Bildirmek (to report) conjugation

Turkish
30 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
bildiririm
I report
bildirirsin
you report
bildirir
he/she/it reports
bildiririz
we report
bildirirsiniz
you all report
bildirirler
they report
Future tense
bildireceğim
I will report
bildireceksin
you will report
bildirecek
he/she/it will report
bildireceğiz
we will report
bildireceksiniz
you all will report
bildirecekler
they will report
Present continuous tense
bildiriyorum
I am reporting
bildiriyorsun
you are reporting
bildiriyor
he/she/it is reporting
bildiriyoruz
we are reporting
bildiriyorsunuz
you all are reporting
bildiriyorlar
they are reporting
Past tense
bildirdim
I reported
bildirdin
you reported
bildirdi
he/she/it reported
bildirdik
we reported
bildirdiniz
you all reported
bildirdiler
they reported
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
bildiriyordum
I was reporting
bildiriyordun
you were reporting
bildiriyordu
he/she/it was reporting
bildiriyorduk
we were reporting
bildiriyordunuz
you all were reporting
bildiriyorlardı
they were reporting
Present negative tense
bildirmem
I do not report
bildirmezsin
you do not report
bildirmez
he/she/it do not report
bildirmeyiz
we do not report
bildirmezsiniz
you all do not report
bildirmezler
they do not report
Present continuous negative tense
bildirmiyorum
I am not reporting
bildirmiyorsun
you are not reporting
bildirmiyor
he/she/it is not reporting
bildirmiyoruz
we are not reporting
bildirmiyorsunuz
you all are not reporting
bildirmiyorlar
they are not reporting
Past negative tense
bildirmedim
I did not report
bildirmedin
you did not report
bildirmedi
he/she/it did not report
bildirmedik
we did not report
bildirmediniz
you all did not report
bildirmediler
they did not report
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
bildirmiyordum
I was not reporting
bildirmiyordun
you were not reporting
bildirmiyordu
he/she/it was not reporting
bildirmiyorduk
we were not reporting
bildirmiyordunuz
you all were not reporting
bildirmiyordular
they were not reporting
Future negative tense
bildirmeyeceğim
I will not report
bildirmeyeceksin
you will not report
bildirmeyecek
he/she/it will not report
bildirmeyeceğiz
we will not report
bildirmeyeceksiniz
you all will not report
bildirmeyecekler
they will not report
Present interrogative tense
bildirir miyim?
do I report?
bildirir misin?
do you report?
bildirir mi?
does he/she report?
bildirir miyiz?
do we report?
bildirir misiniz?
do you all report?
bildirirler mi?
do they report?
Present continuous interrogative tense
bildiriyor muyum?
am I reporting?
bildiriyor musun?
are you reporting?
bildiriyor mu?
is he/she reporting?
bildiriyor muyuz?
are we reporting?
bildiriyor musunuz?
are you all reporting?
bildiriyorlar mı?
are they reporting?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
bildirdim mi?
did I report?
bildirdin mi?
did you report?
bildirdi mi?
did he/she report?
bildirdik mi?
did we report?
bildirdiniz mi?
did you all report?
bildirdiler mi?
did they report?
Past continuous interrogative tense
bildiriyor muydum?
was I reporting?
bildiriyor muydun?
were you reporting?
bildiriyor muydu?
was he/she reporting?
bildiriyor muyduk?
were we reporting?
bildiriyor muydunuz?
were you all reporting?
bildiriyorlar mıydı?
were they reporting?
Future interrogative tense
bildirecek miyim?
will I report?
bildirecek misin?
will you report?
bildirecek mi?
will he/she report?
bildirecek miyiz?
will we report?
bildirecek misiniz?
will you all report?
bildirecekler mi?
will they report?
Present negative interrogative tense
bildirmez miyim?
do I not report?
bildirmez misin?
do you not report?
bildirmez mi?
does he/she not report?
bildirmez miyiz?
do we not report?
bildirmez misiniz?
do you all not report?
bildirmezler mi?
do they not report?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
bildirmiyor muyum?
am I not reporting?
bildirmiyor musun?
are you not reporting?
bildirmiyor mu?
is he/she not reporting?
bildirmiyor muyuz?
are we not reporting?
bildirmiyor musunuz?
are you all not reporting?
bildirmiyorlar mı?
are they not reporting?
Past negative interrogative tense
bildirmedim mi?
did I not report?
bildirmedin mi?
did you not report?
bildirmedi mi?
did he/she not report?
bildirmedik mi?
did we not report?
bildirmediniz mi?
did you all not report?
bildirmediler mi?
did they not report?
Past continuous negative interrogative tense
bildirmiyor muydum?
was I not reporting?
bildirmiyor muydun?
were you not reporting?
bildirmiyor muydu?
was he/she not reporting?
bildirmiyor muyduk?
were we not reporting?
bildirmiyor muydunuz?
were you all not reporting?
bildirmiyorlar mıydı?
were they not reporting?
Future negative interrogative tense
bildirmeyecek miyim?
will I not report?
bildirmeyecek misin?
will you not report?
bildirmeyecek mi?
will he/she not report?
bildirmeyecek miyiz?
will we not report?
bildirmeyecek misiniz?
will you all not report?
bildirmeyecekler mi?
will they not report?

