Bitmek (to end) conjugation

Turkish
23 examples
This verb can also mean the following: grow, sprout, finish

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
biterim
I end
bitersin
you end
biter
he/she/it ends
biteriz
we end
bitersiniz
you all end
biterler
they end
Future tense
biteceğim
I will end
biteceksin
you will end
bitecek
he/she/it will end
biteceğiz
we will end
biteceksiniz
you all will end
bitecekler
they will end
Present continuous tense
bitiyorum
I am ending
bitiyorsun
you are ending
bitiyor
he/she/it is ending
bitiyoruz
we are ending
bitiyorsunuz
you all are ending
bitiyorlar
they are ending
Past tense
bittim
I ended
bittin
you ended
bitti
he/she/it ended
bittik
we ended
bittiniz
you all ended
bittiler
they ended
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
bitiyordum
I was ending
bitiyordun
you were ending
bitiyordu
he/she/it was ending
bitiyorduk
we were ending
bitiyordunuz
you all were ending
bitiyorlardı
they were ending
Present negative tense
bitmem
I do not end
bitmezsin
you do not end
bitmez
he/she/it do not end
bitmeyiz
we do not end
bitmezsiniz
you all do not end
bitmezler
they do not end
Present continuous negative tense
bitmiyorum
I am not ending
bitmiyorsun
you are not ending
bitmiyor
he/she/it is not ending
bitmiyoruz
we are not ending
bitmiyorsunuz
you all are not ending
bitmiyorlar
they are not ending
Past negative tense
bitmedim
I did not end
bitmedin
you did not end
bitmedi
he/she/it did not end
bitmedik
we did not end
bitmediniz
you all did not end
bitmediler
they did not end
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
bitmiyordum
I was not ending
bitmiyordun
you were not ending
bitmiyordu
he/she/it was not ending
bitmiyorduk
we were not ending
bitmiyordunuz
you all were not ending
bitmiyordular
they were not ending
Future negative tense
bitmeyeceğim
I will not end
bitmeyeceksin
you will not end
bitmeyecek
he/she/it will not end
bitmeyeceğiz
we will not end
bitmeyeceksiniz
you all will not end
bitmeyecekler
they will not end
Present interrogative tense
biter miyim?
do I end?
biter misin?
do you end?
biter mi?
does he/she end?
biter miyiz?
do we end?
biter misiniz?
do you all end?
biterler mi?
do they end?
Present continuous interrogative tense
bitiyor muyum?
am I ending?
bitiyor musun?
are you ending?
bitiyor mu?
is he/she ending?
bitiyor muyuz?
are we ending?
bitiyor musunuz?
are you all ending?
bitiyorlar mı?
are they ending?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
bittim mi?
did I end?
bittin mi?
did you end?
bitti mi?
did he/she end?
bittik mi?
did we end?
bittiniz mi?
did you all end?
bittiler mi?
did they end?
Past continuous interrogative tense
bitiyor muydum?
was I ending?
bitiyor muydun?
were you ending?
bitiyor muydu?
was he/she ending?
bitiyor muyduk?
were we ending?
bitiyor muydunuz?
were you all ending?
bitiyorlar mıydı?
were they ending?
Future interrogative tense
bitecek miyim?
will I end?
bitecek misin?
will you end?
bitecek mi?
will he/she end?
bitecek miyiz?
will we end?
bitecek misiniz?
will you all end?
bitecekler mi?
will they end?
Present negative interrogative tense
bitmez miyim?
do I not end?
bitmez misin?
do you not end?
bitmez mi?
does he/she not end?
bitmez miyiz?
do we not end?
bitmez misiniz?
do you all not end?
bitmezler mi?
do they not end?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
bitmiyor muyum?
am I not ending?
bitmiyor musun?
are you not ending?
bitmiyor mu?
is he/she not ending?
bitmiyor muyuz?
are we not ending?
bitmiyor musunuz?
are you all not ending?
bitmiyorlar mı?
are they not ending?
Past negative interrogative tense
bitmedim mi?
did I not end?
bitmedin mi?
did you not end?
bitmedi mi?
did he/she not end?
bitmedik mi?
did we not end?
bitmediniz mi?
did you all not end?
bitmediler mi?
did they not end?
Past continuous negative interrogative tense
bitmiyor muydum?
was I not ending?
bitmiyor muydun?
were you not ending?
bitmiyor muydu?
was he/she not ending?
bitmiyor muyduk?
were we not ending?
bitmiyor muydunuz?
were you all not ending?
bitmiyorlar mıydı?
were they not ending?
Future negative interrogative tense
bitmeyecek miyim?
will I not end?
bitmeyecek misin?
will you not end?
bitmeyecek mi?
will he/she not end?
bitmeyecek miyiz?
will we not end?
bitmeyecek misiniz?
will you all not end?
bitmeyecekler mi?
will they not end?

