Kırılmak (to break) conjugation

Turkish
23 examples
This verb can also mean the following: become broken, sulk

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
kırılırım
I break
kırılırsın
you break
kırılır
he/she/it breaks
kırılırız
we break
kırılırsınız
you all break
kırılırlar
they break
Future tense
kırılacağım
I will break
kırılacaksın
you will break
kırılacak
he/she/it will break
kırılacağız
we will break
kırılacaksınız
you all will break
kırılacaklar
they will break
Present continuous tense
kırılıyorum
I am breaking
kırılıyorsun
you are breaking
kırılıyor
he/she/it is breaking
kırılıyoruz
we are breaking
kırılıyorsunuz
you all are breaking
kırılıyorlar
they are breaking
Past tense
kırıldım
I broke
kırıldın
you broke
kırıldı
he/she/it broke
kırıldık
we broke
kırıldınız
you all broke
kırıldılar
they broke
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
kırılıyordum
I was breaking
kırılıyordun
you were breaking
kırılıyordu
he/she/it was breaking
kırılıyorduk
we were breaking
kırılıyordunuz
you all were breaking
kırılıyorlardı
they were breaking
Present negative tense
kırılmam
I do not break
kırılmazsın
you do not break
kırılmaz
he/she/it do not break
kırılmayız
we do not break
kırılmazsınız
you all do not break
kırılmazlar
they do not break
Present continuous negative tense
kırılmıyorum
I am not breaking
kırılmıyorsun
you are not breaking
kırılmıyor
he/she/it is not breaking
kırılmıyoruz
we are not breaking
kırılmıyorsunuz
you all are not breaking
kırılmıyorlar
they are not breaking
Past negative tense
kırılmadım
I did not break
kırılmadın
you did not break
kırılmadı
he/she/it did not break
kırılmadık
we did not break
kırılmadınız
you all did not break
kırılmadılar
they did not break
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
kırılmıyordum
I was not breaking
kırılmıyordun
you were not breaking
kırılmıyordu
he/she/it was not breaking
kırılmıyorduk
we were not breaking
kırılmıyordunuz
you all were not breaking
kırılmıyordular
they were not breaking
Future negative tense
kırılmayacağım
I will not break
kırılmayacaksın
you will not break
kırılmayacak
he/she/it will not break
kırılmayacağız
we will not break
kırılmayacaksınız
you all will not break
kırılmayacaklar
they will not break
Present interrogative tense
kırılır mıyım?
do I break?
kırılır mısın?
do you break?
kırılır mı?
does he/she break?
kırılır mıyız?
do we break?
kırılır mısınız?
do you all break?
kırılırlar mı?
do they break?
Present continuous interrogative tense
kırılıyor muyum?
am I breaking?
kırılıyor musun?
are you breaking?
kırılıyor mu?
is he/she breaking?
kırılıyor muyuz?
are we breaking?
kırılıyor musunuz?
are you all breaking?
kırılıyorlar mı?
are they breaking?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
kırıldım mı?
did I break?
kırıldın mı?
did you break?
kırıldı mı?
did he/she break?
kırıldık mı?
did we break?
kırıldınız mı?
did you all break?
kırıldılar mı?
did they break?
Past continuous interrogative tense
kırılıyor muydum?
was I breaking?
kırılıyor muydun?
were you breaking?
kırılıyor muydu?
was he/she breaking?
kırılıyor muyduk?
were we breaking?
kırılıyor muydunuz?
were you all breaking?
kırılıyorlar mıydı?
were they breaking?
Future interrogative tense
kırılacak mıyım?
will I break?
kırılacak mısın?
will you break?
kırılacak mı?
will he/she break?
kırılacak mıyız?
will we break?
kırılacak mısınız?
will you all break?
kırılacaklar mı?
will they break?
Present negative interrogative tense
kırılmaz mıyım?
do I not break?
kırılmaz mısın?
do you not break?
kırılmaz mı?
does he/she not break?
kırılmaz mıyız?
do we not break?
kırılmaz mısınız?
do you all not break?
kırılmazlar mı?
do they not break?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
kırılmıyor muyum?
am I not breaking?
kırılmıyor musun?
are you not breaking?
kırılmıyor mu?
is he/she not breaking?
kırılmıyor muyuz?
are we not breaking?
kırılmıyor musunuz?
are you all not breaking?
kırılmıyorlar mı?
are they not breaking?
Past negative interrogative tense
kırılmadım mı?
did I not break?
kırılmadın mı?
did you not break?
kırılmadı mı?
did he/she not break?
kırılmadık mı?
did we not break?
kırılmadınız mı?
did you all not break?
kırılmadılar mı?
did they not break?
Past continuous negative interrogative tense
kırılmıyor muydum?
was I not breaking?
kırılmıyor muydun?
were you not breaking?
kırılmıyor muydu?
was he/she not breaking?
kırılmıyor muyduk?
were we not breaking?
kırılmıyor muydunuz?
were you all not breaking?
kırılmıyorlar mıydı?
were they not breaking?
Future negative interrogative tense
kırılmayacak mıyım?
will I not break?
kırılmayacak mısın?
will you not break?
kırılmayacak mı?
will he/she not break?
kırılmayacak mıyız?
will we not break?
kırılmayacak mısınız?
will you all not break?
kırılmayacaklar mı?
will they not break?

