Girmek (to enter) conjugation

Turkish
34 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
girerim
I enter
girersin
you enter
girer
he/she/it enters
gireriz
we enter
girersiniz
you all enter
girerler
they enter
Future tense
gireceğim
I will enter
gireceksin
you will enter
girecek
he/she/it will enter
gireceğiz
we will enter
gireceksiniz
you all will enter
girecekler
they will enter
Present continuous tense
giriyorum
I am entering
giriyorsun
you are entering
giriyor
he/she/it is entering
giriyoruz
we are entering
giriyorsunuz
you all are entering
giriyorlar
they are entering
Past tense
girdim
I entered
girdin
you entered
girdi
he/she/it entered
girdik
we entered
girdiniz
you all entered
girdiler
they entered
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
giriyordum
I was entering
giriyordun
you were entering
giriyordu
he/she/it was entering
giriyorduk
we were entering
giriyordunuz
you all were entering
giriyorlardı
they were entering
Present negative tense
girmem
I do not enter
girmezsin
you do not enter
girmez
he/she/it do not enter
girmeyiz
we do not enter
girmezsiniz
you all do not enter
girmezler
they do not enter
Present continuous negative tense
girmiyorum
I am not entering
girmiyorsun
you are not entering
girmiyor
he/she/it is not entering
girmiyoruz
we are not entering
girmiyorsunuz
you all are not entering
girmiyorlar
they are not entering
Past negative tense
girmedim
I did not enter
girmedin
you did not enter
girmedi
he/she/it did not enter
girmedik
we did not enter
girmediniz
you all did not enter
girmediler
they did not enter
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
girmiyordum
I was not entering
girmiyordun
you were not entering
girmiyordu
he/she/it was not entering
girmiyorduk
we were not entering
girmiyordunuz
you all were not entering
girmiyordular
they were not entering
Future negative tense
girmeyeceğim
I will not enter
girmeyeceksin
you will not enter
girmeyecek
he/she/it will not enter
girmeyeceğiz
we will not enter
girmeyeceksiniz
you all will not enter
girmeyecekler
they will not enter
Present interrogative tense
girer miyim?
do I enter?
girer misin?
do you enter?
girer mi?
does he/she enter?
girer miyiz?
do we enter?
girer misiniz?
do you all enter?
girerler mi?
do they enter?
Present continuous interrogative tense
giriyor muyum?
am I entering?
giriyor musun?
are you entering?
giriyor mu?
is he/she entering?
giriyor muyuz?
are we entering?
giriyor musunuz?
are you all entering?
giriyorlar mı?
are they entering?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
girdim mi?
did I enter?
girdin mi?
did you enter?
girdi mi?
did he/she enter?
girdik mi?
did we enter?
girdiniz mi?
did you all enter?
girdiler mi?
did they enter?
Past continuous interrogative tense
giriyor muydum?
was I entering?
giriyor muydun?
were you entering?
giriyor muydu?
was he/she entering?
giriyor muyduk?
were we entering?
giriyor muydunuz?
were you all entering?
giriyorlar mıydı?
were they entering?
Future interrogative tense
girecek miyim?
will I enter?
girecek misin?
will you enter?
girecek mi?
will he/she enter?
girecek miyiz?
will we enter?
girecek misiniz?
will you all enter?
girecekler mi?
will they enter?
Present negative interrogative tense
girmez miyim?
do I not enter?
girmez misin?
do you not enter?
girmez mi?
does he/she not enter?
girmez miyiz?
do we not enter?
girmez misiniz?
do you all not enter?
girmezler mi?
do they not enter?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
girmiyor muyum?
am I not entering?
girmiyor musun?
are you not entering?
girmiyor mu?
is he/she not entering?
girmiyor muyuz?
are we not entering?
girmiyor musunuz?
are you all not entering?
girmiyorlar mı?
are they not entering?
Past negative interrogative tense
girmedim mi?
did I not enter?
girmedin mi?
did you not enter?
girmedi mi?
did he/she not enter?
girmedik mi?
did we not enter?
girmediniz mi?
did you all not enter?
girmediler mi?
did they not enter?
Past continuous negative interrogative tense
girmiyor muydum?
was I not entering?
girmiyor muydun?
were you not entering?
girmiyor muydu?
was he/she not entering?
girmiyor muyduk?
were we not entering?
girmiyor muydunuz?
were you all not entering?
girmiyorlar mıydı?
were they not entering?
Future negative interrogative tense
girmeyecek miyim?
will I not enter?
girmeyecek misin?
will you not enter?
girmeyecek mi?
will he/she not enter?
girmeyecek miyiz?
will we not enter?
girmeyecek misiniz?
will you all not enter?
girmeyecekler mi?
will they not enter?

