Germek (to stretch) conjugation

Turkish
13 examples
This verb can also mean the following: tighten, extend, draw, tauten, strain, make, lengthen

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
gererim
I stretch
gerersin
you stretch
gerer
he/she/it stretches
gereriz
we stretch
gerersiniz
you all stretch
gererler
they stretch
Future tense
gereceğim
I will stretch
gereceksin
you will stretch
gerecek
he/she/it will stretch
gereceğiz
we will stretch
gereceksiniz
you all will stretch
gerecekler
they will stretch
Present continuous tense
geriyorum
I am stretching
geriyorsun
you are stretching
geriyor
he/she/it is stretching
geriyoruz
we are stretching
geriyorsunuz
you all are stretching
geriyorlar
they are stretching
Past tense
gerdim
I stretched
gerdin
you stretched
gerdi
he/she/it stretched
gerdik
we stretched
gerdiniz
you all stretched
gerdiler
they stretched
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
geriyordum
I was stretching
geriyordun
you were stretching
geriyordu
he/she/it was stretching
geriyorduk
we were stretching
geriyordunuz
you all were stretching
geriyorlardı
they were stretching
Present negative tense
germem
I do not stretch
germezsin
you do not stretch
germez
he/she/it do not stretch
germeyiz
we do not stretch
germezsiniz
you all do not stretch
germezler
they do not stretch
Present continuous negative tense
germiyorum
I am not stretching
germiyorsun
you are not stretching
germiyor
he/she/it is not stretching
germiyoruz
we are not stretching
germiyorsunuz
you all are not stretching
germiyorlar
they are not stretching
Past negative tense
germedim
I did not stretch
germedin
you did not stretch
germedi
he/she/it did not stretch
germedik
we did not stretch
germediniz
you all did not stretch
germediler
they did not stretch
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
germiyordum
I was not stretching
germiyordun
you were not stretching
germiyordu
he/she/it was not stretching
germiyorduk
we were not stretching
germiyordunuz
you all were not stretching
germiyordular
they were not stretching
Future negative tense
germeyeceğim
I will not stretch
germeyeceksin
you will not stretch
germeyecek
he/she/it will not stretch
germeyeceğiz
we will not stretch
germeyeceksiniz
you all will not stretch
germeyecekler
they will not stretch
Present interrogative tense
gerer miyim?
do I stretch?
gerer misin?
do you stretch?
gerer mi?
does he/she stretch?
gerer miyiz?
do we stretch?
gerer misiniz?
do you all stretch?
gererler mi?
do they stretch?
Present continuous interrogative tense
geriyor muyum?
am I stretching?
geriyor musun?
are you stretching?
geriyor mu?
is he/she stretching?
geriyor muyuz?
are we stretching?
geriyor musunuz?
are you all stretching?
geriyorlar mı?
are they stretching?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
gerdim mi?
did I stretch?
gerdin mi?
did you stretch?
gerdi mi?
did he/she stretch?
gerdik mi?
did we stretch?
gerdiniz mi?
did you all stretch?
gerdiler mi?
did they stretch?
Past continuous interrogative tense
geriyor muydum?
was I stretching?
geriyor muydun?
were you stretching?
geriyor muydu?
was he/she stretching?
geriyor muyduk?
were we stretching?
geriyor muydunuz?
were you all stretching?
geriyorlar mıydı?
were they stretching?
Future interrogative tense
gerecek miyim?
will I stretch?
gerecek misin?
will you stretch?
gerecek mi?
will he/she stretch?
gerecek miyiz?
will we stretch?
gerecek misiniz?
will you all stretch?
gerecekler mi?
will they stretch?
Present negative interrogative tense
germez miyim?
do I not stretch?
germez misin?
do you not stretch?
germez mi?
does he/she not stretch?
germez miyiz?
do we not stretch?
germez misiniz?
do you all not stretch?
germezler mi?
do they not stretch?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
germiyor muyum?
am I not stretching?
germiyor musun?
are you not stretching?
germiyor mu?
is he/she not stretching?
germiyor muyuz?
are we not stretching?
germiyor musunuz?
are you all not stretching?
germiyorlar mı?
are they not stretching?
Past negative interrogative tense
germedim mi?
did I not stretch?
germedin mi?
did you not stretch?
germedi mi?
did he/she not stretch?
germedik mi?
did we not stretch?
germediniz mi?
did you all not stretch?
germediler mi?
did they not stretch?
Past continuous negative interrogative tense
germiyor muydum?
was I not stretching?
germiyor muydun?
were you not stretching?
germiyor muydu?
was he/she not stretching?
germiyor muyduk?
were we not stretching?
germiyor muydunuz?
were you all not stretching?
germiyorlar mıydı?
were they not stretching?
Future negative interrogative tense
germeyecek miyim?
will I not stretch?
germeyecek misin?
will you not stretch?
germeyecek mi?
will he/she not stretch?
germeyecek miyiz?
will we not stretch?
germeyecek misiniz?
will you all not stretch?
germeyecekler mi?
will they not stretch?

Examples of germek

Example in TurkishTranslation in English
"Aralarına halat germek harika olur" diye düşündü.And thought: "What a wonderful place to stretch a rope!"
- Bacaklarını germek için fırsat.- Chance to stretch your legs.
Ancak yerçekimsel dalgaların dalgalanması havadaki moleküler gibi değil de uzayın kendisinde meydana gelir onları bir ışık demetinde germek yada sıkışmak renklerin değişmesine neden olur.But gravitational waves ripple not air molecules, but space itself, which means that they can stretch out or compress a beam of light and cause a shift in its color.
Ayağa kalkmak ve bacaklarını germek ister misin?Do you wanna get up and stretch your legs?
Ben bir meme kanseri yürüyüş var Ben germek gerekir ... ve benim telefon durmayacağım ...I have a breast cancer walk I need to stretch for... and my phone will not stop...
Hadi, kanatlarımızı gererim.Come on. Let's go stretch our wings.
Tuvallerini bile gererim.I'll stretch canvas for you.
Jüpiter'in çekim gücü Io'u gerer ve sıkar.Jupiter's gravity stretches and squeezes Io.
Girişe renksiz bir tel gereceğim.I will stretch a naked wire tight at the entrance.
Ben de biraz gerdim onları.I stretched a little.
Gerçekleri birazcık gerdim, o kadar. Arkadaşlar böyle yapar, değil mi?I just stretched the truth.
Kollarımı gerdim, bileklerimi çıtlattım.I stretched my arms and my sore wrists.
Kuşağımı gökyüzüne gerdim.I have stretched my bow in the sky.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'stretch':

None found.
Learning languages?