Kesmek (to cut) conjugation

Turkish
28 examples
This verb can also mean the following: shave, shave beard, stop, interrupt

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
keserim
I cut
kesersin
you cut
keser
he/she/it cuts
keseriz
we cut
kesersiniz
you all cut
keserler
they cut
Future tense
keseceğim
I will cut
keseceksin
you will cut
kesecek
he/she/it will cut
keseceğiz
we will cut
keseceksiniz
you all will cut
kesecekler
they will cut
Present continuous tense
kesiyorum
I am cutting
kesiyorsun
you are cutting
kesiyor
he/she/it is cutting
kesiyoruz
we are cutting
kesiyorsunuz
you all are cutting
kesiyorlar
they are cutting
Past tense
kestim
I cut
kestin
you cut
kesti
he/she/it cut
kestik
we cut
kestiniz
you all cut
kestiler
they cut
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
kesiyordum
I was cutting
kesiyordun
you were cutting
kesiyordu
he/she/it was cutting
kesiyorduk
we were cutting
kesiyordunuz
you all were cutting
kesiyorlardı
they were cutting
Present negative tense
kesmem
I do not cut
kesmezsin
you do not cut
kesmez
he/she/it do not cut
kesmeyiz
we do not cut
kesmezsiniz
you all do not cut
kesmezler
they do not cut
Present continuous negative tense
kesmiyorum
I am not cutting
kesmiyorsun
you are not cutting
kesmiyor
he/she/it is not cutting
kesmiyoruz
we are not cutting
kesmiyorsunuz
you all are not cutting
kesmiyorlar
they are not cutting
Past negative tense
kesmedim
I did not cut
kesmedin
you did not cut
kesmedi
he/she/it did not cut
kesmedik
we did not cut
kesmediniz
you all did not cut
kesmediler
they did not cut
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
kesmiyordum
I was not cutting
kesmiyordun
you were not cutting
kesmiyordu
he/she/it was not cutting
kesmiyorduk
we were not cutting
kesmiyordunuz
you all were not cutting
kesmiyordular
they were not cutting
Future negative tense
kesmeyeceğim
I will not cut
kesmeyeceksin
you will not cut
kesmeyecek
he/she/it will not cut
kesmeyeceğiz
we will not cut
kesmeyeceksiniz
you all will not cut
kesmeyecekler
they will not cut
Present interrogative tense
keser miyim?
do I cut?
keser misin?
do you cut?
keser mi?
does he/she cut?
keser miyiz?
do we cut?
keser misiniz?
do you all cut?
keserler mi?
do they cut?
Present continuous interrogative tense
kesiyor muyum?
am I cutting?
kesiyor musun?
are you cutting?
kesiyor mu?
is he/she cutting?
kesiyor muyuz?
are we cutting?
kesiyor musunuz?
are you all cutting?
kesiyorlar mı?
are they cutting?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
kestim mi?
did I cut?
kestin mi?
did you cut?
kesti mi?
did he/she cut?
kestik mi?
did we cut?
kestiniz mi?
did you all cut?
kestiler mi?
did they cut?
Past continuous interrogative tense
kesiyor muydum?
was I cutting?
kesiyor muydun?
were you cutting?
kesiyor muydu?
was he/she cutting?
kesiyor muyduk?
were we cutting?
kesiyor muydunuz?
were you all cutting?
kesiyorlar mıydı?
were they cutting?
Future interrogative tense
kesecek miyim?
will I cut?
kesecek misin?
will you cut?
kesecek mi?
will he/she cut?
kesecek miyiz?
will we cut?
kesecek misiniz?
will you all cut?
kesecekler mi?
will they cut?
Present negative interrogative tense
kesmez miyim?
do I not cut?
kesmez misin?
do you not cut?
kesmez mi?
does he/she not cut?
kesmez miyiz?
do we not cut?
kesmez misiniz?
do you all not cut?
kesmezler mi?
do they not cut?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
kesmiyor muyum?
am I not cutting?
kesmiyor musun?
are you not cutting?
kesmiyor mu?
is he/she not cutting?
kesmiyor muyuz?
are we not cutting?
kesmiyor musunuz?
are you all not cutting?
kesmiyorlar mı?
are they not cutting?
Past negative interrogative tense
kesmedim mi?
did I not cut?
kesmedin mi?
did you not cut?
kesmedi mi?
did he/she not cut?
kesmedik mi?
did we not cut?
kesmediniz mi?
did you all not cut?
kesmediler mi?
did they not cut?
Past continuous negative interrogative tense
kesmiyor muydum?
was I not cutting?
kesmiyor muydun?
were you not cutting?
kesmiyor muydu?
was he/she not cutting?
kesmiyor muyduk?
were we not cutting?
kesmiyor muydunuz?
were you all not cutting?
kesmiyorlar mıydı?
were they not cutting?
Future negative interrogative tense
kesmeyecek miyim?
will I not cut?
kesmeyecek misin?
will you not cut?
kesmeyecek mi?
will he/she not cut?
kesmeyecek miyiz?
will we not cut?
kesmeyecek misiniz?
will you all not cut?
kesmeyecekler mi?
will they not cut?

