Get a Turkish Tutor
to bleed
Ah, Daha fazla kanamak istiyorum!
Ah, I want to bleed more!
Ben kanamak istemiyorum.
l don`t wanna bleed.
Bütün yaptığın daktilonun başında oturmak ve kanamak.
All you do is sit down at your typewriter and bleed.
Cevap vermemen için sebep yok. Tabii kanamak istiyorsan o ayrı
No reason not to answer, unless you wanna bleed.
Gözlerim kanamak üzere.
My eyes are about to start bleeding.
Bana vurursan, kanarım.
Punch me, I bleed.
Camda yürür ve seninle ölene kadar kanarım.
I'll walk on glass and I'll bleed to death with you.
Normalde Rus kraliyet ailesi gibi kanarım ama bugün öyle olmadı İlginç.
Normally I bleed like the Russian royal Family, but not today.
Seni uyarıyorum benim ailem hemofolik, çok kanarım.
I warn you, my family is hemophilic. I will bleed.
Senin için kanarım.
I'll bleed for you.
Burada ne kadar terlersen sokakta o kadar az kanarsın.
The more you sweat here the less you'll bleed on the street.
İktidar da kalırsa sen de kanarsın.
You will bleed if he remains in power. You've heard what the vizier said.
- Ben... sık sık burnum kanar, o yüzden...
I'm, uh... prone to nosebleeds, so...
- burunları kanar.
- get nosebleeds.
Alex iyi ve Dunphy erkeklerinin burnu kanar.
She's fine, and dunphy men get nosebleeds.
Baş çok fazla kanar.
The head bleeds a lot.
Burnum kanar.
I get nose bleeds.
Ben, ben, ben... ışık şeyini hayal etmiş olabilirim ama kanadım!
I, I, I... maybe I imagined the light thing, but I bled!
Evet, kanadım!
Yes, I-I bled!
Moya'nın içine giren bir ışık görmüş olabilirim... sanırım içimden geçti ve, ve, ve sanırım bir şekilde kanadım
I cr...could...the light that came into Moya... went through me...and, and, and it just, like I, I bled
Onunla kanadım.
I bled beside him.
Tekrar ediyorum, kanıyorum.
Repeat, I am bleeding.