Dizginlemek (to restrain) conjugation

Turkish
8 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
dizginlerim
I restrain
dizginlersin
you restrain
dizginler
he/she/it restrains
Future tense
dizginleyeceğim
I will restrain
-
-
Past tense
dizginledim
I restrained
-
-
Present continuous tense
dizginliyorum
I am restraining
-
-

Examples of dizginlemek

Example in TurkishTranslation in English
Bu arada lütfen burada kendinizi dizginlemek zorunda hissetmeyin.And, by the way, please don't feel you have to restrain yourself here.
Bu sabah bir PCP hastasını dizginlemek için adamlar zamanında yetişememişler.Three nurses had to restrain a PCP patient this morning because they took too long to get there.
Bunlar teşhisimizi mahvetmeyecek, çünkü sadece onu dizginlemek için kullandın.That's not gonna screw up our diagnosis, 'cause you just used it to restrain her.
Doğrusu birçok kez heyecanını dizginlemek zorunda kaldığımı hatırlıyorum.In fact, I remember having to restrain your enthusiasm on several occasions.
Halk içinde olacak, yani kendimizi dizginlemek zorundayız.It would be in public, so we'd be forced to restrain ourselves.
- İnan bana, kendimi yeterince dizginledim.Trust me, I restrained myself.
Onları sadece dizginledim.I merely restrained them.
Savaştan önce iyi kalpli biri gibi görünmek amacıyla tutkularımı dizginledim durdum.Before the war... I restrained the desire to pretend to be a decent man.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

dizginlenmek
do

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'restrain':

None found.
Learning languages?