Examples of kesmek

Example in TurkishTranslation in English
"...buraya getirilen tüm kadınların... "...saçlarını kesmek... "...ardından duşa sokmak olacak.to make to believe all those women that came in that they are just taking a haircut and going in to take a shower, and, from there, they go out from this place."
"A" ve "B" ağaç kesmek için işe alınmışlar. Ağaç başına 50 sente."A" and "B" are hired to cut wood... at 50 cents a cord.
"Baba olmayan" bağı kesmek ister mi? ?Does the not-father want to cut the cord?
"Bacağını kesmek için ne kullandınız?"What did you use to cut the leg with?
"Evin en büyük oğlu gidip odun kesmek istemiş.""The eldest son wanted to go and cut wood."
"Ben senin kalbini keserim.""l'll cut your heart out."
"Saçımı keserim, Al" yok mu?No "Oh, Al, yes, I'll cut my hair"?
"uysun ya da uymasın, keserim"whether it matches or not, cut.
"Ölene kadar ya da bu kravatı keserim." Kim söyledi bunu?"till death or i cut loose that tie." Who said that?
# - Ağaçları keserim, yüksek topuk giyerim- I cut down trees, I wear high heels
- Olmadı şu küçük şeyini kesersin!- Or cut his little thing off!
Ayak parmaklarındaki tırnaklarını ne kadar sıklıkta kesersin?How often do you cut your toenails?
Ağzına kadar kesersin.You cut it up all the way to the lip.
Aşikar bir biçimde, birini boğduğunda, kanını akışını kesersin ve bayılırlar.Uh, evidently, when you choke somebody out, you cut off their blood supply, and they pass out.
Başı kesersin, vücut yıkılır.You cut the head off, the body will fall.
"Ayda bir, bir mahkûm gelip saçını keser."Once a month an inmate comes and cuts your hair.
"En keskin kılıç ipeği keser, taşı değil.""The sharpest sword cuts silk, not stone."
"Saç keser, köpeklere bakım yapar, köpek şovlarına katılır o bir dahidir" dedi."That's Scott, and he cuts hair, he grooms dogs and he shows dogs, and he's a genius."
"Örümcek gibi avına tuzak kurur..." "...onları zehirler ve sonra keser."Like a spider, he traps his prey, poisons them, and then cuts.
# Ağaçları keser Hoplar zıplar #He cuts down trees He skips and jumps
"...ama onun kafasını keseceğim" diye düşündü Alice kendi kendine.I believe that I will cut the head of him. - Alice thought by herself.-
- Desteyi bir kez keseceğim...- I will cut the deck once...
- O zaman, keseceğim.- So, I will cut.
- Şunu söylemeyi kes, yoksa keseceğim seni !- Stop saying that or I will cut you!
Ayrıca, lisanslı haham olarak pastayı ben keseceğim.And as a licensed mohel, I will cut the cake.
"Yukarı çıkmamı engelleyen bağları... kesiyorum.""l am cutting the ties that prevent my ascendance to a higher stage."
Ben karbonhidratı kesiyorum.I am cutting down on carbs.
Şimdi taş kesiyorum.Now I am cutting the stone

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'cut':

None found.
Learning languages?