Kaynamak (to boil) conjugation

Turkish
11 examples
This verb can also mean the following: abound, teem, stew, become, swarm, do, become welded, knit

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
kaynarım
I boil
kaynarsın
you boil
kaynar
he/she/it boils
kaynarız
we boil
kaynarsınız
you all boil
kaynarlar
they boil
Future tense
kaynayacağım
I will boil
kaynayacaksın
you will boil
kaynayacak
he/she/it will boil
kaynayacağız
we will boil
kaynayacaksınız
you all will boil
kaynayacaklar
they will boil
Present continuous tense
kaynıyorum
I am boiling
kaynıyorsun
you are boiling
kaynıyor
he/she/it is boiling
kaynıyoruz
we are boiling
kaynıyorsunuz
you all are boiling
kaynıyorlar
they are boiling
Past tense
kaynadım
I boiled
kaynadın
you boiled
kaynadı
he/she/it boiled
kaynadık
we boiled
kaynadınız
you all boiled
kaynadılar
they boiled
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
kaynıyordum
I was boiling
kaynıyordun
you were boiling
kaynıyordu
he/she/it was boiling
kaynıyorduk
we were boiling
kaynıyordunuz
you all were boiling
kaynıyorlardı
they were boiling
Present negative tense
kaynamam
I do not boil
kaynamazsın
you do not boil
kaynamaz
he/she/it do not boil
kaynamayız
we do not boil
kaynamazsınız
you all do not boil
kaynamazlar
they do not boil
Present continuous negative tense
kaynamıyorum
I am not boiling
kaynamıyorsun
you are not boiling
kaynamıyor
he/she/it is not boiling
kaynamıyoruz
we are not boiling
kaynamıyorsunuz
you all are not boiling
kaynamıyorlar
they are not boiling
Past negative tense
kaynamadım
I did not boil
kaynamadın
you did not boil
kaynamadı
he/she/it did not boil
kaynamadık
we did not boil
kaynamadınız
you all did not boil
kaynamadılar
they did not boil
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
kaynamıyordum
I was not boiling
kaynamıyordun
you were not boiling
kaynamıyordu
he/she/it was not boiling
kaynamıyorduk
we were not boiling
kaynamıyordunuz
you all were not boiling
kaynamıyordular
they were not boiling
Future negative tense
kaynamayacağım
I will not boil
kaynamayacaksın
you will not boil
kaynamayacak
he/she/it will not boil
kaynamayacağız
we will not boil
kaynamayacaksınız
you all will not boil
kaynamayacaklar
they will not boil
Present interrogative tense
kaynar mıyım?
do I boil?
kaynar mısın?
do you boil?
kaynar mı?
does he/she boil?
kaynar mıyız?
do we boil?
kaynar mısınız?
do you all boil?
kaynarlar mı?
do they boil?
Present continuous interrogative tense
kaynıyor muyum?
am I boiling?
kaynıyor musun?
are you boiling?
kaynıyor mu?
is he/she boiling?
kaynıyor muyuz?
are we boiling?
kaynıyor musunuz?
are you all boiling?
kaynıyorlar mı?
are they boiling?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
kaynadım mı?
did I boil?
kaynadın mı?
did you boil?
kaynadı mı?
did he/she boil?
kaynadık mı?
did we boil?
kaynadınız mı?
did you all boil?
kaynadılar mı?
did they boil?
Past continuous interrogative tense
kaynıyor muydum?
was I boiling?
kaynıyor muydun?
were you boiling?
kaynıyor muydu?
was he/she boiling?
kaynıyor muyduk?
were we boiling?
kaynıyor muydunuz?
were you all boiling?
kaynıyorlar mıydı?
were they boiling?
Future interrogative tense
kaynayacak mıyım?
will I boil?
kaynayacak mısın?
will you boil?
kaynayacak mı?
will he/she boil?
kaynayacak mıyız?
will we boil?
kaynayacak mısınız?
will you all boil?
kaynayacaklar mı?
will they boil?
Present negative interrogative tense
kaynamaz mıyım?
do I not boil?
kaynamaz mısın?
do you not boil?
kaynamaz mı?
does he/she not boil?
kaynamaz mıyız?
do we not boil?
kaynamaz mısınız?
do you all not boil?
kaynamazlar mı?
do they not boil?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
kaynamıyor muyum?
am I not boiling?
kaynamıyor musun?
are you not boiling?
kaynamıyor mu?
is he/she not boiling?
kaynamıyor muyuz?
are we not boiling?
kaynamıyor musunuz?
are you all not boiling?
kaynamıyorlar mı?
are they not boiling?
Past negative interrogative tense
kaynamadım mı?
did I not boil?
kaynamadın mı?
did you not boil?
kaynamadı mı?
did he/she not boil?
kaynamadık mı?
did we not boil?
kaynamadınız mı?
did you all not boil?
kaynamadılar mı?
did they not boil?
Past continuous negative interrogative tense
kaynamıyor muydum?
was I not boiling?
kaynamıyor muydun?
were you not boiling?
kaynamıyor muydu?
was he/she not boiling?
kaynamıyor muyduk?
were we not boiling?
kaynamıyor muydunuz?
were you all not boiling?
kaynamıyorlar mıydı?
were they not boiling?
Future negative interrogative tense
kaynamayacak mıyım?
will I not boil?
kaynamayacak mısın?
will you not boil?
kaynamayacak mı?
will he/she not boil?
kaynamayacak mıyız?
will we not boil?
kaynamayacak mısınız?
will you all not boil?
kaynamayacaklar mı?
will they not boil?

Examples of kaynamak

Example in TurkishTranslation in English
- Şuna dikkat et, kaynamak üzere.- Watch that, will you? It's about to boil.
Ama insanlar çalışmak, su kaynamak, o gelmek.But, is peoples working, is water boiling is come.
Bu su da kaynamak bilmedi.This water is taking forever to boil.
Herifin beyni kaynamak üzere.This guy's brain is about to boil.
Sana şunu söyleyeyim ki soylu kanım kaynamak üzere.I'll tell you, my blue blood is about ready to boil.
63.000 fitte, herhangi bir koruyucu yoksa insanın kanı kelimenin tam anlamıyla kaynar. Kaynamanın sebebi basınç olmamasıdır.At 63,000 feet, unprotected, a man's blood actually boils because of lack of pressure.
Beynim de çok çabuk kaynar.And my brain boils so quickly.
Bu yüzden Tanrı, zavallı Job'u cezalandırdı kaynar su ile vücudunu kapladı.And so the Lord God smote poor Job with festering boils all over his body.
Damar çeperleri kelimenin tam anlamıyla durmadan kaynar.The vascular lining literally boils away.
Evet. ve su 100 derecede kaynar.Yeah. And water boils at 212 degrees Fahrenheit.
Hem kavruldum, hem kaynadım.I've been boiled, I've been burned,

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Random

katlatmak
do
katletmek
slaughter
kavletmek
do
kaybolmak
get lost
kaydırmak
slip
kayıt koymak
put on record
kaynaklanmak
arise
kaynaşmak
coalesce
kazınmak
scrape
kederlenmek
grieve

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'boil':

None found.
Learning languages?