Kırpıt (to do) conjugation

Turkish
20 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
kırarım
I do
kırarsın
you do
kırar
he/she/it does
Future tense
kıracağım
I will do
-
-
Past tense
kırdım
I did
-
-
Present continuous tense
kırıyorum
I am doing
-
-

Examples of kırpıt

Example in TurkishTranslation in English
- Ağzını burnunu kırarım.I will strike you down. (laughs):
- Bak seni biri dinlemek istemezse, onun kafasını kırarım.- Look.. ...If anyone doesn't listen to you, just break his head.
- Biliyorum ama bu olayı yasallaştırıyor ve eğer imzalamazsan bacaklarını kırarım.- I know, but this makes it legal and if you don't sign it, Edgar will break your legs.
- Clara, kapıyı aç yoksa kırarım.Open the door or l'll break it down!
- Dönerse dişimi kırarım.If he does, I'll eat my head with my hat on it. Look at that portrait.
"Ya kırılırsın ya da kırarsın."You get broken or you do the breaking.
- Buraya. Kaptırmak istemezsin çünkü aksi halde kırarsın.- Up here, you don't wanna get it caught 'cause otherwise you're gonna break it.
- Yemezsen kalbimi kırarsın.Hurt my feelings if you don't eat it.
Barbie gitme..ufak bi kızın kalbini nasıl kırarsın?Barbie doll You don't have to leave yet How could you break This little girl's heart?
Biliyor musun, CIA'de çalışıyorsan gerçekten kırarsın.You know what, when you work at the cia, you do.
Demek istediğim öyle bir atlet... ..o rekoru bir kere kırar.I mean, admittedly an athlete does come along once in a while who breaks the world record by a mile.
Derginin hızla satılıyor olması. Meade akıllılarının neden tuhaf bir şekilde sessiz kaldığını açıklıyor. Tartışma yaratan meseleler çok satar ve izlenme rekoru kırar.with issues flying off the stands, it's no mystery why the Meade-iots have stayed strangely silent-- controversy sells... and gets ratings, which is why I'll make sure this story does not go away.
Elbetteki bunlar hep hasretten, Kalbinizi mi kırar yoksa sizi ümitle mi doldurur?Ah, but sure, you know, does all that longing, does it break your heart or does it fill you up with hope?
Evet, Ama uzun süre havlarsa Komşular kapıyı kırar.Yeah, I know, but the neighbours will kick the door down if she doesn't stop barking.
Evet, kırar.Yes, she does.
Sonra, diz kapaklarını kıracağım çünkü oğlumun gülüşünü tekrar görebilmek için her şeyi yaparım eğer o zamana kadar hâlâ konuşmuyor olursan elektriğe geçeceğiz ayakların suda olacak, ve araba aküsü kullanacağım.Then I'll shatter your kneecaps, and because I will do anything to see his smile again, if by then you're still not talking, we'll move to electricity... your feet in water, using the car battery.
"Ben kırdım" dedi.And he said, "I did it."
'Küçük adam'ı kırdım ama bunu bile bile yapmadım.I broke Little Man but i didn't do it on purpose
- Ben kırdım.- I did...
- Ben onu kırdım. Neden?Sofi said that because I did.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'do':

None found.
Learning languages?