Examples of girmek

Example in TurkishTranslation in English
"Arjantin'e yüzlerce Arjantinliden oluşan 2 grupla girmek istiyorum"'I want to enter Argentine with 2 groups of several hundred Argentines.'
"Bu siteye girmek icin 18 yasinda olmalisiniz. ""You must be 18 to enter this website."
"Evlere girmek" özel yetenek sayılır mı?Is "breaking and entering" a special skill?
"Limuzinden inen adam kumarbaz Tommy Coreman. Ve hayatıma girmek üzereydi."The man in the limo was Tommy Korman, the gambler, and he was about to enter my life.
"Robotlar Atletizm Yarışmalarına Katılıyor" sürecine girmek üzereyim.I think I'm about to enter my "Robots Doing Track and Field Events" period. It's a very exciting time.
- İstediğim zaman girerim.- I'll enter your property when I like.
Attila'yı benden önce gönderebilirsem, cehenneme bile sevinerek girerim.I would enter hell rejoicing if I could send Attila there before me.
Bahse girerim bunu bütün sunuculara söylüyorsundur.I bet you say that to all the presenters.
Bahse girerim ki Laurence Olivier bile gururlu ve bencildi.I'll bet even Laurence Olivier is vain and self-centered.
Ben bu şekilde girerim.This is how we enter.
- Akşam 6'da. 7'de girersin!6 pm onwards... you enter at 7!
- Ne cüretle buraya girersin?- You dare enter this chamber?
- Tiyatroya girince şovun dünyasına girersin.When you enter the theater, you enter the world. Absolutely.
...bütün zaman ve uzay kavramlarının anlamsız olduğu bir gerçekliğe girersin.You would enter a reality where all concepts of time and space (echos) become irrelevant. (echos continue)
18.nci doğum gününden ve yetişkin biri olduktan sonra, günah çağına girersin.After your 18th birthday and you become an adult, enter the age of sin.
"Doo Dah bornozuyla içeri girer.""Doo-Dah enters in his bathrobe."
"Elaine içeri girer.""Elaine enters."
"Lyman girer.""Lyman enters."
"Odessa Burakov sahneye girer girmez "seyircilerden alkış kıyamet kopuyor."The critic writes, "The moment Odessa Burakov enters the stage, "a hush comes over the audience.
"Yakışıklı bir adam girer.""A handsome man enters."
"Kapıdan giremezsem, pencereden gireceğim" dedi Beyaz Tavşan.If I cannot enter from the door, I will enter from the window - the white rabbit said.-
"hastaya yardım için gireceğim."I will enter to help the sick and heal the injured.
Kaleye tek gireceğim.I will enter the fortress alone.
Saat tam 11:27'de ağzına gireceğim.Exactly at 11 :27, I will enter your mouth.
Sana yarın gireceğim.I will enter you tomorrow.
Eve giriyorum.I am entering the house.
Yaraya giriyorum ve...I am entering the wound, and...
İçeri giriyorum.I am entering the RV.
Şu an yörüngenize giriyorum General.I am entering your orbit now, General.
"Ben o cehenneme çok uzun zaman önce girdim".I entered the 18th hell a long time ago.
"Korku ve paranoyanın her yeri kapladığı savaş alanına girdim.""I entered the camp to find it gripped by a pall of fear and paranoia."
"Teen Society" bir yarışma düzenlemişti ben de şakasına girdim ama sonra kazandığımı söylediler, ben de delirdim."Teen Society" has a contest, and I entered it on a lark, but then they told me that I won, and I flipped.
"Zorlukla karşılaşmadan içeri girdim..." "Ayak sesimden başka gürültü yoktu.""I entered without challenge... my own heels making the only sounds I heard."
- Bilmiyorum, sadece içeri girdim.-I don't know. I simply entered.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Random

geçtiği yoldan geçmek
pass the road passes
gedik kapamak
fill the gap
gibisine getirmek
bring to like
girebilmek
enter to
girenlemek
do
girişmek
embark
girneşmek
do
giymek
wear
gölgelemek
shade
gölgesine sığınmak
take refuge in the shade

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'enter':

None found.
Learning languages?