Kaybolmak (to get lost) conjugation

Turkish
11 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
kaybolurum
I get lost
kaybolursun
you get lost
kaybolur
he/she/it gets lost
kayboluruz
we get lost
kaybolursunuz
you all get lost
kaybolurlar
they get lost
Future tense
kaybolacağım
I will get lost
kaybolacaksın
you will get lost
kaybolacak
he/she/it will get lost
kaybolacağız
we will get lost
kaybolacaksınız
you all will get lost
kaybolacaklar
they will get lost
Present continuous tense
kayboluyorum
I am getting lost
kayboluyorsun
you are getting lost
kayboluyor
he/she/it is getting lost
kayboluyoruz
we are getting lost
kayboluyorsunuz
you all are getting lost
kayboluyorlar
they are getting lost
Past tense
kayboldum
I got lost
kayboldun
you got lost
kayboldu
he/she/it got lost
kaybolduk
we got lost
kayboldunuz
you all got lost
kayboldular
they got lost
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
kayboluyordum
I was getting lost
kayboluyordun
you were getting lost
kayboluyordu
he/she/it was getting lost
kayboluyorduk
we were getting lost
kayboluyordunuz
you all were getting lost
kayboluyorlardı
they were getting lost
Present negative tense
kaybolmam
I do not get lost
kaybolmazsın
you do not get lost
kaybolmaz
he/she/it do not get lost
kaybolmayız
we do not get lost
kaybolmazsınız
you all do not get lost
kaybolmazlar
they do not get lost
Present continuous negative tense
kaybolmuyorum
I am not getting lost
kaybolmuyorsun
you are not getting lost
kaybolmuyor
he/she/it is not getting lost
kaybolmuyoruz
we are not getting lost
kaybolmuyorsunuz
you all are not getting lost
kaybolmuyorlar
they are not getting lost
Past negative tense
kaybolmadım
I did not get lost
kaybolmadın
you did not get lost
kaybolmadı
he/she/it did not get lost
kaybolmadık
we did not get lost
kaybolmadınız
you all did not get lost
kaybolmadılar
they did not get lost
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
kaybolmuyordum
I was not getting lost
kaybolmuyordun
you were not getting lost
kaybolmuyordu
he/she/it was not getting lost
kaybolmuyorduk
we were not getting lost
kaybolmuyordunuz
you all were not getting lost
kaybolmuyordular
they were not getting lost
Future negative tense
kaybolmayacağım
I will not get lost
kaybolmayacaksın
you will not get lost
kaybolmayacak
he/she/it will not get lost
kaybolmayacağız
we will not get lost
kaybolmayacaksınız
you all will not get lost
kaybolmayacaklar
they will not get lost
Present interrogative tense
kaybolur muyum?
do I get lost?
kaybolur musun?
do you get lost?
kaybolur mu?
does he/she get lost?
kaybolur muyuz?
do we get lost?
kaybolur musunuz?
do you all get lost?
kaybolurlar mı?
do they get lost?
Present continuous interrogative tense
kayboluyor muyum?
am I getting lost?
kayboluyor musun?
are you getting lost?
kayboluyor mu?
is he/she getting lost?
kayboluyor muyuz?
are we getting lost?
kayboluyor musunuz?
are you all getting lost?
kayboluyorlar mı?
are they getting lost?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
kayboldum mu?
did I get lost?
kayboldun mu?
did you get lost?
kayboldu mu?
did he/she get lost?
kaybolduk mu?
did we get lost?
kayboldunuz mu?
did you all get lost?
kayboldular mu?
did they get lost?
Past continuous interrogative tense
kayboluyor muydum?
was I getting lost?
kayboluyor muydun?
were you getting lost?
kayboluyor muydu?
was he/she getting lost?
kayboluyor muyduk?
were we getting lost?
kayboluyor muydunuz?
were you all getting lost?
kayboluyorlar mıydı?
were they getting lost?
Future interrogative tense
kaybolacak mıyım?
will I get lost?
kaybolacak mısın?
will you get lost?
kaybolacak mı?
will he/she get lost?
kaybolacak mıyız?
will we get lost?
kaybolacak mısınız?
will you all get lost?
kaybolacaklar mı?
will they get lost?
Present negative interrogative tense
kaybolmaz mıyım?
do I not get lost?
kaybolmaz mısın?
do you not get lost?
kaybolmaz mı?
does he/she not get lost?
kaybolmaz mıyız?
do we not get lost?
kaybolmaz mısınız?
do you all not get lost?
kaybolmazlar mı?
do they not get lost?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
kaybolmuyor muyum?
am I not getting lost?
kaybolmuyor musun?
are you not getting lost?
kaybolmuyor mu?
is he/she not getting lost?
kaybolmuyor muyuz?
are we not getting lost?
kaybolmuyor musunuz?
are you all not getting lost?
kaybolmuyorlar mı?
are they not getting lost?
Past negative interrogative tense
kaybolmadım mı?
did I not get lost?
kaybolmadın mı?
did you not get lost?
kaybolmadı mı?
did he/she not get lost?
kaybolmadık mı?
did we not get lost?
kaybolmadınız mı?
did you all not get lost?
kaybolmadılar mı?
did they not get lost?
Past continuous negative interrogative tense
kaybolmuyor muydum?
was I not getting lost?
kaybolmuyor muydun?
were you not getting lost?
kaybolmuyor muydu?
was he/she not getting lost?
kaybolmuyor muyduk?
were we not getting lost?
kaybolmuyor muydunuz?
were you all not getting lost?
kaybolmuyorlar mıydı?
were they not getting lost?
Future negative interrogative tense
kaybolmayacak mıyım?
will I not get lost?
kaybolmayacak mısın?
will you not get lost?
kaybolmayacak mı?
will he/she not get lost?
kaybolmayacak mıyız?
will we not get lost?
kaybolmayacak mısınız?
will you all not get lost?
kaybolmayacaklar mı?
will they not get lost?

Examples of kaybolmak

Example in TurkishTranslation in English
- Burada kaybolmak istemezdim.Jeez, I wouldn't want to get lost in here.
- Eğer ortadan kaybolmak isteseydim, en iyi yol bu olurdu.If I wanted to get lost, that'd be a great way to do it.
Affedersin.. birilerinin belleğinde kaybolmak her zaman kolaydırApologies... always easy to get lost in one's memories
Altını alıp ortadan kaybolmak!Take the gold and get lost.
Ama çok fazla sigorta parası var. Ailem için ortadan kaybolmak ve yeniden başlamak için yetecek kadar fazla.But it is a lot of insurance money, enough for my family to get lost and start over.
Ama hala kaybolacağım diye korkuyorum.But... I fear there are still times when I will get lost.
"Anchor Beach'teki ilk günümde kayboldum."My first day at Anchor Beach, I got lost.
# Koşamasam da kayboldum. Kocamasam da yare bahane bulamadım.l got lost in that great faiy tale l couldn't find an excuse for the beloved And it's the same scene wherever l turn
- 15 metre derinde kayboldum.- I was down 50 feet and got lost.
- Buradayım çünkü ben kayboldum.- I'm here because I got lost.
- Cevher kayboldum ben, Beyoğlu'ndayım.- Cevher, I got lost in Beyoglu.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Random

kararlaşmak
do
kaşımak
scratch
katileşmek
do
kavurmak
roast
kavuşmak
reunite
kaybetmek
lose
kaydedilmek
do
kaynaştırtılmak
find somebody to let somebody else to be coalesced
kaypaklaşmak
do
kaytarmak
loaf

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'get lost':

None found.
Learning languages?