Kırdırmak (to let somebody break) conjugation

Turkish

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
kırdırırım
I let somebody break
kırdırırsın
you let somebody break
kırdırır
he/she/it lets somebody break
kırdırırız
we let somebody break
kırdırırsınız
you all let somebody break
kırdırırlar
they let somebody break
Future tense
kırdıracağım
I will let somebody break
kırdıracaksın
you will let somebody break
kırdıracak
he/she/it will let somebody break
kırdıracağız
we will let somebody break
kırdıracaksınız
you all will let somebody break
kırdıracaklar
they will let somebody break
Present continuous tense
kırdırıyorum
I am letting somebody break
kırdırıyorsun
you are letting somebody break
kırdırıyor
he/she/it is letting somebody break
kırdırıyoruz
we are letting somebody break
kırdırıyorsunuz
you all are letting somebody break
kırdırıyorlar
they are letting somebody break
Past tense
kırdırdım
I let somebody break
kırdırdın
you let somebody break
kırdırdı
he/she/it let somebody break
kırdırdık
we let somebody break
kırdırdınız
you all let somebody break
kırdırdılar
they let somebody break
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
kırdırıyordum
I was letting somebody break
kırdırıyordun
you were letting somebody break
kırdırıyordu
he/she/it was letting somebody break
kırdırıyorduk
we were letting somebody break
kırdırıyordunuz
you all were letting somebody break
kırdırıyorlardı
they were letting somebody break
Present negative tense
kırdırmam
I do not let somebody break
kırdırmazsın
you do not let somebody break
kırdırmaz
he/she/it do not let somebody break
kırdırmayız
we do not let somebody break
kırdırmazsınız
you all do not let somebody break
kırdırmazlar
they do not let somebody break
Present continuous negative tense
kırdırmıyorum
I am not letting somebody break
kırdırmıyorsun
you are not letting somebody break
kırdırmıyor
he/she/it is not letting somebody break
kırdırmıyoruz
we are not letting somebody break
kırdırmıyorsunuz
you all are not letting somebody break
kırdırmıyorlar
they are not letting somebody break
Past negative tense
kırdırmadım
I did not let somebody break
kırdırmadın
you did not let somebody break
kırdırmadı
he/she/it did not let somebody break
kırdırmadık
we did not let somebody break
kırdırmadınız
you all did not let somebody break
kırdırmadılar
they did not let somebody break
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
kırdırmıyordum
I was not letting somebody break
kırdırmıyordun
you were not letting somebody break
kırdırmıyordu
he/she/it was not letting somebody break
kırdırmıyorduk
we were not letting somebody break
kırdırmıyordunuz
you all were not letting somebody break
kırdırmıyordular
they were not letting somebody break
Future negative tense
kırdırmayacağım
I will not let somebody break
kırdırmayacaksın
you will not let somebody break
kırdırmayacak
he/she/it will not let somebody break
kırdırmayacağız
we will not let somebody break
kırdırmayacaksınız
you all will not let somebody break
kırdırmayacaklar
they will not let somebody break
Present interrogative tense
kırdırır mıyım?
do I let somebody break?
kırdırır mısın?
do you let somebody break?
kırdırır mı?
does he/she let somebody break?
kırdırır mıyız?
do we let somebody break?
kırdırır mısınız?
do you all let somebody break?
kırdırırlar mı?
do they let somebody break?
Present continuous interrogative tense
kırdırıyor muyum?
am I letting somebody break?
kırdırıyor musun?
are you letting somebody break?
kırdırıyor mu?
is he/she letting somebody break?
kırdırıyor muyuz?
are we letting somebody break?
kırdırıyor musunuz?
are you all letting somebody break?
kırdırıyorlar mı?
are they letting somebody break?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
kırdırdım mı?
did I let somebody break?
kırdırdın mı?
did you let somebody break?
kırdırdı mı?
did he/she let somebody break?
kırdırdık mı?
did we let somebody break?
kırdırdınız mı?
did you all let somebody break?
kırdırdılar mı?
did they let somebody break?
Past continuous interrogative tense
kırdırıyor muydum?
was I letting somebody break?
kırdırıyor muydun?
were you letting somebody break?
kırdırıyor muydu?
was he/she letting somebody break?
kırdırıyor muyduk?
were we letting somebody break?
kırdırıyor muydunuz?
were you all letting somebody break?
kırdırıyorlar mıydı?
were they letting somebody break?
Future interrogative tense
kırdıracak mıyım?
will I let somebody break?
kırdıracak mısın?
will you let somebody break?
kırdıracak mı?
will he/she let somebody break?
kırdıracak mıyız?
will we let somebody break?
kırdıracak mısınız?
will you all let somebody break?
kırdıracaklar mı?
will they let somebody break?
Present negative interrogative tense
kırdırmaz mıyım?
do I not let somebody break?
kırdırmaz mısın?
do you not let somebody break?
kırdırmaz mı?
does he/she not let somebody break?
kırdırmaz mıyız?
do we not let somebody break?
kırdırmaz mısınız?
do you all not let somebody break?
kırdırmazlar mı?
do they not let somebody break?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
kırdırmıyor muyum?
am I not letting somebody break?
kırdırmıyor musun?
are you not letting somebody break?
kırdırmıyor mu?
is he/she not letting somebody break?
kırdırmıyor muyuz?
are we not letting somebody break?
kırdırmıyor musunuz?
are you all not letting somebody break?
kırdırmıyorlar mı?
are they not letting somebody break?
Past negative interrogative tense
kırdırmadım mı?
did I not let somebody break?
kırdırmadın mı?
did you not let somebody break?
kırdırmadı mı?
did he/she not let somebody break?
kırdırmadık mı?
did we not let somebody break?
kırdırmadınız mı?
did you all not let somebody break?
kırdırmadılar mı?
did they not let somebody break?
Past continuous negative interrogative tense
kırdırmıyor muydum?
was I not letting somebody break?
kırdırmıyor muydun?
were you not letting somebody break?
kırdırmıyor muydu?
was he/she not letting somebody break?
kırdırmıyor muyduk?
were we not letting somebody break?
kırdırmıyor muydunuz?
were you all not letting somebody break?
kırdırmıyorlar mıydı?
were they not letting somebody break?
Future negative interrogative tense
kırdırmayacak mıyım?
will I not let somebody break?
kırdırmayacak mısın?
will you not let somebody break?
kırdırmayacak mı?
will he/she not let somebody break?
kırdırmayacak mıyız?
will we not let somebody break?
kırdırmayacak mısınız?
will you all not let somebody break?
kırdırmayacaklar mı?
will they not let somebody break?

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Random

kavratmak
understand
keyfi gelmek
come to enjoy
kılınmak
do
kına yakınmak
do
kıpmak
crop
kırçıllaşmak
do
kırdırtmak
find someone who let somebody break something
kırmızı kart görmek
see red card
kısırganmak
do
kısmak
reduce

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'let somebody break':

None found.
Learning languages?

Receive top verbs, tips and our newsletter free!

Languages Interested In