Examples of kırılmak

Example in TurkishTranslation in English
Ama kalbim kırılmak üzereBut it's my heart that's about to break
Araba bu korkunç yolda nedensizce kırılmak zorundaydı.The coach had to go and break down on such a terrible road for no reason.
Boynum kırılmak üzere.You're going to break my neck.
Didi ağır—dal kırılmak—Didi tek başına kalmak.Didi heavy—bough break—Didi alone.
Gogo hafif—dal yok kırılmak—Gogo ölmek.Gogo light—bough not break—Gogo dead.
Ben biraz duygusal biriyim. Ayrılık yüzünden kırılırım.I am a little emotionally broken because of the breakup.
Bu kadar bükülürsem, sonunda kırılırım.If I try and bend that far, I'll break.
Kalçalarım çok kırılgan dokunursan kırılırım.Hips are also fragile. If you touch it, I'll break.
"Ya kırılırsın ya da kırarsın."You get broken or you do the breaking.
Bir gün kırılırsın, eğer dengeni bulamazsan.One day, you will break down, if you don't find the balance.
Esnek olmayı öğrenmelisin yoksa kırılırsın.You must learn to bend a little or you'll break.
Jim, rüzgarla eğilmelisin yoksa kırılırsın.Jim, you've got to bend with the wind, or break.
Tüm söylediğim, bazen rüzgarla eğilirsin ya da kırılırsın.All l'm saying is that sometimes you bend with the breeze... or you break.
# Kalbin kırılır #♪ Your heart breaks down ♪
# Neredeyse kalbim kırılır# It almost breaks my heart
#Bazen kalbin kırılır...And sometimes your heart breaks
- Ama katlarsan, kırılır.- But if you fold it, it breaks.
- Kalkarsan, bileğin kırılır.Stand and your wrist breaks.
"Ben kırıldım.""I am broken
"Kırılmak bile açılmaktır ve ben kırıldım.""For even breaking is opening "And I am broken
- Ben kırıldım!- I was broken!
Ben kırıldım.I'm broke.
Biraz kırıldım, bilirsin.I ain't been broken, you know.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Random

kentlileşmek
do
kılıfına uydurmak
keep the sheath
kıpırdaşmak
shimmer to
kıpramak
do
kırdırtmak
find someone who let somebody break something
kırınmak
do
kırıp sarmak
break to wrap
kırklamak
do
kırmak
break
kıstırmak
pinch

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'break':

None found.
Learning languages?