Bilgilendirmek (to inform) conjugation

Turkish
24 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
bilgilendiririm
I inform
bilgilendirirsin
you inform
bilgilendirir
he/she/it informs
Future tense
bilgilendireceğim
I will inform
-
-
Past tense
bilgilendirdim
I informed
-
-
Present continuous tense
bilgilendiriyorum
I am informing
-
-

Examples of bilgilendirmek

Example in TurkishTranslation in English
"Bu mektup sizi bilgilendirmek için, alan kişi, oğlum..."This letter is to inform you, the recipient, that my son...
"Hastanız Kont Told'un intiharı hakkında... "...sizi bilgilendirmek niyetindeydim!"I wanted to inform you of the suicide of your patient, Count Told!"
"Kimi ilgilendiriyorsa, bunu köpeğinizin nerede olduğunu bilgilendirmek için yazıyorum.""To whom lt may concern, l'm wrltlng to inform you of the whereabouts of your dog."
"Sayın Lone Kjeldsen, Sizi bir komplo hakkında bilgilendirmek zorundayım.""Dear Lone Kjeldsen. It is my duty to inform you of a conspiracy."
"Sizi bilgilendirmek amacıyla...This is to inform you to stay...
- Ama seni bilgilendiririm.But I'll keep you informed. - Good.
- Onları yeteri kadar bilgilendiririm.- I give my patients plenty of information.
- Onu ben bilgilendiririm.- I'll inform her.
Bay Callen'ı bilgilendiririm.I'll inform Mr. Callen.
Bay Pritchar'ı bilgilendiririm.I will inform Mr. Pritchard.
Bay Coot, bütün bunları eğlenceli bulduğuna göre belki onu bilgilendirirsin, Michael, kanatlı adamımıza ne oluyor?(Giggling) Since Mr Coot here finds it all so amusing, maybe you could inform him, Michael, of what happens to our feathered men?
Beni bilgilendirirsin değil mi, Francis?You will keep me informed, won't you, Francis?
Kraliçeyi işten ayrılacağın konusunda bilgilendirirsin.You will inform the Queen you are leaving.
Tamam, beni bilgilendirirsin.Okay. Keep me informed.
Ajan Perotta'yı bilgilendireceğim.I will inform Agent Perotta.
Başkanı bilgilendireceğim.I will inform the President.
Ben de ülkemi derhal bilgilendireceğim.And I will inform my government straightaway.
Bu hususta majestelerini bilgilendireceğim, Papa Cenapları.I will inform His Royal Highness thus, Your Holiness.
Bu rahatsızlığım performansımı etkilemeye başlayacak olursa kendisini bizzat ben bilgilendireceğim.I will inform her if and when the disorder begins to affect the performance of my duties.
- Babamı bilgilendirdim.I informed papa.
-Onu bilgilendirdim...- I informed her-
Aniden ayrıldığım için özür diledim. ve oğlumla zaman geçirmek için buraya geldiğime dahil onu bilgilendirdim.I apologized for leaving so abruptly and simply informed her that I am coming up here to spend some time with my son.
Başkanı bilgilendirdim.I've informed the President.
Ben sadece çocuklarını korusun diye aileleri bilgilendirdim.I just wanted the parents to be informed so they could protect their chil...

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'inform':

None found.
Learning languages?