Donmak (to freeze) conjugation

Turkish
29 examples
This verb can also mean the following: feel very cold, set, solidify, remain motionless, feel, harden

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
donarım
I freeze
donarsın
you freeze
donar
he/she/it freezes
donarız
we freeze
donarsınız
you all freeze
donarlar
they freeze
Future tense
donacağım
I will freeze
donacaksın
you will freeze
donacak
he/she/it will freeze
donacağız
we will freeze
donacaksınız
you all will freeze
donacaklar
they will freeze
Present continuous tense
donuyorum
I am freezing
donuyorsun
you are freezing
donuyor
he/she/it is freezing
donuyoruz
we are freezing
donuyorsunuz
you all are freezing
donuyorlar
they are freezing
Past tense
dondum
I froze
dondun
you froze
dondu
he/she/it froze
donduk
we froze
dondunuz
you all froze
dondular
they froze
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
donuyordum
I was freezing
donuyordun
you were freezing
donuyordu
he/she/it was freezing
donuyorduk
we were freezing
donuyordunuz
you all were freezing
donuyorlardı
they were freezing
Present negative tense
donmam
I do not freeze
donmazsın
you do not freeze
donmaz
he/she/it do not freeze
donmayız
we do not freeze
donmazsınız
you all do not freeze
donmazlar
they do not freeze
Present continuous negative tense
donmuyorum
I am not freezing
donmuyorsun
you are not freezing
donmuyor
he/she/it is not freezing
donmuyoruz
we are not freezing
donmuyorsunuz
you all are not freezing
donmuyorlar
they are not freezing
Past negative tense
donmadım
I did not freeze
donmadın
you did not freeze
donmadı
he/she/it did not freeze
donmadık
we did not freeze
donmadınız
you all did not freeze
donmadılar
they did not freeze
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
donmuyordum
I was not freezing
donmuyordun
you were not freezing
donmuyordu
he/she/it was not freezing
donmuyorduk
we were not freezing
donmuyordunuz
you all were not freezing
donmuyordular
they were not freezing
Future negative tense
donmayacağım
I will not freeze
donmayacaksın
you will not freeze
donmayacak
he/she/it will not freeze
donmayacağız
we will not freeze
donmayacaksınız
you all will not freeze
donmayacaklar
they will not freeze
Present interrogative tense
donar mıyım?
do I freeze?
donar mısın?
do you freeze?
donar mı?
does he/she freeze?
donar mıyız?
do we freeze?
donar mısınız?
do you all freeze?
donarlar mı?
do they freeze?
Present continuous interrogative tense
donuyor muyum?
am I freezing?
donuyor musun?
are you freezing?
donuyor mu?
is he/she freezing?
donuyor muyuz?
are we freezing?
donuyor musunuz?
are you all freezing?
donuyorlar mı?
are they freezing?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
dondum mu?
did I freeze?
dondun mu?
did you freeze?
dondu mu?
did he/she freeze?
donduk mu?
did we freeze?
dondunuz mu?
did you all freeze?
dondular mu?
did they freeze?
Past continuous interrogative tense
donuyor muydum?
was I freezing?
donuyor muydun?
were you freezing?
donuyor muydu?
was he/she freezing?
donuyor muyduk?
were we freezing?
donuyor muydunuz?
were you all freezing?
donuyorlar mıydı?
were they freezing?
Future interrogative tense
donacak mıyım?
will I freeze?
donacak mısın?
will you freeze?
donacak mı?
will he/she freeze?
donacak mıyız?
will we freeze?
donacak mısınız?
will you all freeze?
donacaklar mı?
will they freeze?
Present negative interrogative tense
donmaz mıyım?
do I not freeze?
donmaz mısın?
do you not freeze?
donmaz mı?
does he/she not freeze?
donmaz mıyız?
do we not freeze?
donmaz mısınız?
do you all not freeze?
donmazlar mı?
do they not freeze?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
donmuyor muyum?
am I not freezing?
donmuyor musun?
are you not freezing?
donmuyor mu?
is he/she not freezing?
donmuyor muyuz?
are we not freezing?
donmuyor musunuz?
are you all not freezing?
donmuyorlar mı?
are they not freezing?
Past negative interrogative tense
donmadım mı?
did I not freeze?
donmadın mı?
did you not freeze?
donmadı mı?
did he/she not freeze?
donmadık mı?
did we not freeze?
donmadınız mı?
did you all not freeze?
donmadılar mı?
did they not freeze?
Past continuous negative interrogative tense
donmuyor muydum?
was I not freezing?
donmuyor muydun?
were you not freezing?
donmuyor muydu?
was he/she not freezing?
donmuyor muyduk?
were we not freezing?
donmuyor muydunuz?
were you all not freezing?
donmuyorlar mıydı?
were they not freezing?
Future negative interrogative tense
donmayacak mıyım?
will I not freeze?
donmayacak mısın?
will you not freeze?
donmayacak mı?
will he/she not freeze?
donmayacak mıyız?
will we not freeze?
donmayacak mısınız?
will you all not freeze?
donmayacaklar mı?
will they not freeze?

