Fısıldamak (to whisper) conjugation

Turkish
27 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
fısıldarım
I whisper
fısıldarsın
you whisper
fısıldar
he/she/it whispers
Future tense
fısıldayacağım
I will whisper
-
-
Past tense
fısıldadım
I whispered
-
-
Present continuous tense
fısıldıyorum
I am whispering
-
-

Examples of fısıldamak

Example in TurkishTranslation in English
"Güneşin yükseldiğini fısıldamak daha iyidir."'Tis better to whisper the sun is rising.
# Yalnızca yıldız tozlarını serpmek ve "Uyu " diye # # fısıldamak için #Just to sprinkle stardust and to whisper "Go to sleep"
- Tamam, fısıldamak zorunda değilsin.[ Whispers ] ...secret treats. Okay, you don't have to keep whispering it.
Ama Stefan'ın kulağına fısıldamak için eğildiğimde açlığım kabardı.But when I leaned down to whisper into Stefan's ear, the hunger surged.
Ama kayıtlara geçsin, bu iğrenç adamın kulağına fısıldamak gibi bir niyetim yoktu.But for the record, I had no intention of whispering in this disgusting man's ear.
"Bu yüzden ben de tanrıya fısıldarım onu sevdiğimi ve minnet duyduğumu söylerim", dedi.So I whisper only to God's ears that I love and thank him.
- Ne diyeceğini fısıldarım.- I whisper to you what to say.
Adını fısıldarım.I will whisper your name.
Ama ben fısıldarım.But I whisper it. (whispers) Bobby.
Ara sıra öyle fısıldarım.Well, every now and then I whisper it.
Bir şey fısıldarsın, hiç duyulmazAnd whispered word It's never heard
Birisine aşık olduğunda kulaklarına tatlı sözler fısıldarsın.When you're in love with someone and you're whispering sweet nothings in their ears.
Umarım bunlardan birini daha sonra bana fısıldarsın.I am hoping you might whisper one to me later...
Şeyhim halvetten çıkınca da, onun kulağına fısıldarsın o da sana bir bir söyler.You must whisper it into my Sheikh's ear when he comes out of seclusion. - Then he'll interpret it all for you.
Şikayetin varsa yanıma gelir, kulağıma fısıldarsın.If you have a complaint, then you can whisper in my ear.
"Yavaş ve tatlı fısıldar.""She whispers low and sweet."
( fısıldar ) Bu bir .(whispers) This one.
( fısıldar ) Dana .(whispers) Dana.
( fısıldar ) Tamam .(whispers) Okay.
( fısıldar ) Tamam.(whispers) All right.
Ve boynuna asılırken o kurumuş ve yaşlı kulağına fısıldayacağım:And as I cling to his neck I will whisper in that dry and ancient ear,
Yalnız olduğumuz halde fısıldayacağım.I will whisper even though we are alone.
"Eğildim ve kulağına sırrımı fısıldadım."Then I leaned over and whispered the secret in his ear.
"Kanatlarını hatırla"diye fısıldadım.I whispered, "Remember the wings, Burrito." Oh-oh-oh-oh!
"Çok gencim" diye fısıldadımI whispered, "I am too young"
# Meleklere fısıldadım ## I've whispered to angels #
* Loş ışık olsun diye fısıldadım kulağına, kırmızı bir şeyler giymeye gittim sonra *♪ I whispered, "dim the lights" ♪ ♪ and go to slip on something red ♪

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

fışıldamak
whisper

Similar but longer

fısıldanmak
do
fısıldaşmak
whisper to

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'whisper':

None found.
Learning languages?