Aldatmak (to betray) conjugation

Turkish
10 examples
This verb can also mean the following: cheat on, dupe, cheat

Conjugation of eiti

Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present tense
aldatırım
I betray
aldatırsın
you betray
aldatır
he/she/it betrays
aldatırız
we betray
aldatırsınız
you all betray
aldatırlar
they betray
Future tense
aldatacağım
I will betray
aldatacaksın
you will betray
aldatacak
he/she/it will betray
aldatacağız
we will betray
aldatacaksınız
you all will betray
aldatacaklar
they will betray
Present continuous tense
aldatıyorum
I am betraying
aldatıyorsun
you are betraying
aldatıyor
he/she/it is betraying
aldatıyoruz
we are betraying
aldatıyorsunuz
you all are betraying
aldatıyorlar
they are betraying
Past tense
aldattım
I betrayed
aldattın
you betrayed
aldattı
he/she/it betrayed
aldattık
we betrayed
aldattınız
you all betrayed
aldattılar
they betrayed
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous tense
aldatıyordum
I was betraying
aldatıyordun
you were betraying
aldatıyordu
he/she/it was betraying
aldatıyorduk
we were betraying
aldatıyordunuz
you all were betraying
aldatıyorlardı
they were betraying
Present negative tense
aldatmam
I do not betray
aldatmazsın
you do not betray
aldatmaz
he/she/it do not betray
aldatmayız
we do not betray
aldatmazsınız
you all do not betray
aldatmazlar
they do not betray
Present continuous negative tense
aldatmıyorum
I am not betraying
aldatmıyorsun
you are not betraying
aldatmıyor
he/she/it is not betraying
aldatmıyoruz
we are not betraying
aldatmıyorsunuz
you all are not betraying
aldatmıyorlar
they are not betraying
Past negative tense
aldatmadım
I did not betray
aldatmadın
you did not betray
aldatmadı
he/she/it did not betray
aldatmadık
we did not betray
aldatmadınız
you all did not betray
aldatmadılar
they did not betray
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past continuous negative tense
aldatmıyordum
I was not betraying
aldatmıyordun
you were not betraying
aldatmıyordu
he/she/it was not betraying
aldatmıyorduk
we were not betraying
aldatmıyordunuz
you all were not betraying
aldatmıyordular
they were not betraying
Future negative tense
aldatmayacağım
I will not betray
aldatmayacaksın
you will not betray
aldatmayacak
he/she/it will not betray
aldatmayacağız
we will not betray
aldatmayacaksınız
you all will not betray
aldatmayacaklar
they will not betray
Present interrogative tense
aldatır mıyım?
do I betray?
aldatır mısın?
do you betray?
aldatır mı?
does he/she betray?
aldatır mıyız?
do we betray?
aldatır mısınız?
do you all betray?
aldatırlar mı?
do they betray?
Present continuous interrogative tense
aldatıyor muyum?
am I betraying?
aldatıyor musun?
are you betraying?
aldatıyor mu?
is he/she betraying?
aldatıyor muyuz?
are we betraying?
aldatıyor musunuz?
are you all betraying?
aldatıyorlar mı?
are they betraying?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Past interrogative tense
aldattım mı?
did I betray?
aldattın mı?
did you betray?
aldattı mı?
did he/she betray?
aldattık mı?
did we betray?
aldattınız mı?
did you all betray?
aldattılar mı?
did they betray?
Past continuous interrogative tense
aldatıyor muydum?
was I betraying?
aldatıyor muydun?
were you betraying?
aldatıyor muydu?
was he/she betraying?
aldatıyor muyduk?
were we betraying?
aldatıyor muydunuz?
were you all betraying?
aldatıyorlar mıydı?
were they betraying?
Future interrogative tense
aldatacak mıyım?
will I betray?
aldatacak mısın?
will you betray?
aldatacak mı?
will he/she betray?
aldatacak mıyız?
will we betray?
aldatacak mısınız?
will you all betray?
aldatacaklar mı?
will they betray?
Present negative interrogative tense
aldatmaz mıyım?
do I not betray?
aldatmaz mısın?
do you not betray?
aldatmaz mı?
does he/she not betray?
aldatmaz mıyız?
do we not betray?
aldatmaz mısınız?
do you all not betray?
aldatmazlar mı?
do they not betray?
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Present continuous negative interrogative tense
aldatmıyor muyum?
am I not betraying?
aldatmıyor musun?
are you not betraying?
aldatmıyor mu?
is he/she not betraying?
aldatmıyor muyuz?
are we not betraying?
aldatmıyor musunuz?
are you all not betraying?
aldatmıyorlar mı?
are they not betraying?
Past negative interrogative tense
aldatmadım mı?
did I not betray?
aldatmadın mı?
did you not betray?
aldatmadı mı?
did he/she not betray?
aldatmadık mı?
did we not betray?
aldatmadınız mı?
did you all not betray?
aldatmadılar mı?
did they not betray?
Past continuous negative interrogative tense
aldatmıyor muydum?
was I not betraying?
aldatmıyor muydun?
were you not betraying?
aldatmıyor muydu?
was he/she not betraying?
aldatmıyor muyduk?
were we not betraying?
aldatmıyor muydunuz?
were you all not betraying?
aldatmıyorlar mıydı?
were they not betraying?
Future negative interrogative tense
aldatmayacak mıyım?
will I not betray?
aldatmayacak mısın?
will you not betray?
aldatmayacak mı?
will he/she not betray?
aldatmayacak mıyız?
will we not betray?
aldatmayacak mısınız?
will you all not betray?
aldatmayacaklar mı?
will they not betray?

Examples of aldatmak

Example in TurkishTranslation in English
- Seni aldatmak istememiştim.- I did not want to betray you.
Aynı zamanda, beni aldatmak için bir plan mı diye de şüpheleniyorum.At the same time l've a doubt if this is any plan to betray me.
Başka birinin yanında olup ilgilenmek, Lucinde'yi aldatmak anlamına gelmiyor.By being interested in another woman, I don't betray Lucinde.
Bunun hakkında konuşmanın aldatmak olmadığını biliyorsun.You know, it's not a betrayal to talk about it.
Güçlünün karşısında boyun eğmemek çok zordur... ve zayıfı aldatmak çok kârlıdır.It is very hard not to cringe before the powerful and it is highly profitable to betray the weak.
- Bir erkeği aldattım.I betrayed a man.
- Bu yüzden seni aldattım.- That's why I betrayed you.
- Daha iyi adam? Eşimi aldattım ve oda onunla evlendi.I betrayed my wife and he married her.
- Francesco, ben seni bir erkekle aldattım.- I betrayed you with a man!
Kocamı aldattım ama başka hiçbir şeyin suçlusu değilim.I betrayed my husband, but I'm not guilty of anything else.

More Turkish verbs

Related

Not found
We have none.

Similar

Not found
We have none.

Similar but longer

Not found
We have none.

Random

aklını oynatmak
unhinge
akmak
flow
aksettirmek
reflect
alaka duymak
hear relevance
alçaklaşmak
do
aldatılmak
do
aldığı abdest ürküttüğü kurbağaya değmemek
do
alıcı kılığına girmek
enter the recipient costume
alın teri dökmek
turn an honest penny
alındırtmak
find somebody who lets someone resent by somebody else

Other Turkish verbs with the meaning similar to 'betray':

None found.
Learning languages?