Examples of bildirmek

Example in TurkishTranslation in English
- ... yapacağımız şey, ilk vardığımız yerde arabanın çalındığını bildirmek olacaktır.What we're going to do is, we're gonna report the car stolen from the first location.
- Albayım bildirmek istediğimiz şeyler var.- Colonel, sir! We'd like to report. - What?
- Bir hırsızlığı bildirmek istiyorum.- I'd like to report a robbery,
- Bir salgın bildirmek istiyorum.- 911, I need to report an epidemic.
- Bir suç bildirmek istiyorum.I need to report a crime.
- O zaman bildiririm.- I'll report it then,
- Sana bildiririm.Then I'll report back.
- Şu anda bakıyorlar. Sonuç gelince bildiririm.I'll let you know when the report comes in.
Araştırır ve size bildiririm.I'll investigate and report to you.
Artık spor psikologu ile görüşüyorum gözle görülür ilerleme kaydettiğimi sevinçle bildiririm.I just recently started seeing a sports psychologist, and I'm happy to report that I'm already seeing marked improvement.
Bunları sonra polise bildirirsin.Then you report it to the police.
Eminim ki bunu bize bildirirsin.I'd like to believe you'll report it.
Nişancı ve muhafız eğitimi almak istediğini Pazartesi sabahı bildirirsin.You can report for shooter and bodyguard training on Monday morning.
Sonucu bana bildirirsin, tamam mı?You can send me a report.
Ama buna karşılık, "Akron Beacon" gazetesi, 93 sefer sayılı uçak olması kuvvetle muhtemel olan bir uçağın, saat 11:15'te boşaltıldığını bildirir.But the Akron Beacon reports that a plane was evacuated at 11:15. Which would make that Flight 93.
Bu arada, aktivasyon kodunu buluruz, Ros'a ulaştırırız, ...o da saldırının mahiyetini saptar ve bize bildirir.Meanwhile, we find the activation code, we get it to Ros, she determines the nature of the attack, then reports back.
Colorado görevin başarıldığını bildirir.Colorado reports mission accomplished.
Emir onaylandı. Tabur komutanı böyle bir emri yazılı ve general tarafından... imzalı olmadığı taktirde uygulayamayacağını saygılarıyla bildirir.Battery commander respectfully reports he cannot execute such an order unless it is in writing and signed by the general.
MSBP, bir akıI hastalığıdır. Bu hastalıkta kişiler bakımı altındaki kişilerin hasta olduklarını bildirir.MSBP is a mental disorder in which a person falsely reports or causes symptoms in another healthy person under his or her care.
Bu gece Şikago'ya gitmek için yola çıkacağım. Varır varmaz da bu durumu sorumlu mercilere bildireceğim.I'll be leaving for Chicago tonight and will report this as soon as I arrive.
Bu yemini her kim bozmaya yeltenirse, onu kanuna bildireceğim.If anybody tries to violate this oath i will report it to the court
Bunu bakana bildireceğim.I will report this to the minister at once.
Bunu bakanlığa bildireceğim.I will report this to the Minister's office.
Bunu bildireceğim.I will report this.
Adım Artem Korolev, ve size Montpellier, Fransa'dan, Yılın Savaşı'ndan MTV, Rusya'dan canlı olarak bildiriyorum.My name is Artem Korolev, and I am reporting live for MTV Russia, from Battle of the Year, here in Montpellier, France.
- Ben sadece bildirdim.You found the body? Not me, daddy, I just reported it.
- Daha bu sabah bildirdim.Well, l just reported it missing this morning.
- Kaybettiğimi bildirdim.- I reported them missing.
- Onu ben bildirdim.I reported him.
- Tabii ki kaybolduğunu bildirdim. - Kime?- Of course I reported it.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'report':

None found.
Learning languages?