Kıpırdamak (to move) conjugation

Turkish
10 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
kıpırdarım
I move
kıpırdarsın
you move
kıpırdar
he/she/it moves
Future tense
kıpırdayacağım
I will move
-
-
Past tense
kıpırdadım
I moved
-
-
Present continuous tense
kıpırdıyorum
I am moving
-
-

Examples of kıpırdamak

Example in TurkishTranslation in English
Diyaliz sırasında kıpırdamak iyi değildir.Let's go! It's not good to move during dialysis.
Hiç bir yere kıpırdamak istemez.He doesn't want to move.
Hiç kıpırdamak istemiyorum ama biliyorum arayan avukatım.I don't wanna move, but I know it's my lawyer.
Kimseyi görmek ya da konuşmak ya da düşünmek, veya düşünmek hatta kıpırdamak istemiyorsun.You don't want to see anyone, or to talk, or to think, nor to go out, or move.
Pekala, unutma, kıpırdamak yok.Now remember, don't move.
Ve öyle şişmanlarsın ki, zorla kıpırdarsın.You get so fat, you can barely move.
Dokunulduğunda kıpırdar.It moves when touched.
Oh, kıpırdadım.[ Grunts, Bushes Rustle ] Oh, I moved.
Sanırım bu sefer kıpırdadım.I think I moved that time.
affedersin, kıpırdadım.I moved. Sorry.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Random

kesilmek
do
keyfetmek
do
kılıçı kınına koymak
put the sword to its sheath
kılıfına uydurmak
keep the sheath
kılınmak
do
kınlamak
fracture
kıpırdaşmak
shimmer to
kıran girmek
break into
kırçıllaşmak
do
kısalmak
shorten

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'move':

None found.
Learning languages?