Beslemek (to feed) conjugation

Turkish
30 examples

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Present tense
beslerim
I feed
beslersin
you feed
besler
he/she/it feeds
Future tense
besleyeceğim
I will feed
-
-
Past tense
besledim
I fed
-
-
Present continuous tense
besliyorum
I am feeding
-
-

Examples of beslemek

Example in TurkishTranslation in English
" Her yüz yıl onun gizli inine ortaya bir kötülük yaratık Güçlü büyülü bir varlık yakalamak ve en kapalı beslemek için algılayabilir"" An evil creature that emerges from its hidden lair every hundred years to capture and feed off the most powerful magical being it can detect."
"Anneniz, bebeği beslemek için göğüslerini kullandığında..."When your mommy uses her breasts to feed a baby"
"Niye sen de bebeğimizi beslemek istemiyorsun?""why don't you want to feed our baby?
"Yaşamının geri kalanını, bir saatlik doyum ve özgürlükle beslemek.""To feed the remainder of life with one hour... "...of fullness and freedom.
"hayvanları beslemek, arabaya bindirmek ve göz kontağı kurmak yasaktır""Do not feed or allow animals in car. Do not make eye contact."
"Peki, seni yatta beslerim."Sure, I'll feed you in the yacht.
# Daha çok beslerim. #The better I feed her
# Daha çok seversem, daha çok beslerim, #The better I like her The better I feed her
- Belki bilirsiniz, efendim, ben genellikle büyük kedileri beslerim.Maybe you know, Lord, that I often feed the big cats.
- Ben beslerim.- I'll feed them.
"adama balığı verirsin, bir gün için beslersin, balık tutmayı öğretirsin..."?"give a man a fish, feed him for a day, teach a man to fish..."?
- Sen beslersin.That you feed.
- Çok geç çıkarırsak onu bir pipetle beslersin.- We pull her out too late, you'll feed her through a tube.
Acıkırsa beslersin.If they're hungry, you feed them.
Alarmı kurdum, duyduğun zaman onu beslersin.I've set the alarm. When you hear it go off, feed him.
# Mum, alevi besler #¶ The candle feeds the flame
#Ama orada bulunmak istemenizin nedeni de budur. # #Sizi Çin'den gelen... # #...çay ve portakalla besler. #But that's why you want to be there and she feeds you tea and oranges that come all the way from China
- Kraliçeyi besler.- And it's royal because? - It feeds the queen.
...kendini geri-besler.It feeds back on itself.
Ama insanoğlu yavrularıyla ilgilenir hayatının yaklaşık üçte biri kadar uzun bir süre için onu besler, eğitir, sever.But Man takes care of his progeny, he feeds, educates, loves it for a very long period, that is, about one third of its existence.
En iyisinden 10 kilo yem alacağım ve bir cami bulup bütün kuşları besleyeceğim.l will purchase 10 kilos of the finest seed and find an American mosque... and l will feed them to all the birds outside.
Evinizde bekleyin, ben sizi besleyeceğim.Just you wait there in your homes and I will feed you.
Kemiklerinle köpek balığımı besleyeceğim.I will feed your bones to my dogfish.
Komşumuzun Shih Tzusu'na senin iç organlarınla besleyeceğim.I will feed your entrails to our neighbor's Shih Tzu.
Norman'ı besleyeceğim.I will feed Norman.
- Ben de bilmiyordum. O yüzden geçen akşam Fangtasia'ya gitmeden önce onu besledim.Neither did I so I fed him before we headed over to Fangtasia the other night.
- Ben seni, biberonla besledim ve gayet iyisin.- I'm just saying, I bottle-fed you and you turned out great.
- Kurdunu besledim. İştahı iyi.I fed your wolf
- Onu bir yıl giydirdim besledim. O beni kazıklamaya kalktı.I clothed and fed that man for a year, and he tried to fleece me.
- Sizin istediğiniz gibi, her gün besledim.I fed them every day, just like you asked.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

bellemek
dig
besermek
do
beşlemek
quintuple
bezlemek
do
biplemek
bleep
birlemek
combine
bitlemek
do
bizlemek
do
müslemek
do
pislemek
smear
seslemek
listen to
süslemek
decorate

Similar but longer

beselemek
do
besletmek
do
bestelemek
compose

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'feed':

None found.
Learning languages?