Examples of donmak

Example in TurkishTranslation in English
- Evet. Cinayet aletini kimin kullandığını ne kadar çabuk bulursak o kadar az donmak zorunda kalırız.Weker find out who handled the murder weapon, the less we have to freeze.
- Gün doğmadan önce donmak istemezsin.Don't want you to freeze before sunup.
Ama donmak istiyorsan don.But if you want to freeze... freeze.
Bu karanlıkta etrafta dolaşarak donmak istemiyorum.I don't wanna freeze to death bumbling around in the dark. Oh, go to the lodge.
Güneş Sistemimizin nihai kaderi soğuyup donmak.The final fate of the solar system will be to cool off and freeze.
Bunun içinde donarım.I freeze in this.
Orada donarım!I'll freeze in there!
İnce giyinirsem de donarım.But if I don't have enough on and it's cold, I'll freeze.
"Sobanda kömürün yoktur, Soğuktan donarsın"When you haven't any coal in the stove And you freeze in the winter
* İyi olur eve gitsem * * Tatlım, donarsın dışarıda *- # I've gotta get home # - # But, baby, you'd freeze out there #
- Böyle gidersen yolda kalırsın, donarsın.- If you go like this, you'll freeze. - I'll freeze?
- Uyuma yarbayım yoksa donarsın.- Don't sleep, major, or you're gonna freeze.
Bu gece donarsın, haberin var mı?You're gonna freeze to death tonight. I slept outside last night.
* Kanın buz gibi donar kış misali *♪ Your blood like winter freezes just like ice ♪
- Bok hangi sıcaklıkta donar acaba, merak ediyorum.I wonder what temperature poop freezes at.
- George,'a uzandıklarında ekran donar ve kararır.- Cast: no! - As they reach for George, the shot freezes and we fade out.
- Çok komikti. - Umarım soğuktan donar.- I hope he freezes his ass.
Beyin geçici bir süre donar ve konuşma yetisi kesintiye uğrar genelde parlak, titreşimli bir ışık tetikler.The brain momentarily freezes and the ability to speak gets interrupted... often triggered by a bright or pulsating light.
Ben de donacağım.I will freeze too.
Ben donuyorum.I am freezing.
Dışarısı 15 derece ve soğuktan donuyorum.It is 62 degrees out, and I am freezing.
Ondan sonra dışarıda bekliyorum ve donuyorum, ama ayrılamıyorum çünkü ona arabaya ne olduğunu söylemem lazım.Now I am standing outside and I am freezing, but I cannot leave because I gotta tell him what happened to the car.
Peki, ama ben donuyorum, o yüzden...Okay, but I am freezing, so...
Üşüyorum, donuyorum.I am cold, I am freezing.
- Ben dondum bile.- I'm already frozen here.
- Ben dondum, ki bu ikimizi de riske ediyor.I froze, which put us both at risk.
-Baba seni bilmem ama, ben dondum sanırım.Hey, Dad, I don't know about you, but I'm kind of frozen to the blind.
-Hayır, dondum kaldım.- No. I froze.
-Ve düpedüz dondum.-And l completely froze.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Random

dolaylı anlatmak
do
dolu dizgin gitmek
go full reins
don kesmek
cut frost
donakalmak
petrify
dondurulmak
keep frozen
donuklaşmak
tarnish
donuklaştırmak
deaden
doyurulmak
do
dönme kuymak
return kuymak
döşemek
upholster

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'freeze':

None found.
Learning languages?