Examples of bitmek

Example in TurkishTranslation in English
! Her biriniz için mükemmel ve bitmek bilmeyen bir cezalandırma şekli bulmadan birileri tam olarak neler olduğunu hemen lafı dolandırmadan açıklayabilir mi?Before I devise an excellent and endless series of punishments for each and every one of you, could someone explain, very simply, and immediately, exactly is going on?
"Amacınız Prenses Adile'yi aramak." "Bir insanın bitmek tükenmek bilmeyen aşkının merkezi.""Your quest is for the Princess Fair to seek." "The one a human's fleeting love did rend."
"Vay canına" ların bitmek tükenmek bilmeyen bir kaynağısın.You are an endless wellspring of wow.
(Stephen King): Krallık Hastanesi'deki vaktimiz neredeyse bitmek üzere.(Stephen King) : our time at Kingdom Hospital is almost at an end.
- Ama bir yerde bitmek zorunda.-But it has to end, somewhere.
Ben de onun gibi biterim...I'll end up like him...
Beni eklerse biterim.If she friends me, I'll die.
Eğer adamlarımdan biri fark edecek olursa, bu benim sonum olur, biterim.If any of my guys find out, it's gonna be the end of me, done.
Eğer bir resimim biterse, bende biterim.No, my friend, the day I finish a painting, that day I'm finished.
Ya 36 saat sonra paralarını geri veririm ya da elbiselerim gibi biterim.I got 36 hours to come up with the money, or I'll end up like my clothes.
Bu dava biter ya da sen bitersin.This case ends, or you are done.
Dikkat et, yoksa benim gibi bitersin. Tavsiye için teşekkürler.If you're not careful... you'll end up like me.
Düşün, eğer juri silahsız bir adamı öldürdüğüne karar verirse orada bitersin, çünkü o bir sivil.Do you think That if a jury decides That you killed an unarmed man That it ends there Just because it's "civil"?
Eğer partileri sevmeyi öğrenemezen, bitersin,duvarlara sarılırsın,garip olursun, ve bir parti adamı olamazsın ve sevişemezsin.If you don't learn to love parties, you'll end up being some wall-hugging, weird, no party guy and you'll never get laid.
Ve eğer hazır değilsen, bitersin, Şey, koca teknenin taksitlerini ödeyen kimsesiz adam.And if you're not ready, you just end up, well, a lonely guy with a big boat payment.
" Gay " de " Y " ile biter... (homo)'Gay' ends in 'Y.'
"Aşk" biter...How "love" ends...
"Bu seninle başladı ve seninle biter.""It starts with you, and ends with you."
"Noel'e kadar evlenme teklif et ya da biter." Arkadaşlarım bunun bir oyun olduğunu söyledi.Propose by Christmas or it's over. My girlfriends said that was a game.
"x" harfiyle başlayıp biter.Begins and ends with the letter "x".
Ben bittim.I'm upended.
Gerçek ben olamadan bir çok şekle girdim ve bittim.Except the real me wasn't the person I ended up becoming.
Ve ben bittim. Umut yıkıcı.And i ended up shattering their hopes.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'end':

None found.
Learning languages?