?
koklamayacak mısın?
will you not smell?
koklamayacak mı?
will he/she not smell?
koklamayacak mıyız?
will we not smell?
koklamayacak mısınız?
will you all not smell?
koklamayacaklar mı?
will they not smell?

Examples of koklamak

Example in TurkishTranslation in English
"Seni daha iyi koklamak için!""All the better to smell you with!"
- ...koklamak.Grandma smelled.
- Arabayı koklamak zorundasınız.- You gotta smell the car.
- Bir şey koklamak ister misin?- Hey, you wanna smell something?
- Boynunu mu koklamak istedin?To smell her neck?
- Tamam, çoraplarını koklarım.- Okay, I'll smell the socks.
-Hayır abi, ben samanı koklarım.I can smell the hay.
Bazen dışarı çıkar, koklarım.Sometimes l go out and l smell it.
Bazen mahkûmlar sigara saklar ben de kıyafetlerini koklarım.Sometimes the inmates sneak cigarettes, so I smell their clothes and...
Bazen onları alır ve koklarım.Sometimes I take them out and smell them.
Babanın sekreterini daha sonra koklarsın, canım.Honey, you're gonna have to smell Daddy's receptionist some other time.
Eğilip koklarsın.You lean in and you smell it.
Her daim parmaklarını koklarsın sen.You're always smelling your fingers.
Mesela birinin "bu tuhaf mı kokuyor?" demesi gibi. Sonra sana uzatır, sen de eğilir ve koklarsın.It's like if somebody says, "Does this smell weird to you?" and they put it out, you lean in and you smell it.
Onu koklarsın.You smell her.
O küçük sevimli burnuyla herşeyi koklar.He smells everything with his little cute nose...
Saçımı koklar.And, erm, she smells my hair.
İnsanlar her zaman garip kokular koklar, hatta öyle bir koku olmasa bile.People smell strange smells all the time. They don't even exist.
"Ben kokladım, sen kokladın, nasıl kokması gerekiyordu?""I smelled it, you smelled it, what is it supposed to smell like?"
"Çiy'ini kokladım"?"I smelled its dew"?
Ayrıca... 18 farklı parfüm kokladım, ...dokuz farklı pasta tattım, hepsinin tadı aynıydı.I have... I've smelled 18 different perfumes, I've sampled nine different slices of cake, which all tasted identical.
Ben de gömleğini kokladım iğrenç kokuyordu.And it smelled awful.
Ben de kokladım ve uzaklaştırılmaları gerektiği kararına vardım.I,too,smelled them d made the choice that they must be thrown away.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'smell':

None found.
Learning languages?