Kılmak (to make) conjugation

Turkish
15 examples
This verb can also mean the following: create

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
kılarım
I make
kılarsın
you make
kılar
he/she/it makes
kılarız
we make
kılarsınız
you all make
kılarlar
they make
Future tense
kılacağım
I will make
kılacaksın
you will make
kılacak
he/she/it will make
kılacağız
we will make
kılacaksınız
you all will make
kılacaklar
they will make
Present continuous tense
kılıyorum
I am making
kılıyorsun
you are making
kılıyor
he/she/it is making
kılıyoruz
we are making
kılıyorsunuz
you all are making
kılıyorlar
they are making
Past tense
kıldım
I made
kıldın
you made
kıldı
he/she/it made
kıldık
we made
kıldınız
you all made
kıldılar
they made
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
kılıyordum
I was making
kılıyordun
you were making
kılıyordu
he/she/it was making
kılıyorduk
we were making
kılıyordunuz
you all were making
kılıyorlardı
they were making
Present negative tense
kılmam
I do not make
kılmazsın
you do not make
kılmaz
he/she/it do not make
kılmayız
we do not make
kılmazsınız
you all do not make
kılmazlar
they do not make
Present continuous negative tense
kılmıyorum
I am not making
kılmıyorsun
you are not making
kılmıyor
he/she/it is not making
kılmıyoruz
we are not making
kılmıyorsunuz
you all are not making
kılmıyorlar
they are not making
Past negative tense
kılmadım
I did not make
kılmadın
you did not make
kılmadı
he/she/it did not make
kılmadık
we did not make
kılmadınız
you all did not make
kılmadılar
they did not make
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
kılmıyordum
I was not making
kılmıyordun
you were not making
kılmıyordu
he/she/it was not making
kılmıyorduk
we were not making
kılmıyordunuz
you all were not making
kılmıyordular
they were not making
Future negative tense
kılmayacağım
I will not make
kılmayacaksın
you will not make
kılmayacak
he/she/it will not make
kılmayacağız
we will not make
kılmayacaksınız
you all will not make
kılmayacaklar
they will not make
Present interrogative tense
kılar mıyım?
do I make?
kılar mısın?
do you make?
kılar mı?
does he/she make?
kılar mıyız?
do we make?
kılar mısınız?
do you all make?
kılarlar mı?
do they make?
Present continuous interrogative tense
kılıyor muyum?
am I making?
kılıyor musun?
are you making?
kılıyor mu?
is he/she making?
kılıyor muyuz?
are we making?
kılıyor musunuz?
are you all making?
kılıyorlar mı?
are they making?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
kıldım mı?
did I make?
kıldın mı?
did you make?
kıldı mı?
did he/she make?
kıldık mı?
did we make?
kıldınız mı?
did you all make?
kıldılar mı?
did they make?
Past continuous interrogative tense
kılıyor muydum?
was I making?
kılıyor muydun?
were you making?
kılıyor muydu?
was he/she making?
kılıyor muyduk?
were we making?
kılıyor muydunuz?
were you all making?
kılıyorlar mıydı?
were they making?
Future interrogative tense
kılacak mıyım?
will I make?
kılacak mısın?
will you make?
kılacak mı?
will he/she make?
kılacak mıyız?
will we make?
kılacak mısınız?
will you all make?
kılacaklar mı?
will they make?
Present negative interrogative tense
kılmaz mıyım?
do I not make?
kılmaz mısın?
do you not make?
kılmaz mı?
does he/she not make?
kılmaz mıyız?
do we not make?
kılmaz mısınız?
do you all not make?
kılmazlar mı?
do they not make?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
kılmıyor muyum?
am I not making?
kılmıyor musun?
are you not making?
kılmıyor mu?
is he/she not making?
kılmıyor muyuz?
are we not making?
kılmıyor musunuz?
are you all not making?
kılmıyorlar mı?
are they not making?
Past negative interrogative tense
kılmadım mı?
did I not make?
kılmadın mı?
did you not make?
kılmadı mı?
did he/she not make?
kılmadık mı?
did we not make?
kılmadınız mı?
did you all not make?
kılmadılar mı?
did they not make?
Past continuous negative interrogative tense
kılmıyor muydum?
was I not making?
kılmıyor muydun?
were you not making?
kılmıyor muydu?
was he/she not making?
kılmıyor muyduk?
were we not making?
kılmıyor muydunuz?
were you all not making?
kılmıyorlar mıydı?
were they not making?
Future negative interrogative tense
kılmayacak mıyım?
will I not make?
kılmayacak mısın?
will you not make?
kılmayacak mı?
will he/she not make?
kılmayacak mıyız?
will we not make?
kılmayacak mısınız?
will you all not make?
kılmayacaklar mı?
will they not make?

Examples of kılmak

Example in TurkishTranslation in English
"Siz yalnızca bu anı mutlu kılmak için ölen tüm o insanları düşünün."You just think of all the folks that died to make those moments happen.
** Mümkün kılmak için herşeyi elimden gelenin en iyisini deneyeceğim **** That you need That you really, really need ** ** I try my best to make everything succeed **
- Bak tek isteğim New York'u ve Amerika'yı herkes için daha yaşanılır kılmak.- Look... I just want to do my part to make new york and america a little bit cooler for everyone.
- Bu hapishaneyi kadınlara daha yaşanır kılmak için.You're here because I wanna make this prison a better place for the women.
- Buradaki hayatı tatsız kılmak adına.- Just make life in here unpleasant.
Ama ben bu anı unutulmaz kılacağım.But I will make it unforgettable.
Ben de, mümkün kılacağım bu evliliği.I will make this marriage possible.
Senden büyük bir millet yapacağım seni mübarek kılacağım ve adını büyük edeceğim.'I will make of thee a great nation and I will bless thee and make thy name great. "
Yarın gece, atalarımız tarafından inşa edilen mukaddes mağarada bu rüyayı gerçek kılacağım.Tomorrow night, in the sacred cave built by our ancestors... I will make that dream a reality.
sen birkaç şeye inandın, ve ben seni birçok şey üzerine hakim kılacağım"?thou hast been faithful over a few things, and I will make thee ruler over many things"?
Ben mümkün kıldım.I made that possible.
Ben onu eşsiz kıldım.I made her unique.
Bir hata yaptığımda karar kıldım.That I made a mistake.
Bu yüzden her birinin üzerinde oynama yapıp bunu mümkün kıldım ve onları etkileyici bir şekle soktum.I thought, this is great, so I just fiddled with each one I did, and made that happen, made them move in an expressive way.
Bunu imkansız kıldım.I made that possible.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'make':

None found.
Learning languages?